Fetva Meclisi
Soru
Dinimizde dedikodu haram bunu biliyorum, ancak sizin videolarda verdiğiniz örneklerin bazılarını maalesef yapıyorum. İçinde bulunduğum ortamlarda dedikoduyu engellemeye çalışıyorum fakat bazen farkında olmadan ben de yapıyorum. "Dilini Tut" adlı videolarınızı izlediğimde çok panikliyorum çünkü elimden geldiğince salih amel yapmaya çalışıyorum ve bunların dilim yüzünden kıyamet günü toz duman olmasından korkuyorum. Bana lütfen yardım edin bunu nasıl engelleyebilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Ağır bir imtihan geçiriyorsunuz. Babanızın kızı olmanız münasebetiyle onda etki gücünüz azdır. Bunun için dışarıdan babanızın saygı duyduğu sözünü dinleyebileceği kimselerle görüştürün. Salih dostlar edinmesini sağlayın. Yani babanızın özel manevi bir terapiye ihtiyacı var. Ama öncesinde bataklığı kurutmanız gerekir. Bunun için de izlediği kanallarla arasına bir engel koyun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir afet içinde kalmışsınız. Son nefese kadar umutla yaşamak zorundayız. Asla atmayın, kovmayın, umutsuz kalmayın. Dinden çıktığını söylemeyin, şeytana yardım etmeyin, bir milimlik kurtulma ihtimali varsa onu deneyin. Bir musibet içinde kalmışsınız, musibetinizi büyütmeyin. Dindarız diyorsunuz ama Avrupa'nın ortasında çocuk yetiştirilir mi onu düşünmemişsiniz. Sizin de hatanız olabilir. Sabırlı olun, gözünüzü yumun, acınızı içinize çekin. Çok dua edin.
Siz ahlakınızdan taviz vermeyin. İnsanlarla iyi geçinin. Ama insanları zorlamayın. Farz denecek konularda ve haramlar konusunda bu titizliğinizi koruyun ama diğer ayrıntı konularda abartıya kaçmayın ve insanların sizin gibi olmasını beklemeyin. Yoksa onları kendinizden soğutursunuz. Allah hepinize afiyet versin.
Kızım Allah babana rahmet etsin. Onu, seni, hepimizi cennetlerine katsın. Evet, dağılıp parçalanmış bir insanlık içindeyiz. Kardeşlerin de bu süreçten etkilenmişlerdir. Annen dert etmeyecek de kim dert edecek? Yalnız yaptığımız iş işe yarıyor olmalıdır. Annenin duası çok makbuldür, dua etsin. Duayı hiç ihmal etmesin. Onu vazifesi dua etmek, zaman zaman nasihat etmek. Kardeşlerini inatlaştırmasın. Sen de öyle yap. Adım adım ilerlemeye hazır olmalıyız. İnşaallah annenin duaları kabul olacak ve sen de kardeşlerin de biiznillah bu ümmetin iyilerinden olacaksınız. Özellikle sana dualar ederim. İstanbul'a gelirsen muhakkak beklerim seni, annen ve kardeşlerin hep beraber gelebilirsiniz. Allah yardımcın olsun.
Bu durum size mahsus değildir. Neredeyse her gencin içinde bulunduğu bir imtihan hali sizin de karşınıza çıkmıştır. Bunu ortadan kaldıramazsınız. Sebeplerini azaltabilir veya onlara tedbirler alabilirsiniz. Sizi şehvet olarak kışkırtan ortamlardan uzak durum. Azdırıcı rol oynayan gıdaları azaltın. TV, internet, basın gibi sebeplere çok dikkat edin. Sık sık oruç tutun. Kur'an okuyun ve zikir yapın. Samimi mümin bir arkadaş çevreniz olsun. Çok uyumayın. Yalnız kalmamaya, yalnız uyumamaya dikkat edin. Ama bunların hiçbiri yüzde yüz sizin için teminat değildir. İmtihan bu; kazanmak veya kaybetmek var. Sabredin, Allah'ın yardımına güvenin ve o yardımı hak etmeye çalışın. Allah Teala sizi de bizi de nefislerimizin şerrinden korusun.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim benim,Allah senin kalbine huzur versin, aşağını sabit kılsın, amelini ihlâslı kılsın. Sana dualar eder, sabırlar dilerim. Sen, önce kendini kurtaramaya bak; her şeyin en güzelini, imanın en üstününü yakalamaya bak. Gücün yettiği kadar da kardeşlerine tesir etmeye çalış. Sen gayret et, olmazsa sana zararı yoktur. Sen yine sevabını kazanırsın. Tartışıp düşman edinme kendine. Sabırlı ol, istikrarlı ol. Seni Allah'a emanet ederim.
amel konusundaki diğer fetvalar
Dinimizi kendilerinden aldığımız Ashab-ı Kiramdan, dinimizin ayrıntılarını öğrendiğimiz fukahadan böyle bir şey bilmiyorum.
Yaptığımız salih işlerin/ibadetlerin kabul olup olmamasını belirleyen ana ölçü namaz değil İMANDIR. İmanında sorun olmayan biri hangi ameli yaparsa onun ecrini alır, yapmadığının da azabını hak eder. Doğru olan budur. Şöyle bir ayrıntı zikredebiliriz: Namaz, ağırlık itibariyle bütün ibadetlerden önce gelmektedir. Namaz kılınmıyor ise onun oluşturacağı boşluğu diğer ibadetler dolduramaz denirse buna itiraz edilmez. Neticede bütün bu hesapları Allah Teâlâ yapacaktır. Tek doğruyu da o bilir. Lütfü ile hepimizi salih amellere muvaffak kılsın. Âmin.
Allah Teâlâ eşinize rahmeti ile muamelede bulunsun, onu şehitlerden kılsın. a. Öncelikli olarak eşinizin şehit olarak kabul buyurulması için dua etmeyi unutmayın. Bize göre olması yeterli değildir, Allah neyi nasıl görürse son durum odur. Allah Teâlâ hakiki şehadeti ona da bize de nasip etsin. b. Şehitlerin şefaat edecekleri bilgisi kesin bilgidir. Yalnız bu şefaat onu hak edenler için ve Allah’ın izni ile olacaktır. c. Mü'min, birinin şefaatinden önce salih amellerine güvenmelidir. Allah’ın rızasını kazanacak salih ameller yapmayı önemseyiniz. Şehidin şefaati olursa o da nur üstüne nur olur. d. Allah’ın razı olduğu kullarından olarak ölür de cennete girilirse eşler orada buluşacaklardır biiznillah. Bu beklentiniz basit bir hayal değildir. Allah Teâlâ sizi muradınıza kavuştursun.
Sevgili kardeşim, keşke babanla böyle bir konuyu tartışmasa idin. Hiçbir saç şekli babanın rızasından değerli olamaz. Dediğin gibi sünnet olsa bile saç uzatmak, babanın gönlünü alman farzdır. Cevabımız sana ne olursa olsun bu tartışmayı bitir ve babanın ellerini öp. Peygamber aleyhisselam efendimizin saçlarını omuzlarına kadar uzattığı bilgisi doğrudur. Ama saç uzatmak öğlen namazının sünnetini kılıp ecir kazanmak gibi bir sünnet değildir. Peygamber aleyhisselam: • Saçlarını uzattı. Bazı durumlarda saçı kulak yumuşaklarına kadar uzar, omuzlarına doğru sarkardı. Genel manzarası böyle idi. • Ne uzatana ne kısaltana sevap vaat etmedi. • Saçı olanın saçına bakım yapmasını, dağınık tutmamasını emretti. • Hac ibadeti esnasında saçı ustura ile kesmeyi ise teşvik buyurdu, sevap vaat etti. Bu durum, o günün örfü açısından da bakılması gereken bir durumdur. Hicri 463 yılında vefat eden büyük âlim İbnu Abdilberr, et-Temhid isimli eserinde (İmam Malik’in el-Muvatta’ isimli eserinin şerhidir) bu saç konusunu izah ederken çok güzel bir tespit yapmış. Hem konumuz olan saçı hem mü'min için hayatı anlama ölçülerinden birini izah ediyor. Allah ona rahmet etsin. Senin için onun sözlerini buraya nakledeyim, sen de kendine, ona göre çeki düzen ver. Diyor ki: “Bizim zamanımızda askerlerden başka saç uzatan kalmadı. Onların da uzun ve topuzlu saçları var. Salih kimseler ve ilim adamları ise uzun saçı terk ettiler. Saç askerlerin simgesi durumunda kaldı. Saçı topuz yapmak bugün sefihlerin (düşük tabakanın) işi oldu. “Bir gruba benzeyen onlardandır” denmiştir bize. (…) Sana, bu yeter. Salihlere her durumda uymak gerekir. Saçı uzatmak veya kesmek kıyamet günü bir işe yaramayacak. O gün niyetler ve ameller karşılık bulacak. “Nice saçı tıraşlı, saçı uzundan hayırlı olacak. Ve nice saçı uzun da salih biri olarak dirilecek.”
İnsanın dünyasına ve ahiretine faydası olan her ilim ilimdir. Bu ilimlerin bir noktada a olanı öbür noktada b olanı daha öncelikli olabilir. Temel itikat ve amel bilgisi konuları dışında ilimlere dengeli bir şekilde bakmamız gerekiyor. İtikadınız ve ameliniz için gerekli olan ilimden sonra siz hangisinde ilerlerseniz mübarek bir iş yapmış olursunuz. Yalnız bu sözleri gençlerden çok duyuyoruz ama bir zaman sonra sesleri duyulmaz oluyor. Aman heyecanınızı uzun soluklu tutun.
Sabah namazına kalkamamanız iman eksikliği olarak değil de amel eksikliği olarak anlaşılmalıdır. Kendinizi kalkamamaya inandırmayın, öyle veya böyle kalkacağım diye azimli olun.