Fetva Meclisi
Soru
Hocam hepimizin bildiği gibi Çanakkale Harbinde Rakka, Halep, Beyrut, Gazze vb. Müslüman yurtlarından insanlar gelip şehit oldular. Bunu bir arkadaşımla paylaştığımda sayıları onu geçmez diyor. Ben vefa borcu olarak o insanlara sahip çıkmalıyız diye düşünüyorum. Bunla ilgili yorumunuz nelerdir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Ağır sıkıntılarla ölen hasta mü'minler için şehit gibi sevap kazanma vaadi vardır. Şehitlik ise başka bir şeydir. Kadınların saçları ile alakalı hususu ise bilmiyorum.
Aleykümselam. Tespitinizde nispeten doğru olabilirsiniz ama durum sizin özetlediğiniz gibi olamaz. Din adına ortada duranların bile dini siyasetten uzak, faize karışmaz gibi gösterdiği bir zamanda insanların Şeriat düşmanı olmalarını normal kabul etmek gerekiyor. Bizim vazifemiz cenneti doldurmaya çalışmaktır, cehennem zaten dolacak, dolması için gayrete gerek yoktur. Bu durum hepimizin yüreğini yakıyor. Bizim de, doğruları yeteri kadar anlatamamak gibi eksiğimiz var. Bunları konuşmak yerine neler yapsak da bu yangını biraz olsun söndürsek diye çalışalım. Allah yardımcımız olsun, dinimize hizmette hepimizi muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Cennet inşaallah, kimsenin geçmişinden izin bulunmadığı bir yer olacaktır. Cehennemden iz kalmadan orada bulunacağız Allah’ın izni ile.
Bir: Kimin nasıl bir sonu olacağını bilemeyiz. En kötü insan bile cennetlik olarak gideceği bir son yakalayabilir. Çok iyi bildiklerimiz de ayağı kayıp helak olabilir. İki: Ahirete müteallik işlerle şaka yapmaya alışmak çok tehlikelidir. Cehennemin şakası olmaz. Fıkralaşabilecek konular değildir bu konular. Böyle bir soru mizah kokuyor. Aman dikkat edelim. Allah korusun. Bir söz koca bir alev olabilir.
Katilin cezasını devlet verir, bireyler ceza veremezler. O arkadaşınız ahiretini harap etmek istiyor. Allah'tan korksun, babasını kaybettiği gibi cennetini de kaybetmesin. Hesabı Allah'a bıraksın. Allah'ın göreceği hesap onu daha mutlu eden bir hesap olur muhakkak. Bunu ona söyleyin.
Terör zanlısı insanlara muamelemizle, ‘terör zanlılarını haklı bulan’ insanlara muamelemiz aynı olmamalıdır. ‘Hatalı düşünen kardeşlerimiz’ olarak görmek zorundayız o insanları. Böylesi mevcut yarayı biraz daha derinleştirmeye karşı güzel bir tedbir olur. Aksi takdirde var olan yara daha da derinleşir.
araplar konusundaki diğer fetvalar
Haniflik din konusunda Allah’ın yarattığı fıtrat üzere olmak, bozulmamış olmak demektir. Bunun da genel adı İSLAM ve Müslümanlıktır. Kur'an’ımızda şirkten uzak olup tevhid ehli olanlar olarak anılmaktadırlar. Haniflik belli dönemlerden geçmiş ve Peygamber aleyhisselam efendimizin zamanında anılan bir yaşam tarzı olmuştur. İlk şekli için İbrahim aleyhisselamın Hanif olduğunu söyleyebiliriz. Daha sonra putçuluğun etkisinde kaldı. O da bir dönemdi. En son bildiğimiz Mekke’de tek tük kimsenin inandığı din olarak kalmış oldu. Hanif olanlar hac ibadetini ve Kâbe’yi biliyorlardı. Bir de sünnet oluyorlardı. Hanifler sayesinde Araplar bütün bataklık hayatlarına rağmen Allah adını biliyorlardı.
Eğer bu din sadece Arapların dini ise Müslümanlık Araplık demek ise tespitiniz doğrudur.
Selamünaleyküm. Dine bir sakıncası yoktur.
Evet, böyle bir hadisi şerif Buharî ve Müslim'de vardır. Sahihtir ancak hangi zaman ve durum için söylendiği hakkında net bir bilgimiz yoktur.
İslam'ı ve Müslüman olmayı bir ülkenin vatandaşlığı ya da bir partinin üyeliği gibi görenlerin yani Ümmet şuuru taşımayanların böyle meseleleri kavramaları zordur. Şimdi Kur'an'ımız, Arapça değil de Türkçe inmiş olsaydı Araplar Müslüman olmayacaklar mıydı? Hayır, bu bir şeytan tuzağıdır. Din, Arapların değil Allah'ın dinidir. Bu tür meselelere vakit ayırmamanızı öğütlerim. Bu bir nasip meselesidir. Allah'ın önünü tıkadığına yapabileceğiniz bir şey yoktur. Allah'a emanet olun.