İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bir teşkilat ya da kurum Allah adına çalışma yapıyorsa fakat içerisinde bir takım hastalıklı düşünceleri barındırıyorsa bu teşkilatı hataları olduğu için ve daha iyisini yapmak adına bırakıp farklı bir kurum oluşturmak caiz midir, tefrika mıdır?

Cevap

Mü'min en iyinin talibidir ama en iyi iddiası ile vakit geçiren biri değildir. Hatasızlık arayışı yanlıştır. Hatalı ve eksik de olsa cemaat içinde olmak gerekir; daha az hatalısını ve daha mükemmelini bulduğumuzu görürsek ve bu görüşümüzde duygusal değilsek farklı yere geçebiliriz. Bu bizim adımıza bir hıyanet değildir. Zira asıl olan dinimizdir. Dinimiz adına oluşturulan kurumları din yerine koymak bir hatadır. Böyle bir kurumdan ayrılmanız halinde de kardeşlik hukukunu koruyun; binalardan ayrılmak kardeşlik halkasından ayrılmak değildir. Mü'min kardeşleriz, kardeşliğimiz teşkilatlarımızdan değerli olmalıdır. Selam ederim, muhabbetlerimi bildiririm.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mümin en iyinin talibidir ama en iyi iddiası ile vakit geçiren biri değildir. Hatasızlık arayışı yanlıştır. Hatalı ve eksik de olsa cemaat içinde olmak gerekir; daha az hatalısını ve daha mükemmelini bulduğumuzu görürsek ve bu görüşümüzde duygusal değilsek farklı yere geçebiliriz. Bu bizim adımıza bir hıyanet değildir. Zira asıl olan dinimizdir. Dinimiz adına oluşturulan kurumları din yerine koymak bir hatadır. Böyle bir kurumdan ayrılmanız halinde de kardeşlik hukukunu koruyun; binalardan ayrılmak kardeşlik halkasından ayrılmak değildir. Mümin kardeşleriz, kardeşliğimiz teşkilatlarımızdan değerli olmalıdır.

Allah adına çalışma yapan bir kurum içerisinde bir takım hastalıklı düşünceleri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Hiçbir mü'min cemaat hakkında bir şey düşünme iddiamız olamaz. Kimseye vahiy gelmiyor. Herkes Allah için bir şeyler yapmaya çalışıyor. İyi yapan da hata eden de Rabbinin huzuruna çıkacak. Sözünü ettiğiniz cemaat, kendi ilkeleri etrafında önemli işler yapıyorlar. Allah onlardan razı olsun. 'Şöylesi daha iyi olurdu' şeklinde beyanların yararı yoktur. Daha iyisini bilen onu yapmalıdır. Onları mü'min kardeşlerimiz olarak seviyor, himmetlerini beğeniyoruz. Uygulamalarındaki bazı hususlara itirazımız vardır. Bu da ne bizi sarsar ne de onları küçültür.

Selamunaleykum hocam. Tebliğ cemaati hakkında ne düşündüğünüzü bilmek isterim, b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İmamlar, müezzinler de nihayetinde insandırlar; bazı sosyal ihtiyaçlarını, dinlenmelerini, tatillerini tabii karşılamak gerekir. Ancak caminin dibindeki evde oturup tatil günüdür diye namaza gelmeyen imamın, müezzinin nasıl bir amel anlayışına sahip olduğunu kestirmek mümkün değildir. Allah rızası için mi namaz kıldırıyor yoksa daha kaliteli bir iş bulamadığı için mi namaz kıldırıyor onu bilemem. İmamların bulundukları mevki Peygamber aleyhisselamın mevkiidir; onlar peygamber vekilleridirler. O makamın hakkını korumaları, o makam için canlarını feda etmeye hazır olmaları gerekir. Ne yazık ki, imamlar, müezzinler arasında bir zafiyet, devlette daha iyi bir iş bulamadığı için orada bulunma illeti yaygındır. Kesinlikle umumuna teşmil etmemiz doğru değildir ama yaygın tutum da budur. Ben size iki noktada uyarıda bulunayım: 1- Siz, bir de kendi açınızdan bakın konuya; siz cemaat olarak, namaza durduğunda haşyetten kalbi ürperen, kendini cennetlerde hisseden bir imama layıktınız da Allah Teala size öyle birini vermedi mi yoksa tencere yuvarlanıp kapağını mı buldu? Bir de kendi muhasebemizi yapmaya çalışalım. Bunu söylerken imamınızı aklamaya çalışmıyorum. Bu hesabın bir de ters yüzü olduğunu söylemeye çalışıyorum. 2- İmam veya müezzin hepimiz kuluz; hatalı yanlarımız vardır, olabilir de. Hatadan ötürü helak teorileri geliştirme yerine, sıcak ilişkiler geliştirip emri bilmaruf yapsak daha iyi bir iş yapmış oluruz. İmama küsüp camiyi, müderrise küsüp medreseyi terk ederek kimi kazandırabiliriz. Küse küse dünyayı terk etmek zorunda kalırız. Kesinlikle cemaati ve camiyi terk etmeyelim. İmamların açık bir küfrünü, akidedeki bir sıkıntısını görmedikçe namazları camilerde kılacağız. Eğer imamlarımızda, müezzinlerimizde bir sıkıntı varsa o zaman onları ıslah için çalışacağız. Ama nefisleri devreye sokmadan, daha beter hale getirmeden. Aman nefsani iş yapmayalım. Allah Teala, sayinizi meşkür kılsın.

İmamlar, haftasonu bize tatil, diyerek camiye gelmiyorlar. Bununla ilgili bir ay
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizim imanımız şu şekildedir: 1- Yeryüzünde iki kitle vardır. Biri Allah'a ve peygambere, imanın diğer esaslarına iman ederek MÜ'MİN olanlar. Diğeri de bir nedenle iman etmeyerek diğer kitleyi oluşturanlar. 2- Bu iki kitle birbirinden ayrıdırlar. Ancak bu ayrılık imanda ve yaşam tarzındadır. Mü'min olanla olmayan aynı dünyada, aynı ortamda aynı sosyal zeminde yaşarlar. İman farkı düşmanlığı gerektirmez. Aynı hayat standartlarını aynı devletin çatısı altında yaşayabilirler. Mü'min olmayanlar, mü'min olanlara karşı bir kin ve savaş içinde olmadıkları sürece onlara karşı bir kötü niyet beslememiz gerekmez, caiz de olmaz. 3- Cihadımız yani dinimizi savunmamız, dinimizi yok sayan ve kaldırmaya çalışanlara karşıdır. 4- İman etmeyerek ikinci cepheyi oluşturanlara karşı sosyal gerçekler nedeniyle sessiz kalmamız kötülük yapmama, iyi geçinme düzeyindedir. Peygamberimi ve kitabımı sevmeyene gönlümde yer açamam. Hakkına hukukuna dikkat ederim, hakkımı ezdirmem o kadar. Allah'a emanet olunuz.

Ben bir kurumda çalışıyorum. Yanımda çalışan arkadaş sadece Allah'a inandığını s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Mü'minler arasında ihtilaf olmaması gerekir, bunu temenni ederiz. İhtilaf olursa da bunun kardeşliğimizi zedelememesini isteriz. Zedeleyenin veya sebep olanın vebal altında kalacağını düşünürüz. Sizin fitneye karışmaktan kaçınma gayretiniz güzeldir, devam edin. Zikrettiğiniz söz için ise bir şey söyleme gereği hissetmiyorum. Herkes kendini haklı bulmaktadır. Kimin haklı kimin haksız olduğu başka bir yerde belli olacaktır. O sözün hak üzere söylendiğini zannetmiyorum.

Selamünaleyküm hocam. Ben olabildiğince cemaatler, gruplar hakkında bir şeyler s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Dinimize hizmet etmek için şu veya bu iş sahibi olmak gerekmez. Her mü'minin dini için yapabileceği pek çok şey muhakkak vardır. Alim olma yöntemi ile hizmet etmeyi kastediyorsanız o ilme meyilli bir kabiliyetinizin olmasını gerektirmektedir. Bunun da bulunup bulunmadığı bu zamana kadar anlaşılmıştır. Dert etmenizi gerektiren bir durum yoktur. Siz önce İYİ BİR MÜMİN olma gayesi ile hareket edin. İyi bir mü'min oldunuz mu zaten dininiz sizden istifade etmeye başlar. Gerisini de Allah önünüzü açarak ne yapacağınızı size gösterir.

Selamünaleyküm hocam. Ben üniversite hazırlık öğrencisiyim. Aynı zamanda bir cem

cemaat konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tesbih namazı münferit olarak sünnettir. Cemaatle kılınması ise yaygın bir uygulama değildir. Hanefi mezhebine göre kerahetten uzak bir uygulama olmayacağını zannediyorum.

Tesbih namazını cemaatle kılmanın hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mümeyyiz olmayan çocukları camilere götürmenin riskini dikkate almak gerekir. Uyarıyı anlamayan, idrar sıkıntısını ayarlayamayan çocuk mümeyyiz değildir. Genelde bu yaş altı ile sekiz yaşı arasında değişebilir. Çocuklarımızın camilere alışmaları oldukça önemli bir görevdir. Ancak camilerin huzurlu bir ibadet yeri olmaları da önemlidir. Teravih gibi uzun namazlara çocukların götürülmeleri bir yandan cemaat açısından rahatsızlık verirken bir yandan da çocukta namazın ağır bir iş olarak görülmesi gibi sonuca götürebilir. Dikkat etmek lazım. Kaş yaparken göz çıkarma durumuna düşmeyelim. Çocuğun, namaz kılanlara eziyet etmesi elbette bir haktır. Ama siz daha dikkatli davranarak bu hakkın oluşmamasına gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Sizi de çocuklarınızı da namaz ehli, ilim ehli, cihad erbabı mü'minlerden kılsın.

Oğlum 4 yaşında. Ramazan ayında 1-2 defa teravih namazına götürdüm. Çok huysuzlu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefi mezhebinin uygulamasında güneşin doğmasına yakın vakitte kılınması daha efdaldir. Diğer mezheplerde ise ilk vaktine yakın zamanda kılınması daha efdaldir. Türkiye'de uygulanan Hanefi mezhebidir. Ancak dikkat ederseniz bu bir efdaliyet meselesidir. Herhalükârda sabah namazı o yaklaşık bir buçuk saatlik vaktin hangi anında kılınırsa tam bir namazdır. Namaz sevabı açısından bir fark yoktur. Sabah namazı erbabı olarak yaşamamızı lütfetmesini Allah hepimize nasip buyursun.

Sabah namazının cemaatle kılınma vakti nedir? İmsak ile mi yoksa güneşin doğması
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sabah namazının farzını cemaatle kılmaya yetecek kadar vakit bulunduğuna kani isek sünneti kılıp imama öyle uyarız. Aksi takdirde imama uyarız. Bunu da imamın normal durumlarda ne kadar sürede namazı kıldırdığını biliyorsak yapabiliriz. Yoksa cemaate katılmak daha önemlidir.

Sabah namazını kılmak için camiye geciktik ve namaza başlamış halde cemaate yeti
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bidatçiliği, fasıklığı veya imamet fıkhını bilmeyen bir cahil olması yüzünden bir imama kerih gözle bakılabilir. Böyle bir imamın da Müslümanların önüne geçip namaz kıldırmaması gerekir. Tirmizi'nin rivayet ettiği bir hadiste Resulullah sllallahu aleyhi ve sellemin üç kişiye lanet ettiği ve bunlardan birinin de kendisinden hoşlanmayanların önüne geçip namaz kıldıran imam olduğu rivayet edilmiştir. (Sala, 266/358) Tahmin edersiniz ki buradaki şartlardan biri, imamın siyasi veya yöresel görüş farklılıklarına sahip olması gibi hususlar değildir. Yine de camileri ve cemaatle namazı ihmal etmemeye çalışalım. Allah yardımcımız olsun.

Cemaat içerisinde imam efendiye kin besleyen, imamı sevmeyen veya imamın arkasın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslam'ı bir bütün olarak gören; cihadı namazdan, eğitimi zekâttan, seyahati hacdan, siyaseti takvadan ayırmayan, mü'minleri kardeşler olarak görüp ırk ayrımı yapmayan, kendisini davası önünde yok sayan, biriktirmeyen, zühd içinde yaşayan, gündüzü hizmetle gecesi ibadetle geçen, televizyon ile asla vakit israf etmeyen, Kur'an okurken haşyet içinde eriyip giden, infak eden, ümmetin dertleri ile dertli yaşayan, affeden bağışlayan, küfre ve kâfire karşı ğayz dolu olan, Kur'an ve hadis ilimlerini can bilen, fıkıh öğrenen ve öğreten, şehadeti özleyip duran, kendisine ashabı kiramı örnek alan, çok çocuk sahibi olup her birini şeriatına adayan bir cemaat önderi bulur bulmaz onun peşine takılmakta kurtuluş vardır biiznillah. Bu ölçüleri yakalayamayan biri ise ne kadar ise ona bağlanmak da o kadar olur.

Günümüzde bir cemaate bağlanıp ve rabıta alıp o cemaat liderini kendimize mürşit

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.