Fetva Meclisi
Soru
Babam eve pazar alışverişi yapmam için belirli bir miktar para veriyor. Ben ev için gereken şeyleri alıp artan parayı kendime ayırıyorum ya da sokaktaki hayvanlara mama alıyorum, dinen bir sakınca var mıdır? Babama böyle bir durumda haber vermem veya izin almam gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Dinimiz, insanların malını korunaklı bir mevkide tutmaktadır; kimse kimsenin malından alamaz. Genel kural böyledir. Bunun tek istisnası babanın evladının malından almasıdır. O da sınırsız bir alma değildir. Baba muhtaç ise evladı da ona vermiyorsa alabilir. Bu alma evladını zora sokacak şekilde olursa caiz olmaz. Bir çocuğundan alıp diğer çocuğuna verirse yine caiz olmaz. Siz eğer babanız sebebiyle mesela evinizi geçindiremez duruma düşüyorsanız babanızın da aslında aciliyeti yoksa vermeyebilirsiniz. Beddua etmesinin anlamı yoktur. Bunun haricinde, sabredin ve kazanın.
Baba da olsa Müslüman’ın malından izinsiz alınamaz. Siz kendi çocuklarınızı geçindirdikten sonra babanız için harcamaya yetecek malınız kalmıyorsa babanızın size mal vermesi gerekir. Vermiyorsa onun masraflarına harcayacak kadar malından alabilir ve ona harcayabilirsiniz. Haddi aşmadığınız sürece bundan bir vebal oluşmaz.
Babanızın gidişatından sorumlu değilsiniz siz. Yapabileceğiniz ikazı yaptınız ve bir kız çocuğu olarak onunla aynı evde yaşamak durumundasınız. Babanızın şarkı söyleyerek kazanacağı para ticaret yaparak kazanacağı para gibi helal olmaz ama bundan siz sorumlu değilsiniz. Siz fırsat buldukça ikazınızı tatlı bir dille yaparsınız, o kadar.
O evde, haram karışımı vardır. Karışım oranı kadar da sorumluluk vardı. Bu da babanızın sorumluluğu idi. Size direkt o evin haram olduğunu söyleyemeyiz. Yapabilirseniz faiz oranı kadar parayı çıkarıp bir kuruma verirseniz kalbiniz rahat eder.
Selamünaleyküm. Babanızın size harçlık vermesi sizin en tabii ve helal rızkınızdır. Alın, çalışma yerine de derslerinizi ilerletin. Daha fazla abartırsanız şeytana destek olursunuz.
Sizin paranız üzerinde eşinizin hiçbir tasarruf hakkı yoktur. Dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz. İsterseniz eşinize haber verirsiniz isterseniz haber vermezsiniz. Rahat olun. Bu durumu gerekli görüyorsanız eşinizle paylaşın ama eşiniz bunu sorun edecekse hiç söylemeyin.
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Kâfir kâfirdir. Şu kâfir bu kâfir diye biz ayırıyoruz, Allah ayırmıyor. Onların hiçbirini Allah sevmiyor, biz de ona göre davranırız. Genel anlayışımız budur. İhtiyaçlarımızı gidermeye gelince, seçebildiğimiz kadar seçeriz. Bizdeki kâfirler veya uzaktakiler gibi ayrımlar yapmayız. Keyfilikten uzak dururuz. Göz göre göre aldanmayız. Yapabileceğimiz bu kadardır. Allah yardımcımız olsun.
Bu hakkı tanıyan firmanın sözleşmesinde bir engel yoksa yapabilirsiniz. Siz de eşiniz de ecir kazanırsınız biiznillah.
Kadının yüzünü de örtmesi bir Arap Kültürü değildir. Kadının yüzünü örtmesi dinimizin çizdiği çizgilerin içinde kalan bir uygulamadır. Bunu böyle bilmeliyiz. Bu konuda genel olarak şu noktaları tespit edebiliriz: Resmi bir işlem anında, alışveriş anında ona yabancılar açısından kadının yüzünün görülmesinde sakınca görülmemiştir. Yüz ve eller dışında kadının bedeninin tamamı avret hükmündedir. Kadının yüzünü örtmesinin müstehap yani daha iyi olacağı konusunda bütün âlimler söz birliği etmişlerdir. Kadının bulunduğu ortam açısından bir fitne yani kadının iffetine göz dikme gibi bir risk varsa kadının yüzünü açmasının haram olduğu, böyle bir riskin olmadığı ortamlarda ise kadının yüzünü açmasının caiz olduğunu tespit edebiliriz. Yaşlı nine durumundaki kadınlar için bu kuralın biraz daha esnek tutulabileceği de söylenmiştir. Zamanımızda kadının genelde tesettürüne ve özelde de yüzünü örtmesine karşı dikkat çekme, takip edilme, itham edilme gibi sakıncalar oluşabilir. Bu da her bayanın kendi özel durumuna bakarak karar verebileceği bir ruhsat durumunu oluşturmasını zorunlu kılmaktadır.
Ne yazık ki böyle bir inceleme yapmamız durumunda ticaretten elimizi çekmemiz gerekebilir. İnşaallah bunda bir sıkıntı yoktur diye düşünürüz.
Günü gelmiş borcun ödemesinin geciktirilmesine karşı konan fark faizdir, haramdır. Bir meta satılırken peşin ödemeye mesela “on” fiyat verilirken iki ay sonra ödeme yapılmasına karşı “on bir” fiyat verilmesi ise taksitle satıştır, bu caizdir. İki durum arasındaki fark şudur: Birinde geciken borç durumundaki paraya fark getirilmektedir. Diğerinde ise satışı yapılacak metaın kendisine gecikecek tahsilattan ötürü fiyat farkı konmaktadır.
Küçük çocukla kastımız mümeyyiz olmayan çocuktur. Bu da sekiz yaş altı çocuklar için kullanılabilir. Çocuğun velisi (veya tezgâh sahibi) izin veriyorsa ve satın alınan şey değerli tutulan bir şey değilse (mesela bir telefon değilse) çocuktan alışveriş yapılabilir.