Fetva Meclisi
Soru
Hocam, saç konusunda babamla anlaşamıyoruz. Saçlarımı uzatıyorum diye bana hippi diyor, hakaret ediyor, benimle bit dökülür sofraya diye aynı sofraya oturmuyor. Ben de yapma baba saç uzatmak peygamberimizin sünnetidir diyorum. Öyle sünnet olur mu diyor. Sonunda onu razı ettim hoca ne derse kabul edeceğim dedi. Bize ne dersiniz? Sizi çok seviyoruz bilesiniz.
Cevap
Benzer fetvalar
Erkeğin saç uzatması ne sünnettir ne de mekruhtur. Sıradan mubahlardan biridir. Saçın ibadet değeri yoktur. Sadece uzatılırsa nasıl uzatılacağına dair hükümler vardır. Baban çevresindeki batılı kültürün etkisini dikkate alarak bu uyarıyı yapmaktadır ki haksız değildir. Saç ve kıyafet konusunda kültürel benzeşmeye dikkat etmek gerekir. Sen yine de babanın elini öp, duasını al.
Selamünaleyküm. Tespitiniz doğrudur; saç uzatmak da Sünnet'tir. Ancak şu iki şeyi bilmeniz gerekir. Birincisi, sakal emredilmiş bir Sünnet'tir. Saç ise emredilmemiş serbest bırakılmıştır. Takdir edersiniz ki ikisi arasında çok fark vardır. İkinci durum ise, serbest olan bir meselede, kâfirlere benzeme endişesini esas alarak saç kesmeyi tercih eden ulemamız bir taktik savaşı gütmüşlerdir. Allah hepsine rahmet etsin.
Selamünaleyküm. Kâfirler açısından onların itikatlarını ve sosyal kimliklerini simgeleyecek duruma gelen şeylerin bizim açımızdan ihtiyatla ele alınması gerektiği konusu doğrudur. Saç meselesine gelince bunu yer yer uygulayabiliriz bu kurala. Şu anda ise her iki tarafa da uyması zor bir durum vardır. Buna göre de mü'min kişi, kendine göre bir değerlendirme yapabilir. İlke olarak saç konusunda her iki tarafı da olabilir kabul ederiz ama mü'min, çevresine ve genel görüntüye de dikkat ederek uygulama yapmalıdır.
İslam hukukunda emir kipi her zaman farz veya vacip anlamına gelmeyebilir. Âlimler, emir kipini bağlayıcı bir hüküm ifade edip etmediğini, bağlamına ve delillerin geneline bakarak değerlendirir. Sakal bırakmak, vacip kabul edilmiştir. İmam Ebû Hanife ve öğrencileri, bu hadisi emir olarak almışlardır. Bıyıkları kısaltmak da bu çerçevede vacip görülmüştür. Peygamberimiz aleyhisselam şöyle buyurmuştur: “Nalın ile namaz kılınız. Çünkü Yahudiler ve Hristiyanlar ayakkabısız kılarlar.” (Ebû Dâvûd, Salât, 90). Bu hadiste geçen emir, bağlayıcı bir farz veya vaciplik ifade etmez. Âlimler, bu emri Peygamberimizin o dönemdeki Yahudi ve Hristiyanlara muhalefet etme tavsiyesi olarak değerlendirmişlerdir. Bu nedenle nalınla namaz kılmak, mübah bir amel kabul edilir. Peygamber Efendimiz aleyhisselam şöyle buyurmuştur: “Yahudi ve Hristiyanlar saç ve sakallarını boyamazlar. Siz onların aksine hareket edin.” (Buhârî, Enbiyâ, 50). Bu emir de vacip olarak değil, müstehap olarak değerlendirilmiştir. Saç ve sakal boyamak, bir zorunluluk değil, sünnete uygun bir tercih meselesidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Fıtrat on şeydir: Bıyığı kısaltmak, sakalı bırakmak, misvak kullanmak, burun temizliği, tırnak kesmek, parmak boğumlarını yıkamak, koltuk altı tüylerini gidermek, kasık tüylerini temizlemek ve su ile taharetlenmek.” (Müslim, Tahâret, 56). Bu on şeyin tamamı, fıtrat yani insanın yaratılışından gelen temizlik ve güzel davranışlarla ilgilidir. Bıyığı kısaltmak, sakalı bırakmak vaciptir; kasık tüylerini temizlemek, koltuk altı tüylerini almak, tırnakları kesmek sünnettir ama kasıtlı olarak terk etmek haramdır; misvak kullanmak, burun temizliği ve parmak boğumlarını yıkamak sünnettir; su ile taharetlenmekse farz, vacip ve sünnet olmak üzere duruma göre değişmektedir.
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
Güzel bir hedef belirlemişsiniz. Allah sizden razı olsun, sizi gayenize ulaştırsın. Genel olarak zaten farzlara vaciplere dikkat ederek yaşıyoruz elhamdülillah. Bugünkü sıkıntılara karşı bir yenilik ve heyecan oluşturması için şöyle bir özet yapabiliriz: Eve girerken MUHAKKAK besmele ile girelim ki evimiz şeytandan uzak kalsın. Evlerimizde Bakara suresi okunsun. Kur'an okunsun ama özellikle KORUNMA MAKSATLI muhakkak okunsun. Haftada en az bir okunsun. Evimizin bir köşesini namaz yeri olarak belirleyelim. Başka iş için kullanmak gerektiğinde kullanabiliriz ama “burası evimizin mescidi” diye bir yer belirleyelim. Sabahları dört rekât Duha namazı kılalım. Varsa misvak kullanılsın. Yoksa özellikle ağız temizliği yapılsın. Gece teheccüde kalkıp dört rekât nafile namaz kılalım. Bunun vakti imsak vaktinden önceki herhangi bir vakittir. İmsakla beraber bu vakit biter. Peygamber aleyhisselam efendimizin iyi Müslüman olarak ev halkına iyi olanı gösteriyor. Evimizin iyisi olmaya yarışalım. Haftanın iki günü oruçlu olmaya çalışalım. Nimet kullanımında bir nevi zor zaman eğitimi denebilecek pratikler yapalım. Varken bile az yemeğe, yetinmeye destek olacak eğitimler yapalım. Büyükler muhakkak çocuklarla oynasın. Bu bir sünnettir. Evdeki herkes bir iş yapsın. Evin hizmetini görmek herkesin işi olsun. Evin kadınına yüklenilmesin. Babalar evi, tek kişinin konuştuğu bir merkeze dönüştürmesin. Sabırla ve incelikle herkesin sözü dinlensin. Evin kadını, evin cennet kılavuzu olmalıdır. Hayra teşvik etsin, güzel örnek olsun. Sabrını artırsın. Baba da hakeza böyle yapsın. Herkes birbirinin kusurunu örtsün. Affetme yarışına girilsin. Şeytan yıpratmak istedikçe biz sabredelim ve kazanalım. Cenneti kazanalım biiznillah.
amel konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ eşinize rahmeti ile muamelede bulunsun, onu şehitlerden kılsın. a. Öncelikli olarak eşinizin şehit olarak kabul buyurulması için dua etmeyi unutmayın. Bize göre olması yeterli değildir, Allah neyi nasıl görürse son durum odur. Allah Teâlâ hakiki şehadeti ona da bize de nasip etsin. b. Şehitlerin şefaat edecekleri bilgisi kesin bilgidir. Yalnız bu şefaat onu hak edenler için ve Allah’ın izni ile olacaktır. c. Mü'min, birinin şefaatinden önce salih amellerine güvenmelidir. Allah’ın rızasını kazanacak salih ameller yapmayı önemseyiniz. Şehidin şefaati olursa o da nur üstüne nur olur. d. Allah’ın razı olduğu kullarından olarak ölür de cennete girilirse eşler orada buluşacaklardır biiznillah. Bu beklentiniz basit bir hayal değildir. Allah Teâlâ sizi muradınıza kavuştursun.
Yaptığımız salih işlerin/ibadetlerin kabul olup olmamasını belirleyen ana ölçü namaz değil İMANDIR. İmanında sorun olmayan biri hangi ameli yaparsa onun ecrini alır, yapmadığının da azabını hak eder. Doğru olan budur. Şöyle bir ayrıntı zikredebiliriz: Namaz, ağırlık itibariyle bütün ibadetlerden önce gelmektedir. Namaz kılınmıyor ise onun oluşturacağı boşluğu diğer ibadetler dolduramaz denirse buna itiraz edilmez. Neticede bütün bu hesapları Allah Teâlâ yapacaktır. Tek doğruyu da o bilir. Lütfü ile hepimizi salih amellere muvaffak kılsın. Âmin.
Bacı, bunun yardımı senin kendindendir: • İradene sahip olacaksın. • Vaktini boşa geçirmeyeceksin, dolu dolu bir Müslüman olmalısın. • Arkadaş çevrene dikkat edeceksin, arkadaşlarının kimliğinin ortalaması sensin. • Sabrı unutmayacaksın. • Cehennemi aklından çıkarmayacaksın. • Tevbe etmeyi bileceksin ve ertelemeyeceksin. • Çokça zikir yapacaksın. • Kur'an okumanı arttıracaksın. Böylece ciddi olduğunu melekler görecek ve sana destek olacaklar. Allah yardımcın olsun.
Dinimizi kendilerinden aldığımız Ashab-ı Kiramdan, dinimizin ayrıntılarını öğrendiğimiz fukahadan böyle bir şey bilmiyorum.
Selamünaleyküm. Hayır, o amel boşa gitmez ama ikindi namazını terk etmekle ortayı çıkan vebali o senin hayrın kapatmayabilir. Böylece sen çok şey kaybetmiş olursun. Çünkü ikin namazı en büyük farzlardan biridir. Yetim doyurmak veya başka bir ikindi gibi farz olmayan bir hayır iş, onun dengi değildir. Artı/eksi toplamak için bu dünyada var olduğumuzu düşünürseniz ne demek istendiği anlaşılır. Böyle anlayabilirsin.
Allah Teâlâ elinizi, ayağınızı, gözünüz ve dilinizi kaydırmasın. Sizi muhafaza etsin. Nerede olduğunuzdan önce sizin ne olduğunuza bakın. İmanınız ve mü'min kimliğiniz sizinle iken siz Roma kralına danışman bile olabilirsiniz. Oradan da Ashab-ı Kehf gibi cennete gidebilirsiniz. Mekke’de cehenneme gittiği kesin olanlarla doludur. Bunu unutmayınız; nerede önemli ama sen orada nasılsın daha önemlidir. Mesleğine ait dinin hükümlerini temel ilkeleri itibariyle bil. Ana sakıncalı işleri öğren. İlmihal bilgisi denen bilgiyi özümsemiş ol. Mü'min kardeşlerinle bağını güçlü tutmalısın. Bulunduğun konum seni hayattan da hayata yön veren akidende seninle beraber olanlarla beraberliğini güçlü tutacaksın. Şeytanı yüksek bir kayanın üstünde elinde kazma ile bekleme. O, en ince ayrıntılarla ve ummadığın ayrıntılarla karşına çıkacaksın. Ona göre tedbirli ol. İbadetleri ihmal etme. Namaz her yerde ve en önceki sensin. Kur'an okuyacaksın. O, günlük şarjın gibi olsun. Tarikatlardan birine girme belki ama zikrin olsun. Tesbihi tanı. Ailen mübarek bir aile olmalıdır. Eşin sensin sen de eşinsin. Unutma, duan kadar melek vardır yanında!