Fetva Meclisi
Soru
Sabah namazını kılmak için camiye geciktik ve namaza başlamış halde cemaate yetiştik; bu esnada sünnet namazını kılıp yetiştiğimiz kadarıyla mı devam ederiz yoksa sünneti kılmadan direkt cemaate katılır mıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sabah namazına giden bir Mü'min, cemaate bir noktada yetişebileceğine inanırsa arkada bir yerde Sünnet'i kılar. Cemaati kaçıracağını anlarsa hemen farza durur. Hüküm böyledir.
Aleykümselam. Caminin arka bölümü gibi bir yerde kılmaya çalışın. Sabah namazının sünneti çok önemlidir. Sabah namazının farzından sonra nafile kılmak yoktur.
Selamünaleyküm. Farzı bekleyip zikretmeniz daha iyidir.
Selamünaleyküm. Sabah namazının Sünnet'i Sünnet namazların en güçlülerindendir. Onu terk etmemek gerekiyor. İmamın bir rekâtına yetişebileceğini bilen biri Sünnet'i eda etmelidir. Cemaati kaçıracağını anlarsa hemen imama uyar.
Sünnetler içerisinde en kuvvetlisi, sabah namazının farzından önce kılınan iki rek’atlık namazdır. Çünkü Hz. Peygamber’den (s.a.s.) bu namazın çok daha faziletli olduğuna dair, diğer nâfile namazlar hususunda söylenmeyen sözler varid olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Sabah namazının iki rek’atı, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.” (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 96 [725]) buyurmuştur. Herhangi bir farz namaz için ikâmete başlandığında veya imam namaza başladığında nâfile namaz kılmak mekruh olup, cemaate katılmak gerektiği hâlde, faziletinden dolayı sabah namazının farzından önce kılınan iki rek’atlık sünnet bundan istisna edilmiştir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/297) İmkân olduğunda bu faziletin kaçırılmaması gerekir. Bu itibarla bir kimse cemaatle kılınan sabah namazının farzının son rek’atına veya bazı görüşlere göre teşehhüdüne yetişebileceğini düşünüyorsa, sünneti kılmalıdır. Buna mukabil kişi, sünnetle meşgul olduğu takdirde farzın tamamını kaçıracağından endişe ederse sünneti terk ederek cemaate katılması gerekir. (İbn Mâze, el-Muhît, 1/448-449; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/56)
1- Kesinlikle namazların camide kılınması gerekmektedir. Ama bu kesinlik farzlar içindir. Eğer daha müsait bir yeriniz varsa sünnetleri orada kılın ya da camide kılın cemaate bağlı kalmayın. İmam selam verdikten sizin cemaate bağlı kalmanız gerekmiyor. 2- Ne yazık ki, imamlarımız ve müezzinlerimiz umumen, bulundukları noktanın kıymetini takdir etmekte zorlanmaktadırlar. Onlar da insan olarak irşad edilmeye, ikaz edilmeye muhtaçtırlar; incitmeden, kırmadan, bilgiçlik taslamadan, hocaları birbirine kırdırmadan ikaz etmek, emri bilmaruf yapmak kaçamayacağımız görevlerimizdendir. ona da dikkat edelim. Allah'a emanet olunuz.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Mü'min en iyinin talibidir ama en iyi iddiası ile vakit geçiren biri değildir. Hatasızlık arayışı yanlıştır. Hatalı ve eksik de olsa cemaat içinde olmak gerekir; daha az hatalısını ve daha mükemmelini bulduğumuzu görürsek ve bu görüşümüzde duygusal değilsek farklı yere geçebiliriz. Bu bizim adımıza bir hıyanet değildir. Zira asıl olan dinimizdir. Dinimiz adına oluşturulan kurumları din yerine koymak bir hatadır. Böyle bir kurumdan ayrılmanız halinde de kardeşlik hukukunu koruyun; binalardan ayrılmak kardeşlik halkasından ayrılmak değildir. Mü'min kardeşleriz, kardeşliğimiz teşkilatlarımızdan değerli olmalıdır. Selam ederim, muhabbetlerimi bildiririm.
Tesbih namazı münferit olarak sünnettir. Cemaatle kılınması ise yaygın bir uygulama değildir. Hanefi mezhebine göre kerahetten uzak bir uygulama olmayacağını zannediyorum.
Mümeyyiz olmayan çocukları camilere götürmenin riskini dikkate almak gerekir. Uyarıyı anlamayan, idrar sıkıntısını ayarlayamayan çocuk mümeyyiz değildir. Genelde bu yaş altı ile sekiz yaşı arasında değişebilir. Çocuklarımızın camilere alışmaları oldukça önemli bir görevdir. Ancak camilerin huzurlu bir ibadet yeri olmaları da önemlidir. Teravih gibi uzun namazlara çocukların götürülmeleri bir yandan cemaat açısından rahatsızlık verirken bir yandan da çocukta namazın ağır bir iş olarak görülmesi gibi sonuca götürebilir. Dikkat etmek lazım. Kaş yaparken göz çıkarma durumuna düşmeyelim. Çocuğun, namaz kılanlara eziyet etmesi elbette bir haktır. Ama siz daha dikkatli davranarak bu hakkın oluşmamasına gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Sizi de çocuklarınızı da namaz ehli, ilim ehli, cihad erbabı mü'minlerden kılsın.
Hanefi mezhebinin uygulamasında güneşin doğmasına yakın vakitte kılınması daha efdaldir. Diğer mezheplerde ise ilk vaktine yakın zamanda kılınması daha efdaldir. Türkiye'de uygulanan Hanefi mezhebidir. Ancak dikkat ederseniz bu bir efdaliyet meselesidir. Herhalükârda sabah namazı o yaklaşık bir buçuk saatlik vaktin hangi anında kılınırsa tam bir namazdır. Namaz sevabı açısından bir fark yoktur. Sabah namazı erbabı olarak yaşamamızı lütfetmesini Allah hepimize nasip buyursun.
Tamamlamış olsanız namazınıza zararı olmaz. Ama imam Fatihayı sesli okurken dinlemek esastır. Allah'a emanet olunuz.
Evlilik bir akittir yani anlaşma üzerine kurulur bir sistemdir. Her şeyden önce, bedenlerimizin tatmin olacağı bir evliliği esas almalıyız. Bir de bağlı olduğu cemaati dinden daha değerli tutanla evlenmenin doğru olmayacağını düşünüyorum. Bu söz, sizin kardeşiniz için de geçerlidir. Önce dinimiz, akidemiz daha sonra hatta çok sonra kişiliğimiz gelmelidir. Bu durumda siz ve karşı taraf, bağlı bulunulan cemaati nereye oturttuğunuza bakmalısınız. Ona göre de karar verirsiniz. Allah'a emanet olunuz.