Fetva Meclisi
Soru
Hocam âdet kanaması dışında olan kanamalar için gusül gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Âdet kanaması, adet kabul edilen günler dışında henüz temizliğin en az müddeti olan on beş gün dolmadan gelen kanama istihaze/özür kanamasıdır. Özür kanaması olan bir kadın her namaz vakti abdest alarak namazını kılar. Namaz dışında diğer günlük işleri de temizlik günlerindeki kadın gibidir.
Kanama veya yellenme gusül nedeni değildir. Dolayısıyla böyle şeylerden ötürü gusül gerekmediği için gusül esnasında guslü yenilemek de gerekmez.
Gusül ile namaz arasında abdesti bozan bir durum olmazsa onunla namaz kılınabilir. Arada eksik aldığı abdestin namaza olumsuz bir etkisi yoktur. Sorunuza göre de gusülden sonra abdestiniz bozulmadığı için namazınız tamamdır.
Sürekli kan akması sizin özürlü olmanız demektir. Özürlü olduğunuz sürece şöyle yapacaksınız: Her ezan vakti geldiğinde abdest alın. Başka bir abdest bozma durumu olmadıkça öbür ezan vaktine kadar KANAMA DEVAM ETSE DE abdestli sayılırsınız. Sakın bu nedenle namazı ihmal etmeyin. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Kanamanızın gusülle ilgisi yoktur. Guslünüzü alın sonra da abdest alırsınız. Kan, abdest açısından sakıncalıdır.
Doktorun makattan yapacağı muayene nedeniyle gusül almak gerekmez. Giren şey büyük ihtimalle ıslak çıkacağı için abdest almak gerekir.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Âdetin/hayızın en fazla müddeti on gün yani iki yüz kırk saattir. Bu saat dolduktan sonra kanama devam ettiği takdirde iki yüz kırkıncı saat dolduğu an gusül abdesti alması ve o vakitte namaz kılması gerekmektedir.
“Akan her sıvı” şeklindeki bilgi, eski ulemanın kitaplarında zikredilen bir meseledir. Mesele ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: a- Bir kadından sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın büyük bir bölümüne göre abdesti bozar. Bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söyleyen de vardır. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü teyit etmektedir. Buna göre ihtiyaten abdestini yenileyen bir hanım daha iyi olanı yapmış olur. Böyle yapmayana da yanlış yaptığını söylemeyebiliriz. Gusül gerekmesi için bayanın cinsel organına erkeğin cinsel organı değmesi gerekir. Doktorun muayenesi bu kuralı işletmez, gusül de gerekmez.
Burada kişinin kanaati önemlidir. Namaz vakti çıkmadan abdest alıp namazı kılabileceğine kanaat getiriyorsa ve suyun geldiğini de tam olarak anlıyorsa namazı bozup abdestle kılması söylenir.
Normal günlük akıntı dışında gelen akıntılar şehvetsiz olduğu müddetçe guslü gerektirmez. Guslü gerektiren akıntı sadece menidir. Anlattığınız akıntı ise meni değildir. Şeffaf gelen akıntınız dışında bahsettiğiniz akıntı geldiğinde normal namaz abdesti alıp ibadetlerinizi o şekilde yapmanız yeterlidir. Allah'a emanet olun.
Tıbbî olmayan bir nedenle deriye konacak su geçirmeyen bir nesne abdeste/gusle engeldir. Bahsedilen işlemler su bazlı olup tesettürdeki “teşhir olmamalı” kaidesine uygunsa sıkıntı olmayacaktır.
Su bazlı olmayan, suyu boyanın altına geçirmeyen oje, gusle engeldir. Küçük de olsa bu tabaka suyu geçirmediği için gusül geçerli değildir. Fark ettiğiniz anda tekrar gusül almanız ve fark edip gusül alana kadar kılmış olduğunuz namazlarınızı kaza etmeniz gerekmektedir.