Fetva Meclisi
Soru
Hayırlı günler. Benim sorularım ticaret ve faiz üzerine olacaktı. Ticarette serbest piyasa koşullarında hile olmadığı sürece karda bir sınır olmadığı yazılmış. Piyasa da oluşmuş belli bir fiyat olduğunu biliyoruz. Bu fiyatın çok da üstünde satmak ne kadar uygun olur? Birde bazı piyasalarda tekel oluştuğunu biliyoruz. Eğer tüketicinin alternatifi yoksa fiyatta bir sınırlama var mıdır? Aşırı kar diye bir şey var olabilir mi? Bir piyasa tekele doğru kaydığında serbest piyasa özelliğinden ne kadar çıkar? Faiz konusundaki sorularım: Faizin tam olarak İslami açıdan açıklaması nedir? Bankalardaki faiz alımını paranın ticareti olarak kabul edebilir miyiz? İktisat bölümünde okuyorum bankacılıkta seçebileceğim meslekler arasında vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
Cevap
Benzer fetvalar
Paranın kâğıt üzerinden alınıp verilmesinin her bir işlemi fıkıh açısından bir tereddüt olarak görülebilir. Bir ticaret konusunun, aynı anda iki akdi içermesi caizlik sınırlarını zorlar. Bu nedenle sözünü ettiğiniz birinci şık için gönül rahatlığı ile evet demek mümkün değildir. İkinci bölüm ise Hanefi fukahası arasında caiz görülen bir ticaret çeşididir. Ama prensibi tekrar hatırlatmak istiyorum: Bir akit iki tür anlaşmayı ihtiva ettiğinde ya da para bir dosyadan öbür dosyaya geçirilerek sürdürülen ticaretle kazanıldığında tereddüt gitmez. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Faiz, parayı zaman karşılığı daha yükseğine satmaktır. Buna tam olarak tercümesi KREDİ kavramıdır. Beş alıp belli bir zaman sonra altı ödemek budur. Taksitle satış ise böyle değildir. Peşin beş olan şeyin taksitle altı olması sakıncalı değildir. Satış esnasında anlaşılan rakam altıdır. O da faiz değildir. Ancak taksit vakti geldiğinde ödeme geciktiği için ikinci bir ilave fiyat getirilmesi mesela altının, altı buçuk yapılması faizdir. Aradaki yarım rakamı faiz hükmündedir, ticaretin bütününü kirletmiştir. Araba meselesinde ise durum şöyledir: Gerçekten belli bir rakama kadar fark almıyor olabilir. Bu da peşin de versen fiyat aynıdır demesi ile ortaya çıkar. Bu durumda faiz yoktur. Yalnız bir bankanın aslı faizli ise yani faizli iş için çalışıyorsa o bankanın faizli olmayan başka bir işi de bizim ona destek olmamamız bakımından kaçınmamız gereken bir iş olur. Bunu bilmeliyiz. Faizli olmayan bankalarla iş görmeye çalışalım.
Selamünaleyküm. Faiz, masa üzerinden kazanmaktır. Ticaret ise bir mal üzerinden kazanmaktır. Eşinizin altını değer kazandığında onu kârlı bir şekilde satabilirsiniz. Bu bir ticarettir. Malınız değer kazanmış ve siz de satmışsınızdır. Zarar etse idi zararına satacaktınız. Faizde ise her durumda kâr vardır.
Bir alım satımın caiz olması için gerekli şartlardan biri de, satılan şeyin fiyatının belli olmasıdır. Satımı yapıp ödemeyi ileride belirleme anlamındaki satışlar caiz değildir. Böyle bir işlem faiz değildir. Ticarette yasak olan sadece faiz değildir. Buradaki sakınca belli olmayan fiyatın ileride sıkıntı oluşturmasındandır.
Bu şekilde düşündüğünüz için kendinizi kınayın. Faizin ekmek peynir gibi yendiği bir dönemde Allah sizi koruduğu için özellikle hamd etmeniz gerekir. Kazanma ve kaybetmeyi de maddi değerler üzerinden ölçmeyin. Kendinizi kazanan bir kimse olarak görün; kaybeden değil. Aç kalsanız da ölmedikten sonra faize yanaşmayın. Allah hayat sahanıza mutlaka bereket verecektir. Faizin olmadığı yerde bereket vardır. Bunu bazen fark eder bazen de fark edemezsiniz. Yanında faiz kelimesinin olduğu hiçbir işe tenezzül etmeyin. Allah'ın sizi faize karşı direnişinizi görmek istediğini unutmayın. Kur'an'da geçen Cumartesi halkını tekrar okumanızı tavsiye ederim. Allah yardımcınız olsun. https://www.youtube.com/watch?v=9ZrqlxsaCHA&t=0s
Selamünaleyküm. 'Yüzde yüz caiz değildir' şeklinde bir sözümüz yoktur. Herhâlde bir karışıklık olmuştur. Şunu söyleyebiliriz: Ticaret gibi tertemiz bir kazançtır diyemeyiz. Haramdır diyecek kadar da bilgimiz yoktur onlar hakkında. Ortada bir tereddüt vardır. Bu tereddüt, ana sütü gibi dememizi engelliyor. Dikkat ederek çalışmak zorundaysak çalışabiliriz. Dediğimiz budur. Bankayı zengin etmenin de gereği yoktur. Bu kurumlara yüklü para yatıranlar, verilen kârları almalıdırlar. Alınan kârlar, ona muhtaç olmayanın bir vakfa aktarması uygun olan bir paradır diye tanımlayabiliriz o parayı.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunlar gereksiz endişeler olabilir. Asıl dikkat etmeniz gereken husus, bir erkeği cinsellik ve kişilik olarak idare edip edemeyeceğiniz olmalıdır. Kararınızı da ona göre verirsiniz.
Selamünaleyküm. Eğer kişinin özel bir durumu varsa ona göre hareket eder; diz ağrısı olması gibi bir durumda serbesttir. Bunun dışında diz, el sırasına riayet ederiz. Kalkarken de aksi yapılır.
Selamünaleyküm. Halk arasındaki ‘üç aylar’ olarak bilinen anlayışın sahabe hayatında karşılığı yoktur. Recep ve şaban aylarının saygınlığı, Ramazan ayının azameti vardır. Recep ve şaban ayları, Ramazan ayına hazırlık ayları olarak değerlendirilmelidir. Üç aylar veya başka bir zaman dilimi, hangisi olursa olsun mümin, Allah korkusu ile yaşamalıdır. Şu zamana bu zamana daraltılan din anlayışı, asıl sorumluluktan kaçışa ve tembelliğe zemin oluşturur.
Selamünaleyküm. Bayanın çok dikkat çekme durumu gibi özel bir fitne olmadıkça yüzün örtülmesi şart değildir.
Selamünaleyküm. Namazı kaçırmaktansa oturarak kılmak daha evladır.
Selamünaleyküm. Şampuanlarda haram bir nesne var diyorlarsa ve bunu zanla değil de belge ile ispat ediyorlarsa öyledir, kullanılamaz.