Fetva Meclisi
Soru
Allah adına çalışma yapan bir kurum içerisinde bir takım hastalıklı düşünceleri barındırıyorsa, hataları olduğu için ve daha iyisini yapmak adına burdan ayırılıp farklı bir kurum oluşturmak caiz midir? Bu tefrika sayılır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Mü'min en iyinin talibidir ama en iyi iddiası ile vakit geçiren biri değildir. Hatasızlık arayışı yanlıştır. Hatalı ve eksik de olsa cemaat içinde olmak gerekir; daha az hatalısını ve daha mükemmelini bulduğumuzu görürsek ve bu görüşümüzde duygusal değilsek farklı yere geçebiliriz. Bu bizim adımıza bir hıyanet değildir. Zira asıl olan dinimizdir. Dinimiz adına oluşturulan kurumları din yerine koymak bir hatadır. Böyle bir kurumdan ayrılmanız halinde de kardeşlik hukukunu koruyun; binalardan ayrılmak kardeşlik halkasından ayrılmak değildir. Mü'min kardeşleriz, kardeşliğimiz teşkilatlarımızdan değerli olmalıdır. Selam ederim, muhabbetlerimi bildiririm.
Bizim imanımız şu şekildedir: 1- Yeryüzünde iki kitle vardır. Biri Allah'a ve peygambere, imanın diğer esaslarına iman ederek MÜ'MİN olanlar. Diğeri de bir nedenle iman etmeyerek diğer kitleyi oluşturanlar. 2- Bu iki kitle birbirinden ayrıdırlar. Ancak bu ayrılık imanda ve yaşam tarzındadır. Mü'min olanla olmayan aynı dünyada, aynı ortamda aynı sosyal zeminde yaşarlar. İman farkı düşmanlığı gerektirmez. Aynı hayat standartlarını aynı devletin çatısı altında yaşayabilirler. Mü'min olmayanlar, mü'min olanlara karşı bir kin ve savaş içinde olmadıkları sürece onlara karşı bir kötü niyet beslememiz gerekmez, caiz de olmaz. 3- Cihadımız yani dinimizi savunmamız, dinimizi yok sayan ve kaldırmaya çalışanlara karşıdır. 4- İman etmeyerek ikinci cepheyi oluşturanlara karşı sosyal gerçekler nedeniyle sessiz kalmamız kötülük yapmama, iyi geçinme düzeyindedir. Peygamberimi ve kitabımı sevmeyene gönlümde yer açamam. Hakkına hukukuna dikkat ederim, hakkımı ezdirmem o kadar. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Hayati bir zaruret söz konusu olmadıkça Mümin'e şahsiyeti ve akidesiyle çelişen bir ortamda bulunmaz. Bir süreliğine test etmek veya durumu düzeltmek için bulunabilirsiniz, ondan sonra kimliğinizi ortaya koymak zorundasınız. Mümin olmak bunu gerektirir.
Yılmaya gerek yoktur. Sadece senin köyün değil her yer öyle veya ondan da beter. Orada sana hürmetleri varsa sen bari ona şükret. Genel bir dini eriyiş içindeyiz ne yazık ki. Bunu da dert eden yoktur. Sen devam et. Bu dönemi de yoğun Kur'an okumaları ile geçir. Mesela her on günde bir hatim indir. Hafız değil isen Bakara suresini ezberleyerek mini bir hafızlık yoluna gir. Hafız isen hadis ezberle. Oradan beş yüz hadis ezberleyerek ayrılmaya azimli ol. Kitaplar oku. Mesela bir ilmihal kitabının uzmanı ol adeta. Ve oradan kitlesel bir dönüş yerine “bir kişi de olsa” namazla buluşturduğun bir insan bırakarak ayrılma planı yap. Asla yılma. Senin durumunda nice peygamberler oldu. Daha da fena durumda idiler. Allah yardımcın olsun. İyi haberlerini beklerim.
Mü'min olarak yaşamak, küfrün tuzaklarına düşmemek olduğu kadar nefsin ve şeytanın hilelerine de takılmamaktır. Bir de en az onlar kadar önemli bir imtihan da çevre bataklığında boğulmamaktır. Çünkü çevremizi yok saymaya gücümüz yetmez. Zaten mümkün de değildir. İnsanların hepsinin iyi olduğu bir toplum düşünülemez. Toplum ne olursa olsun, mü'min olarak şahsiyetimizi korumak ve Allah'ın istediği tarzda yaşamak hedefimiz olmalıdır. Elbette tam istenen gibi olmayacaktır. Ama bizim hedefimiz en iyisine doğru koşmaktır. Durduk yerde sorun üretmeye de gerek yoktur. Kâfir kâfirliğini yapacak biz de imanımızın gereğini. Kendimizi müdafaa etmek zorunda kalmadıkça da sorun üreten olmayacağız. Zaten bizim samimi yaşantımız, Allah'ın yardımının bizimle olmasını sağlayacak, kalpler bizim lehimize yumuşayacaktır.
Aleykümselam. Tıp talebesinin sosyal faaliyet yapması zordur. Buna rağmen sizin bu faaliyetleri yapmanız pek güzel düşmüş. Allah yardımcınız olsun. Sizin de tespit ettiğiniz gibi, ortada 'kaş yaparken göz çıkarmak' türünden bir sakınca da var. Kesinlikle taviz vermeyeceksiniz. Yaptığınız sosyal iş farz değil ama kadın erkek hassasiyetini korumanız farzdır. Farzı hiçbir şeye feda edemezsiniz. Gayet dikkatli olmak zorundasınız. Feda edeceğiniz zaman farz olmayanı feda edin. Allah yardımcınız olsun.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Sizin özel bir durumunuz var; eğer cuma namazını tek değil de cemaatle kılıyorsanız inşaallah bir sıkıntısı yoktur.
En ön saf, esasen oraya ilk gelenindir. Ama imamın yerine geçebileceklerin imamın arkasında bulunması Sünnet'tir.
Bu tür ihtilaflı meselelerde, ihtilaftan derin boyutlar aramak doğru görülmez. İmam veya başkası olarak hangisine göre davranılsa doğru yoldan gidilmiş olur biiznillah. Fakat Hanefi mezhebinde ağırlıklı tutum, namaz gibi ibadetlerde Ebu Hanife’nin görüşünü öne çıkarmaktır. Bu sitede daha önce verilmiş fetvalarda imam ve cemaatin bunu tekrar etmesi görüşü öne çıkarılmıştır.
Selamünaleyküm. Kıldığımız namazı kılanların arkasında namaz kılarız. Bilerek kalbimize sıkıntı verecek bir yere de gitmeyiz. Ortasını bulmaya çalışırız. Allah kabul buyursun.
Sünnete riayet etmenin bedeli sürgün bile olsa razı olmanız gerekir. Sadece teravih namazı ortalama yarım saat sürmelidir. Namaz öncesinde durumu tatlı dille anlatın, maksat hasıl olmazsa müftünüzle görüşün, size dair ön bilgisi bulunsun. Başka alanlarda kusurunuz bulunmasın da sünnete ittiba suçu sizin için şeref olur. Allah kolaylıklar versin. Bize de dualar edin.
Kopup ayrılma yerine daha iyisine ulaşıncaya kadar orada kalma siyaseti güdün. Başıboş kalmanız daha tehlikelidir. İsim meselesine gelince ondan lütfen muaf görün. Allah gayretinizi artırsın.