Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben namaza başlayalı üç sene oldu ama sabah namazına kalkamıyorum, her şeyi denedim olmuyor. Alarmları bile kapattığımı hatırlamıyorum, bu benim imanının zayıflığını mı gösterir? Bana yardımcı olun hocam, bir yol gösterin. Fikirleriniz benim için çok değerli, cevaplarsanız çok sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. İlaç kullandığınız için ve gerekli tedbirleri aldığınız hâlde namaza kalkamıyorsanız Allah'ın affını temenni ediniz. İlk fırsatta kalkmaya azimli olunuz.
Aleykümselam. Bu şekilde endişe etmenize gerek yoktur. Denediğinizi belirtiyorsunuz ama en az üç ay denemediğin denenmiş sayılmaz. Üç ay erken yat, ondan sora kalkamıyorsan sende arıza olduğunu söyle. Şimdi kış mevsimine giriyoruz. Saat onda muhakkak yatağa girmiş ol. Ne olursa olsun, ondan sonraya kalmayacaksın! Üç ay sonra namaza kalkıp kalkamadığını tekrar bize yaz
Siz sadece ikaz edin, uyandırmaya çalışın ama savcılık rolüne girmeyin. Namazdan ve kendinizden soğutursunuz maazallah.
Aleykümselam. Su varken ve suyu kullanma imkânı bulunmuşken teyemmüm caiz değildir. Hızlı bir şekilde gusledip namaz kılacaksınız. Vakti kaçırırsanız kaza edersiniz.
İnsanız. Anadan doğar büyürüz. Büyümemiz bir eğitimdir. Ayağa kalkmayı, yürümeyi, koşmayı, kaşık tutmayı vesaire öğreniriz. Her gün bir eğitimdir insan için. Dini hayatımız da aynen böyledir. Hiç bir mümin iman ettiği gün kemale ermemiştir. Her gün bir tuğla koyar yapısına. Sabah namazını da bunun gibi kabul edin. Şimdilik vaktinde kalkabiliyorsanız maşaallah deyin ve şükredin. Bir zaman sonra tesbihat için de kalabilirsiniz. Şeytan sizi gereksiz yere oyalamasın.
Siz Müslüman bir çevre ile dininizi yaşamaya bakın. Namazı hiç bırakmadan kılın. Gerisi zamanla kendiliğinden gelecektir ama acele etmeyin.
amel konusundaki diğer fetvalar
İnsanın dünyasına ve ahiretine faydası olan her ilim ilimdir. Bu ilimlerin bir noktada a olanı öbür noktada b olanı daha öncelikli olabilir. Temel itikat ve amel bilgisi konuları dışında ilimlere dengeli bir şekilde bakmamız gerekiyor. İtikadınız ve ameliniz için gerekli olan ilimden sonra siz hangisinde ilerlerseniz mübarek bir iş yapmış olursunuz. Yalnız bu sözleri gençlerden çok duyuyoruz ama bir zaman sonra sesleri duyulmaz oluyor. Aman heyecanınızı uzun soluklu tutun.
İrtidat etmek yani Müslüman iken Müslüman olmaktan çıkmak Allah muhafaza buyursun intihar etmek gibi bir beladır. Nasıl intihar eden fiziki yapısını ortadan kaldırıyorsa irtidat eden de manevi yapısını ortadan kaldırıyor demektir. Konuşulması bile ürkütücü bir durumdur bu. Bizi ve neslimizi Allah Teâlâ böyle bir afetten muhafaza buyursun. Bir Müslüman dinden çıkar sonra da tevbe edip geri dönerse âlimlerin önemli bir bölümüne göre eski yaptığı ibadetlere tekrar kavuşur yani Müslüman iken yaptığı ibadetler ondan silinmez.
Dinimizi kendilerinden aldığımız Ashab-ı Kiramdan, dinimizin ayrıntılarını öğrendiğimiz fukahadan böyle bir şey bilmiyorum.
Bacı, bunun yardımı senin kendindendir: • İradene sahip olacaksın. • Vaktini boşa geçirmeyeceksin, dolu dolu bir Müslüman olmalısın. • Arkadaş çevrene dikkat edeceksin, arkadaşlarının kimliğinin ortalaması sensin. • Sabrı unutmayacaksın. • Cehennemi aklından çıkarmayacaksın. • Tevbe etmeyi bileceksin ve ertelemeyeceksin. • Çokça zikir yapacaksın. • Kur'an okumanı arttıracaksın. Böylece ciddi olduğunu melekler görecek ve sana destek olacaklar. Allah yardımcın olsun.
Yaptığımız salih işlerin/ibadetlerin kabul olup olmamasını belirleyen ana ölçü namaz değil İMANDIR. İmanında sorun olmayan biri hangi ameli yaparsa onun ecrini alır, yapmadığının da azabını hak eder. Doğru olan budur. Şöyle bir ayrıntı zikredebiliriz: Namaz, ağırlık itibariyle bütün ibadetlerden önce gelmektedir. Namaz kılınmıyor ise onun oluşturacağı boşluğu diğer ibadetler dolduramaz denirse buna itiraz edilmez. Neticede bütün bu hesapları Allah Teâlâ yapacaktır. Tek doğruyu da o bilir. Lütfü ile hepimizi salih amellere muvaffak kılsın. Âmin.
Allah Teâlâ eşinize rahmeti ile muamelede bulunsun, onu şehitlerden kılsın. a. Öncelikli olarak eşinizin şehit olarak kabul buyurulması için dua etmeyi unutmayın. Bize göre olması yeterli değildir, Allah neyi nasıl görürse son durum odur. Allah Teâlâ hakiki şehadeti ona da bize de nasip etsin. b. Şehitlerin şefaat edecekleri bilgisi kesin bilgidir. Yalnız bu şefaat onu hak edenler için ve Allah’ın izni ile olacaktır. c. Mü'min, birinin şefaatinden önce salih amellerine güvenmelidir. Allah’ın rızasını kazanacak salih ameller yapmayı önemseyiniz. Şehidin şefaati olursa o da nur üstüne nur olur. d. Allah’ın razı olduğu kullarından olarak ölür de cennete girilirse eşler orada buluşacaklardır biiznillah. Bu beklentiniz basit bir hayal değildir. Allah Teâlâ sizi muradınıza kavuştursun.