Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim eşim memur ve Memur-Sen’li. Memur-Sen eşim işin kargo indirim hakkı tanıyor. Ben yetimler için kazak satışı yapmak istiyorum. Hiç bir kâr amacı gözetmeden yapılan bu satış için kargo uygun olsun diye eşimin bu hakkını kullanabilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Şeffaf ve meri kurallara uygun ise alabilir.
Aldığınız tahmin ettiğiniz kadar bir parayı bir fakire verin. İstiğfar edin yeter.
Kızın kazancında babanın direkt bir hakkı olmaz. Babasına birazını veya tamamını ikram eder o ayrı bir meseledir, öylesi mümkündür.
Selamünaleyküm. Kadının hakkı nafakası yani erkeğin ona harcamak zorunda olduğu miktardır. Gerisinde kadının bir söz hakkı olması mümkün değildir.
Eşinizin helal yolla kazandığı para ile ev geçindirmenizde bir sakınca olmaz. Eşiniz size itiraz ederse o zaman bunları düşünürsünüz. Yeni bir iş ayarlamadan da eski işinizi bozmayın.
Edebinizle muhatap olun. İşinizi düzgün yapın. Kazancınızda bir haramlık olmaz.
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Kadının yüzünü de örtmesi bir Arap Kültürü değildir. Kadının yüzünü örtmesi dinimizin çizdiği çizgilerin içinde kalan bir uygulamadır. Bunu böyle bilmeliyiz. Bu konuda genel olarak şu noktaları tespit edebiliriz: Resmi bir işlem anında, alışveriş anında ona yabancılar açısından kadının yüzünün görülmesinde sakınca görülmemiştir. Yüz ve eller dışında kadının bedeninin tamamı avret hükmündedir. Kadının yüzünü örtmesinin müstehap yani daha iyi olacağı konusunda bütün âlimler söz birliği etmişlerdir. Kadının bulunduğu ortam açısından bir fitne yani kadının iffetine göz dikme gibi bir risk varsa kadının yüzünü açmasının haram olduğu, böyle bir riskin olmadığı ortamlarda ise kadının yüzünü açmasının caiz olduğunu tespit edebiliriz. Yaşlı nine durumundaki kadınlar için bu kuralın biraz daha esnek tutulabileceği de söylenmiştir. Zamanımızda kadının genelde tesettürüne ve özelde de yüzünü örtmesine karşı dikkat çekme, takip edilme, itham edilme gibi sakıncalar oluşabilir. Bu da her bayanın kendi özel durumuna bakarak karar verebileceği bir ruhsat durumunu oluşturmasını zorunlu kılmaktadır.
Kâfir kâfirdir. Şu kâfir bu kâfir diye biz ayırıyoruz, Allah ayırmıyor. Onların hiçbirini Allah sevmiyor, biz de ona göre davranırız. Genel anlayışımız budur. İhtiyaçlarımızı gidermeye gelince, seçebildiğimiz kadar seçeriz. Bizdeki kâfirler veya uzaktakiler gibi ayrımlar yapmayız. Keyfilikten uzak dururuz. Göz göre göre aldanmayız. Yapabileceğimiz bu kadardır. Allah yardımcımız olsun.
Bu durum babanızla aranızdaki bağlantı ve anlayış durumuna bağlıdır. Babanız için böyle bir şey hesabı sorulmayacak bir durumsa sakıncası olmaz. Kuruşuna kadar hesap soran bir babadan izin almak gerekir. Yine de siz, size olan itimadı sarsmayacak olanı tercih edin.
Günü gelmiş borcun ödemesinin geciktirilmesine karşı konan fark faizdir, haramdır. Bir meta satılırken peşin ödemeye mesela “on” fiyat verilirken iki ay sonra ödeme yapılmasına karşı “on bir” fiyat verilmesi ise taksitle satıştır, bu caizdir. İki durum arasındaki fark şudur: Birinde geciken borç durumundaki paraya fark getirilmektedir. Diğerinde ise satışı yapılacak metaın kendisine gecikecek tahsilattan ötürü fiyat farkı konmaktadır.
Ne yazık ki böyle bir inceleme yapmamız durumunda ticaretten elimizi çekmemiz gerekebilir. İnşaallah bunda bir sıkıntı yoktur diye düşünürüz.
Küçük çocukla kastımız mümeyyiz olmayan çocuktur. Bu da sekiz yaş altı çocuklar için kullanılabilir. Çocuğun velisi (veya tezgâh sahibi) izin veriyorsa ve satın alınan şey değerli tutulan bir şey değilse (mesela bir telefon değilse) çocuktan alışveriş yapılabilir.