Fetva Meclisi
Soru
Şöyle bir mesaj geldi bana: "Her kim Ramazan’ın başlangıcında Müslüman kardeşini bir Ramazan daha gördüğü için tebrik ederse Allah ona cehennem ateşini haram kılar. Ve sahabeler ramazan ayına helalleşerek girerlermiş ki oruçları kabul olsun." Birbirimizin ramazanını tebrik etmediğimiz zaman cehennem ateşi bizlere helal mi kılınacak? Bunun yani sıra helalleşmek çok güzel, her zaman için gerekli olduğunu düşünüyorum, fakat ramazan ayına helalleşerek girmeden oruç kabul olmuyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah’ın haram ettiği bir şeyi yapmak, yapılırken rıza gösterip seyirci kalmak haramdır. Rızamız olmadan veya yapabileceğimiz bir şey olmadığı için tepki gösteremezsek biiznillah vebale girmeyiz. İstiğfar etmemiz yeterli olur.
Bir Müslüman kadının iki görevi vardır. Biri Rabbine karşı görevidir ki o namazdır, oruçtur ve benzeri şeylerdir. Bir de eşine karşı mübah olan görevleri vardır. Hangi görevini aksatmış ise o aksaklık için vebale girmiş olur. Eşine karşı olan görevlerinin önemli bir bölümü eşinin yatak odası ilişkilerine karşı ona sadakatidir. Namazla bunun bir ilgisi yoktur. Bir hanım efendi, eşine karşı kusur etmiş ise veya eşi ona karşı kusur etmiş ise ilk fırsatta helalleşmelidirler. Ölümün vakti belli olmadığına göre helalleşmenin geciktirilmesi anlamsızdır. Eğer helalleşme olmadan ikisinden biri öldü ise kalanın dualar ederek, hayırlar yaparak aralarındaki sorunu çözmeye yardımcı tutumlar içinde olması gerekir. Ahirete kalan hesaplar çok vahim sonuçlar getirecektir. Orada kimse kimseye iyi davranmayacak. Anneler, eşler hep birbirlerinin düşmanı olacaklar. Sadece Allah için olan dostluklar fayda verecek. Aman çok dikkat edelim. Kibir gurur yapmayalım. Helalleşelim, kazanan biz olalım.
Ramazan ayımız ve bayramımız kesinlikle Hilal’in gözetlenmesi ile olmalıdır. Açık hadisler varken başka türlüsünü söyleyemeyiz. Kararımız, itikadımız budur, böyle kalacaktır inşaallah. Bunu hiç kimse ile tartışmayız da. Meselemiz şudur: Hilal’i gözetleyen kimse var mı ya da Hilal gözetlemenin fıkhını bilen var mı? Ramazan’dan Ramazan’a akla gelen bir konu olduğu için ya da Müslümanların böylesi acil bir derdi olmadığı için başımıza bunlar gelmektedir. Suudiarabistan’ın böyle bir konuda ciddiyetine inanamıyoruz. İnanmamakta da binlerce kere hakkımız vardır. Türkiye bütün bildiğimiz aleni laiklik ablukasına rağmen, Suud’a göre daha ciddidir bu meselede. Türkiye takvimine uymanızın zaruretler açısından bakıldığında sakıncası olmayacağını düşünüyoruz. Meselenin özeti budur. Böyle bir meseleyi aramızda tartışma konusu yapacak olursak korkarım Ramazan rahmetinden bile mahrum kalırız. Daha teeni üzere düşünelim. Allah’a emanet olun.
Haram olan bir şeyi ikram edemezsiniz. Baştan söylemeli idiniz: 'Ben helal olan şeyleri ikram ederim!' bunu söyleyemeyecek iseniz o zaman Müslüman olmayanla bir arada durmayın.
Sorunu çözümsüzlük sınırına taşıyorsun, buna gerek yok. Her şeye rağmen genel bir istiğfar ve sürekli salih amellerle kapanır bu biiznillah. Bu şekilde düşünmeniz sağlıklı değil. Sanki affı olmaz bir günah olabilirmiş gibi kör bir noktaya taşınıyorsunuz. Tevbe ettikten sonra öyle bir günah yoktur.
Aleykümselam. Biz Müslüman'ız yani Allah'a teslim olmuşuz. Allah'ın helal ettiğine helal, haram ettiğine de haram deriz. Allah'ın helaline yasak diyeni de olduğu gibi yok sayarız. Eti yenebilen hayvanların kesilmesine karşı çıkanların yaptığı, Allah'ın yaratmasını Allah'tan iyi bilmek iddiasıdır. Her zaman böyle havadan konuşan bir nesil bulunur biz işimize bakarız. Dinimiz bize yeter. Her sese kulak verirsek elimizdeki dini de tahrip edebiliriz maazallah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
-Şöyle bir planlama ile yaşamaya çalış: 1-Mü'min olduğunu unutma; iman senin için bir dava olsun. Kaybetmeyeceğin yegâne değerin imanın olmalı, ona yatırım yap. Hayatını ona göre belirle, işini ona göre tanzim et. 2-Haramlardan kaçın. Her haramı imanına salınmış bir kurtçuk gibi görmelisin. Haramlar senin içinde iken senin kendini iyi mü'min yapman da zorlaşacak demektir. 3- Allah'ın farzlarını eksiksiz yerine getirmeye çalış. 4- İnsanî görevlerini ihmal etme. Anne baban başta olmak üzere diğer insanlara karşı vazifelerin, hakların ve sorumlulukların açısından görevin olarak önünde olmalıdır. 5- Sağlığını önemli bir emanet olarak bil ve koru. 6- Sünnetler üzerinden genişleyebildiğin kadar dinde genişlemeye gayret et. Bu bölümden biri olarak ilmi faaliyetlerde bulun, oku, öğren, dinle. 7- Mü'minler arasından seçilmiş kardeşlerin bulunsun. Onların kıymetini bil, senin kıymetini bilmelerini sağla. Beraber olmakla zevk aldığın, iman ve heyecanının arttığı kardeş grubun olmadıkça lezzetli bir iman yaşayamazsın, iyi bil bunu.
Şöyle anlayabilirsiniz: Kıyametten önce bütün dünya üzerinde bir İslam hâkimiyeti olacaktır. Hilafet yeniden ihya olacaktır. Bu ise sonsuz olmayacak. Bozulmadan sonra ise kıyamet kopacaktır.
Bacımız oruca niyetlensin. Baş dönmesi, hareket azalması, göz kararması gibi sıkıntılar oluşursa orucunu bozsun. Böyle bir durumda oruç bozarsa iyileştikten sonra o bozduğu gün sayısı kadar kaza eder. Biiznillah hiçbir vebale de girmez. O bu ümmetin neslini çoğaltmak için görevlidir. Allah’ın rahmeti onunladır. Bu durum iki üç kere tekrarlanırsa bu Ramazan ayında tekrar niyetlenmesine de gerek yoktur. Hepsini kaza eder. Geçmiş olsun.
Allah Teâlâ sizi razı olacağı hayata muvaffak kılsın, razı olmayacağı işlerden muhafaza buyursun. İnsana hizmet eden meslekler arasında tıbbın yeri elbette farklıdır. Birilerinin parası veya şöhreti sebebi ile doktor olmayı istemesi bizim ölçümüz olamaz. Biz Rabbimizin rızasını esas alarak yaşamaya mecburuz. Rabbimizin rızası için de namaz kıldığımız gibi işimizin de mübarek ve gerekli bir iş olmasını isteriz. Böyle bakmalı, böyle düşünmeliyiz. - 'En iyi doktor' ifadesi ile şunu kastediyoruz: Fakültede iken notları iyi, uzmanlıkta iken pratiği iyi, diplomasını alınca da ibadet heyecanı ile çalışan doktor. Para da kazanan ama insanlığını unutmayan, kibirlenmeyen, merhametli, vaktinin değerini bilen, ilimi gelişmeleri takip eden.. En iyi doktor derken bunu istiyoruz.
Sünnet namazlar iki rekaat olarak kılınabilir. Öğlen namazının ilk sünneti gibi dört rekaat olarak konmuş olanları ise o şekilde kılmayı tercih etmek gerekir.
Parmak çıtlatmak namaz içinde mekruhtur. Namaz dışında ise şeytan tesbihi olduğuna dair sahih bir bilgimiz yoktur. Sağlık açısından sakıncalı ise yapılması o sakınca oranı kadar caiz olmaz..