Fetva Meclisi
Soru
Sabah namazının cemaatle kılınma vakti nedir? İmsak ile mi yoksa güneşin doğmasına yakın mı kılınır?
Cevap
Benzer fetvalar
Hanefî mezhebine göre namaz kılınması mekruh olan vakitlerde tavaf namazı kılmak mekruhtur. Dolayısıyla sabah namazından sonra tavaf namazı kılmak mekruhtur. Tavaf namazını kılmak için güneş doğduktan sonra kerahet vaktinin çıkması beklenmelidir. (Serahsî, el-Mebsût, 1/150; Merğînânî, el-Hidâye, 1/42) Diğer mezheplere göre her an tavaf namazı kılınabilir. Hanefî olanlar, bu konuda diğer mezheplerin görüşüyle amel edebilirler.
Sabah ve cuma namazı dışında namaz kılarken vaktin çıkmasının o namazı bozmayacağı konusunda âlimler görüş birliği içindedir. Sabah namazında ise güneş doğarken namaz kılmayı nehy eden hadislere dayanan İmam Ebû Hanîfe, güneşin doğmasının kılınmakta olan namazı bozacağını söylemiştir. Bunun yanında İmam Ebû Yûsuf ve Muhammed son oturuşta teşehhüd miktarı oturulmuşsa namazın bozulmayacağını ifade etmişlerdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/122-124; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 1/386) Diğer mezhepler ise Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sabah namazının bir rek’atı kılındıktan sonra güneş doğar veya ikindi namazının bir rek’atı kılındıktan sonra güneş batarsa o namazın tamamlanacağını ve geçerli olacağını bildiren hadisine (Buhârî, Mevâkîtü’s-salât, 28 [579]) dayanarak namaz kılarken vaktin çıkmasının o namazı bozmayacağını belirtmişlerdir. (İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, 1/102-103; İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/273) Buna göre sabah namazında ihtilaf bulunmakla birlikte bir vaktin namazı kılınırken diğer vaktin girmesi ile kılınmakta olan namaz bozulmaz.
Selamünaleyküm. Sabah namazının vakti, takvimlerde yazan İMSAK ile GÜNEŞ arasındaki süredir. Hangi vakitte kılarsanız namaz tamamdır. Ezan bu iki sürenin ortasında okunmaktadır.
Selamünaleyküm. Takvimin güneş doğma vaktini göstermesinden sonra sabah namazı kazaya kalmıştır. Kerahet vakti olan yaklaşık yarım saat (güneşin doğma anından itibaren) geçince namazı kaza etmek gerekir.
Selamünaleyküm. Sabah namazı kılındıktan sonra güneş doğana kadar KAZA NAMAZI KILINABİLİR. Bu sadece kazaya kalmış bir namaz için ruhsattır, nafile namaz kılmak ise mekruhtur. Güneşin doğmasına bir dakika kalana kadar kılınabilir.
Aleykümselam. İbadetler, şahısların kanaatlerine göre ayarlanabilen görevlerimiz değildir. Nasıl emredildi ise o şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir. Akıl ve mantıkla ibadet yapılamaz. Beş vakit, namaz ibadetinin yerine getirilmesi için kerahetli vakittir. Bu konu ile ilgili hüküm de birden fazla sahih hadisle sabittir. Fukahanın içtihadı ile değil özellikle hadisle sabit olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Bu vakitler şunlardır: - Sabah namazı kılındıktan sonra güneşin doğmasına kadar olan boş vakit. - Güneş doğduktan sonra yaklaşık kırk dakika geçene kadar. - Öğlen ezanı vaktinden önceki kırk dakika. - İkindi namazı kılındıktan sonra akşam vaktine kadar nafile namaz. - Güneşin batmasına kırk dakika kalana kadar olan süre. Burada Şafii mezhebine istinat edildiği için karıştırıldığı zannettiğimiz husus şudur: Şafii uleması nezdinde Mekke'de Harem-i Şerif'de kerahet vakti yoktur. Bir de Cuma namazı öncesinde kerahet vakti yoktur.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Bidatçiliği, fasıklığı veya imamet fıkhını bilmeyen bir cahil olması yüzünden bir imama kerih gözle bakılabilir. Böyle bir imamın da Müslümanların önüne geçip namaz kıldırmaması gerekir. Tirmizi'nin rivayet ettiği bir hadiste Resulullah sllallahu aleyhi ve sellemin üç kişiye lanet ettiği ve bunlardan birinin de kendisinden hoşlanmayanların önüne geçip namaz kıldıran imam olduğu rivayet edilmiştir. (Sala, 266/358) Tahmin edersiniz ki buradaki şartlardan biri, imamın siyasi veya yöresel görüş farklılıklarına sahip olması gibi hususlar değildir. Yine de camileri ve cemaatle namazı ihmal etmemeye çalışalım. Allah yardımcımız olsun.
Mümeyyiz olmayan çocukları camilere götürmenin riskini dikkate almak gerekir. Uyarıyı anlamayan, idrar sıkıntısını ayarlayamayan çocuk mümeyyiz değildir. Genelde bu yaş altı ile sekiz yaşı arasında değişebilir. Çocuklarımızın camilere alışmaları oldukça önemli bir görevdir. Ancak camilerin huzurlu bir ibadet yeri olmaları da önemlidir. Teravih gibi uzun namazlara çocukların götürülmeleri bir yandan cemaat açısından rahatsızlık verirken bir yandan da çocukta namazın ağır bir iş olarak görülmesi gibi sonuca götürebilir. Dikkat etmek lazım. Kaş yaparken göz çıkarma durumuna düşmeyelim. Çocuğun, namaz kılanlara eziyet etmesi elbette bir haktır. Ama siz daha dikkatli davranarak bu hakkın oluşmamasına gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Sizi de çocuklarınızı da namaz ehli, ilim ehli, cihad erbabı mü'minlerden kılsın.
Tesbih namazı münferit olarak sünnettir. Cemaatle kılınması ise yaygın bir uygulama değildir. Hanefi mezhebine göre kerahetten uzak bir uygulama olmayacağını zannediyorum.
Mü'min en iyinin talibidir ama en iyi iddiası ile vakit geçiren biri değildir. Hatasızlık arayışı yanlıştır. Hatalı ve eksik de olsa cemaat içinde olmak gerekir; daha az hatalısını ve daha mükemmelini bulduğumuzu görürsek ve bu görüşümüzde duygusal değilsek farklı yere geçebiliriz. Bu bizim adımıza bir hıyanet değildir. Zira asıl olan dinimizdir. Dinimiz adına oluşturulan kurumları din yerine koymak bir hatadır. Böyle bir kurumdan ayrılmanız halinde de kardeşlik hukukunu koruyun; binalardan ayrılmak kardeşlik halkasından ayrılmak değildir. Mü'min kardeşleriz, kardeşliğimiz teşkilatlarımızdan değerli olmalıdır. Selam ederim, muhabbetlerimi bildiririm.
İslam'ı bir bütün olarak gören; cihadı namazdan, eğitimi zekâttan, seyahati hacdan, siyaseti takvadan ayırmayan, mü'minleri kardeşler olarak görüp ırk ayrımı yapmayan, kendisini davası önünde yok sayan, biriktirmeyen, zühd içinde yaşayan, gündüzü hizmetle gecesi ibadetle geçen, televizyon ile asla vakit israf etmeyen, Kur'an okurken haşyet içinde eriyip giden, infak eden, ümmetin dertleri ile dertli yaşayan, affeden bağışlayan, küfre ve kâfire karşı ğayz dolu olan, Kur'an ve hadis ilimlerini can bilen, fıkıh öğrenen ve öğreten, şehadeti özleyip duran, kendisine ashabı kiramı örnek alan, çok çocuk sahibi olup her birini şeriatına adayan bir cemaat önderi bulur bulmaz onun peşine takılmakta kurtuluş vardır biiznillah. Bu ölçüleri yakalayamayan biri ise ne kadar ise ona bağlanmak da o kadar olur.
Sabah namazının farzını cemaatle kılmaya yetecek kadar vakit bulunduğuna kani isek sünneti kılıp imama öyle uyarız. Aksi takdirde imama uyarız. Bunu da imamın normal durumlarda ne kadar sürede namazı kıldırdığını biliyorsak yapabiliriz. Yoksa cemaate katılmak daha önemlidir.