Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim beş aylık hamile ve dün çocuğun sakat doğacağını öğrendik. Bebekte beyincik gelişmiyor, bel kısmında deri gelişimi yok ve beyin su topluyor. Böyle bir durumda çocuğu aldırmak ne kadar doğrudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sakat çocuğun alınması diye bir şey yoktur. Anneye zarar verecek çocuk alınabilir. Ayrıntılı bir görüş için elinizdeki raporun bize aktarılması gerekir. 'Sakat' deyip aldırmak, olmaz.
Selamünaleyküm. Yüz yirmi günden sonra çocuğa sadece anne için ölümcül bir sorun olursa müdahale edilebilir. Onun dışında müdahale haramdır. Yüz yirmi günden önce ise çocuğun üzerindeki bir neden, 'engelli' kelimesinin daha ilerisinde bir neden olursa müdahale edilebilir ama bu da iyi araştırılması gereken bir durumdur.
Âlimler böyle bir aldırmanın caiz olmadığını söylemektedirler. Siz, hem çok doğurma ecri ile hem de sakat bir çocuk annesi olma ile ödüllendirileceksiniz. Korkmayın, Allah'a güvenin, O'ndan yardım isteyin. Göreceksiniz; zorlanmadan ve mutluluğunu doya doya yaşayarak bebeğinizi büyüteceksiniz. Melekler bile size yardım edecekler. Allah'a emanet olunuz.
Kırk günden sonraki bir müdahalenin caiz olması için tıbben kadının ölümcül bir tehlikede olduğunun tespit edilmesi gerekir. Bu tespit de heyet şeklinde olmalıdır. Ya da heyet kadar tatmin edici bir bilgi olmalıdır. Anne adayının bunu bilmesi durumunda kararı kendisinin vermesi gerekir. İyi düşünüp karar vermesini tavsiye ederim. Allah yardımcısı olsun.
Selamünaleyküm.Anneye zarar vermediği sürece beş aylık bebeğe dokunmak haramdır.
Sürpriz, hesapta olmayan şeye denir. Bebeğiniz ise siz ve sizin ecdadınız yaratılmadan binlerce sene önce Allah'ın kaderinde yazılmıştı. Ona belki bir nüfus kâğıdı henüz yazılmadı ama Levhi Mahfuz'da kayıtları var. Kırk günü geçmiş bir cenine ancak ölümcül bir nedenle müdahale edilebilir. Kırk güne kadar da yine ağır sebeplerle bu müdahale yapılabilir. Siz, kendi mutluluğunuzu, cennet umudunuzu baltalıyorsunuz. Tevbe edin, sıhhat ve afiyet üzere çocuk büyütmeyi size nasip etmesi için Allah'a sığının.
anne konusundaki diğer fetvalar
Bu anlattığınız bir nebze normaldir; anne olan bir kadını bir derste bebeğinin yanında talebe gibi kabul edemeyiz. Mümkün olan daha iyisini yapabilmek için de şunu tavsiye edebiliriz size: Gruptaki arkadaşlarınızla bu durumu değerlendirmek için özel bir toplantı yapın. O toplantı gününde de ders yapmayın. O gün bakın, düzeltmek için bazı kararlar alabilecek misiniz? Belki de bazı arkadaşlarınız siz abartıyorsunuz, bu normaldir derler… Düzeltmek için yeni kararlar alalım denirse o zaman şunları yapın: Dersler muhakkak bir saat ile sınırlı olsun. Hadis yarım kalsa bile vakti uzatmayın, bir dahaki derste tamamlayın. Duruma göre kırk dakikaya kadar da indirebilirsiniz. Derste muhabbet olmasının ana nedeni konuların tam anlaşılamıyor olmasıdır. Anlamadıkları için de başka muhabbetler daha tatlı gelmektedir. Şerhlerini okuyarak hadisleri anlamaya çalışın. Biriniz önceden güzelce çalışsın. Onunla alakalı hazır yapılmış şerhleri önceden izleyin. Ders gününüzde nöbetleşerek biriniz çocuklara dadılık yapsın. Derse defterle gelmeyi tavsiye edin. Herkes yapabildiği kadar not tutsun. Bu bir ciddiyet getirir. Zaman zaman derse, o halkadan olmayan birini getirin dersi o yapsın. Bu bir kan tazelemesi gibi olur. Arkadaşlarınız böylesi daha iyi biz okulda talebe değiliz diyorlarsa/derlerse o zaman bu ders halkasını siz Riyâzu’s Salihin dersi olarak kabul etmeyin, başka bir ders oluşturun. Buna da bacılarınızla muhabbet için gidersiniz.
Cami yaptırmak en büyük sevap yollarından biridir. Evladının ebeveyni veya birisinin hayrı için cami yaptırması da evladın yapabileceği en büyük hasenattandır. Allah Teâlâ niyetinizi kabul buyursun. Annenize de rahmetler indirsin. Âmîn. Camiler Allah’ındır, ona izafe edilirler yani onun olarak anılırlar. Buna rağmen “filanca camii” denmesinde de sakınca yoktur. Kadın veya erkek bir Müslüman adına cami yapılabilir. İslam’ın ilk günlerinden itibaren Müslümanlar camilerine bu eksende isimler vermişlerdir. Böyle bir isim verilebilir, bir levhaya yazılıp uygun bir yere de konabilir. Şüphesiz ihlas yapılan ibadetin kabul edilmesinde en büyük şarttır. Sizin isim vermeniz ihlasınızı azaltıyorsa annenizin ismini vermekten kaçınırsınız. Öyle olmuyorsa varsın annenizin adı her namazda zikredilebileceği bir görünürlükte olsun.
Başlığı “evlenilebilecek/evlenilemeyecek” olarak koyduğumuzda kadın üzerinden yol alabiliriz. Hangi kadınlarla evlenilemez anlaşıldığında kadın penceresinden de evlenilemez erkek anlaşılmış olur. Şu kadınlarla evlenilemez: Kişinin babasının hanımı. Boşanmış olsun veya babası ölmüş olsun durum aynıdır. Çünkü baba hanımı anne konumundadır. Anne ve nineler. Kızı. Kızının veya oğlunun kızı. Ne kadar aşağı inerse insin yasak devam eder. Kız kardeş. Öz kız kardeş, baba bir veya anne bir kardeş aynıdır. Hala. Babanın öz kız kardeşi veya baba bir ya da anne bir kardeşi aynıdır. Teyze. Annenin öz kardeşi veya baba bir ya da anne bir kardeşi aynıdır. Erkek kardeşin kızları. Kız kardeşin kızları. Süt emme yoluyla oluşan anne, kız kardeşler… Nikâhlandığı kadının annesi. Nikâhlandığı kadının başkasından doğurduğu kızı. Oğlunun karısı. Birincisi ile nikâhlı iken onun kız kardeşi ile aynı anda ikinci kadın olarak evlenme. Bir erkekle evli bir kadın. Müşrik kadın. (Hıristiyanlık veya Yahudilikten birinde bile olmayan dinsiz kadın). Tevbe etmemiş zinakâr erkek veya kadın. Müslüman bir kadının Müslüman olmayan bir erkekle evlenmesi.
Muhakkak doktora görün. Bu daha çok doktorluk bir durum.
Şöyle olacak güzel kardeşim: Bu iş için yılları değil ömrünü vereceksin ve sonuç için ahireti belirleyeceksin. Şu kadar yıl uğraşmak yetmez. Bir ömürdür bu işin çalışma dilimi. Önce sen. Önce sen. Önce sen. Sonra eşin. Daha sonra çocukların. Sen, sen olacaksın ki bereketin ile sonuç gelsin. Şeytan seni eşin ve çocuklarınla oyalarken seni sana eritmesin. İki kulak iki göz çoktur. Bir kulağın, bir gözün olsun. Bir dilin olduğu gibi. Sabrettiğin kadar başarılısın. Allah için sabredebilenler Allah için bir iş yaptığını söyleyebilirler. İbadetle rahatlamadıkça çıldırmaktan başka çare bulamazsın. Sinirlendikçe bir sayfa Kur'an okuduğun gün huzur bulursun. Yorulunca, bıkınca iki rekât namaz kıldığın zaman dertler sana ağır gelmez. İman ettiğin peygamberlere bak; hangisi mükemmel keyifli bir aile sahibi oldu da sen olacaksın? Unutmak yok; burası cennet değildir. Cennete gidilebilecek yerdir buralar. Anlaşıldı mı?
Bu belirttiğin kıyafetler senin de dediğin gibi Peygamber aleyhisselamın SÜNNETİ ise aynı Peygamber aleyhisselam sana annene itaati FARZ demişti. Bu şekilde annen ile sürtüşerek gençliğini ve zevklerini tatmin edersin ama Rabbinin rızasını elde edemezsin. Annen sana haram olan bir şeyi emretmedikçe sen ona itaat edeceksin. Eğer din için yapıyorsan kural budur. Macera arıyorsan onu sen bilirsin.