Fetva Meclisi
Soru
Cemaat içerisinde imam efendiye kin besleyen, imamı sevmeyen veya imamın arkasında mecbur (başka camiler uzak) olduğu için namaza duran cami cemaati olursa böyle bir durum karşısında sevilmeyen o imam efendinin arkasında kılınan namazda bir sıkıntı olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Camideki imamın kimliğini araştırmamız gerekmiyor. Özellikle kusur aramamız ise yanlıştır. Bariz bir şekilde haram işlediğini biliyorsak daha iyi bir imam arayışı içinde olabiliriz ama onun arkasında da namaz kılınsa namaz caizdir. Haramlardan birini hafif gören yani iman açısından sıkıntılı durumu olan bir imamın arkasında ise namaz kılamayız. Yalnız bu durumu dedikodu ile tespit etmemiz yeterli değildir, kati olarak bilmemiz gerekir. Faiz de dediğiniz gibi en büyük haramlardan bir haramdır.
Kesinlikle camide tartışma zemini hazırlamayın. Camiyi de terk etmeyin. Meseleyi imam efendiye arz edin. İmam efendi o şahsın arkasında namaz kılınabileceğini söylüyorsa yani vebalini üstleniyorsa siz namaza devam edin. İmam da sorumluluk almıyorsa yine namaza devam edin. Gerekiyorsa o namazı tekrar iade edersiniz. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Bu yok sayılamayacak bir içtihat kabul edilmektedir. Namazı iade etmemizi gerektirecek bir akidevi sorun değildir. Akidevi sorunlarda, tereddüt etmeden imamı yok sayarız. Fıkhî içtihatlarda ise camide, cemaatte olmayı yeğlemek gerekir. Buna rağmen namaz iade edilebilir ama fitneye meydan vermemek kaydıyla.
Selamünaleyküm. Tevbe edenin günahından ötürü mü'min kimliği soruşturulmamalıdır. Tevbe etmemiş büyük günahlardan birini işleyenin de daha iyisi varken imam olması doğru değildir. Namaz için 'caizdir' diyebilsek de onun imam olmaması gerekir.
Selamünaleyküm. Namaz kıldırmada özür sahibinin kıraatinin iyi olması keraheti kaldırmaz. Özürlü olmayanın özürlünün arkasında cemaat olması mekruh görülmüştür. Buradaki özrün abdestle ilgili olduğunu da bilmeliyiz.
Selamünaleyküm. İmamların, en hassas ölçülere riayet ederek namaz kıldırmaları evla olandır. İmamlığın ağırlığı da bunu gerektirmektedir. Buna rağmen, müçtehitlerimizden birinin içtihadına dayalı olarak hareket eden bir imamın arkasında kılınan namaz, namaz kılanın tabi olduğu imamın müçtehidine muhalif durumda olsa dahi namazda bir sıkıntı olmaz. Yeter ki mesele akide ile alakalı bir mesele olmasın. Mezheplerden birini, diğerini batıl görecek şekilde tek nokta görmek sakıncalıdır.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Hanefi mezhebinin uygulamasında güneşin doğmasına yakın vakitte kılınması daha efdaldir. Diğer mezheplerde ise ilk vaktine yakın zamanda kılınması daha efdaldir. Türkiye'de uygulanan Hanefi mezhebidir. Ancak dikkat ederseniz bu bir efdaliyet meselesidir. Herhalükârda sabah namazı o yaklaşık bir buçuk saatlik vaktin hangi anında kılınırsa tam bir namazdır. Namaz sevabı açısından bir fark yoktur. Sabah namazı erbabı olarak yaşamamızı lütfetmesini Allah hepimize nasip buyursun.
Mümeyyiz olmayan çocukları camilere götürmenin riskini dikkate almak gerekir. Uyarıyı anlamayan, idrar sıkıntısını ayarlayamayan çocuk mümeyyiz değildir. Genelde bu yaş altı ile sekiz yaşı arasında değişebilir. Çocuklarımızın camilere alışmaları oldukça önemli bir görevdir. Ancak camilerin huzurlu bir ibadet yeri olmaları da önemlidir. Teravih gibi uzun namazlara çocukların götürülmeleri bir yandan cemaat açısından rahatsızlık verirken bir yandan da çocukta namazın ağır bir iş olarak görülmesi gibi sonuca götürebilir. Dikkat etmek lazım. Kaş yaparken göz çıkarma durumuna düşmeyelim. Çocuğun, namaz kılanlara eziyet etmesi elbette bir haktır. Ama siz daha dikkatli davranarak bu hakkın oluşmamasına gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Sizi de çocuklarınızı da namaz ehli, ilim ehli, cihad erbabı mü'minlerden kılsın.
Tesbih namazı münferit olarak sünnettir. Cemaatle kılınması ise yaygın bir uygulama değildir. Hanefi mezhebine göre kerahetten uzak bir uygulama olmayacağını zannediyorum.
Mü'min en iyinin talibidir ama en iyi iddiası ile vakit geçiren biri değildir. Hatasızlık arayışı yanlıştır. Hatalı ve eksik de olsa cemaat içinde olmak gerekir; daha az hatalısını ve daha mükemmelini bulduğumuzu görürsek ve bu görüşümüzde duygusal değilsek farklı yere geçebiliriz. Bu bizim adımıza bir hıyanet değildir. Zira asıl olan dinimizdir. Dinimiz adına oluşturulan kurumları din yerine koymak bir hatadır. Böyle bir kurumdan ayrılmanız halinde de kardeşlik hukukunu koruyun; binalardan ayrılmak kardeşlik halkasından ayrılmak değildir. Mü'min kardeşleriz, kardeşliğimiz teşkilatlarımızdan değerli olmalıdır. Selam ederim, muhabbetlerimi bildiririm.
İslam'ı bir bütün olarak gören; cihadı namazdan, eğitimi zekâttan, seyahati hacdan, siyaseti takvadan ayırmayan, mü'minleri kardeşler olarak görüp ırk ayrımı yapmayan, kendisini davası önünde yok sayan, biriktirmeyen, zühd içinde yaşayan, gündüzü hizmetle gecesi ibadetle geçen, televizyon ile asla vakit israf etmeyen, Kur'an okurken haşyet içinde eriyip giden, infak eden, ümmetin dertleri ile dertli yaşayan, affeden bağışlayan, küfre ve kâfire karşı ğayz dolu olan, Kur'an ve hadis ilimlerini can bilen, fıkıh öğrenen ve öğreten, şehadeti özleyip duran, kendisine ashabı kiramı örnek alan, çok çocuk sahibi olup her birini şeriatına adayan bir cemaat önderi bulur bulmaz onun peşine takılmakta kurtuluş vardır biiznillah. Bu ölçüleri yakalayamayan biri ise ne kadar ise ona bağlanmak da o kadar olur.
Sabah namazının farzını cemaatle kılmaya yetecek kadar vakit bulunduğuna kani isek sünneti kılıp imama öyle uyarız. Aksi takdirde imama uyarız. Bunu da imamın normal durumlarda ne kadar sürede namazı kıldırdığını biliyorsak yapabiliriz. Yoksa cemaate katılmak daha önemlidir.