Fetva Meclisi
Soru
Bir malı peşin satın alıp 6 ay veya 1 yıl sureyle piyasadaki kira bedeli üzerinden kiraya vermek ve bu süre dolunca malın satın alındığı aynı değerden kiraya verilen kişiye satmak şartıyla bir anlaşma yapılabilir mi? Eğer bu anlaşma sahih oluyorsa bunun faizden farkı nedir açıklar mısınız? Çünkü mal sahibi paranın değerinin düşmesi dışında herhangi bir riske girmiyor, bu risk zaten faizde de var. Kira süresince mala bir şey olursa kiracı zararı karşılamak durumunda. Eğer bu anlaşma fasit bir anlaşma ise, kira bedeli sonunda malın satın alındığı değerden bir miktar daha düşüğüne kiralayan kişiye satılması şeklinde değiştirilirse anlaşma sahih olur mu? Somut örnek: Bugün 50 bin TL'ye aldığım arabayı 6 ay boyunca birine aylık bin TL'den kiraya vermek ve 6 ay sonunda yine 50 bin TL'ye satmak üzere anlaşma yapmak doğru olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Fukahaya göre akdin aslî unsurlarının dışında ayrıca sıhhat şartları da vardır. Malın fiyatının ve niteliğinin belli olması, vadeli satışta sürenin belirtilmesi, örfe uymayan veya akdin muktezası olmayan ilave şartların koşulmaması ve faiz içermemesi gibi hususlar bu şartlar arasında sayılır. Hanefilere göre söz konusu sıhhat şartlarından birinin eksikliği de akdi fasit hale getirir. Bu tür eksikliklerin giderilmesi durumunda ise akit sahih hale dönüşür (Merğînânî, el-Hidâye, V, 9; Mevsılî, el-İhtiyâr, II, 59). Fesat sebeplerinin giderilememesi durumunda ise müşteri satın aldığı malı teslim almakla ona malik olsa da, söz konusu akdin feshi gerekir. Ancak müşteri bu malda satış, hibe, tüketim gibi herhangi bir tasarrufta bulunursa, artık taraflar bu akdi feshedemezler. Dolayısıyla akit esnasında konuşulan bedel yerine mal mislî ise mislinin, değilse kıymetinin ödenmesi gerekir (Mevsılî, el-İhtiyâr, II, 50-51; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, VI, 367-368). Diğer mezheplere göre ise, malda veya fiyattaki belirsizlik giderilemeyecekse akit batıl olur ve hüküm ifade etmez. Ancak mal telef olmuşsa bedelinin ödenmesi gerekir. (Desûkî, Hâşiye, III, 15-16; Şirbînî, Muğni’l-Muhtâc, II, 16-23, 126).
Selamünaleyküm. Devletin narh koymadığı yani 'Şu ürün şundan fazlaya satılamaz.' demediği ürünlerin ticaretinde kâr sınırlaması yoktur. Hile yapılmadıkça kazanç serbesttir. Faiz, arada bir alışveriş olmadan para üzerinden para kazanmaktır. En yaygın bilinen şekli ile faiz budur. Asla böyle bir bölümü tercih etmemenizi tavsiye ederiz.
Faiz ebediyyen haramdır ama kullanılmasına ruhsat verilebilecek zaruretler olabilir. Bu zaruretin niteliği ve niceliği ise kişiye özel olarak incelenmelidir. Verdiğiniz örnekte misal faizden önceki alanlar çok çabuk tüketilmiş gibi durmaktadır.
Bir sözleşmeyi hem satış hem kiralama şeklinde yapmanın caiz olmayacağını belirtmek için söylenmiş bir sözdür bu ama konu sizin anlattığınız kadar değildir. Şöyle izah edebiliriz: “Evimi sana şu kadar aylıkla kiralıyorum ve arabamı da sana şu fiyata sattım” şeklinde bir sözleşme caizdir. Bu sözleşmede iki ayrı iş (satış ve kiralama) aynı anda yapılmaktadır ama birbirine bağlantılı bir durum değildir. Cumhur fukaha bunu caiz görmüştür. Söz konusu bu iki ayrı alandan biri diğerini etkileyecek bir durum söz konusu olursa (mesela biri diğerinin ücreti yerine sayılacak gibi) o takdirde bir sözleşmede hem kira hem satış olmaz deriz.
Selamünaleyküm. Faiz, parayı zaman karşılığı daha yükseğine satmaktır. Buna tam olarak tercümesi KREDİ kavramıdır. Beş alıp belli bir zaman sonra altı ödemek budur. Taksitle satış ise böyle değildir. Peşin beş olan şeyin taksitle altı olması sakıncalı değildir. Satış esnasında anlaşılan rakam altıdır. O da faiz değildir. Ancak taksit vakti geldiğinde ödeme geciktiği için ikinci bir ilave fiyat getirilmesi mesela altının, altı buçuk yapılması faizdir. Aradaki yarım rakamı faiz hükmündedir, ticaretin bütününü kirletmiştir. Araba meselesinde ise durum şöyledir: Gerçekten belli bir rakama kadar fark almıyor olabilir. Bu da peşin de versen fiyat aynıdır demesi ile ortaya çıkar. Bu durumda faiz yoktur. Yalnız bir bankanın aslı faizli ise yani faizli iş için çalışıyorsa o bankanın faizli olmayan başka bir işi de bizim ona destek olmamamız bakımından kaçınmamız gereken bir iş olur. Bunu bilmeliyiz. Faizli olmayan bankalarla iş görmeye çalışalım.
Pazarlık yapılırken taksitle ve daha yüksek fiyata geri alma şartı konması durumunda o alışveriş caiz olmaz. Bunun bir benzeri olan taksitle satıp peşin fiyatı ile aynı kişiye satmak da caiz değildir. Her iki durumda da faize kılıf uydurmak vardır.