Fetva Meclisi
Soru
Hocam şeyh veya evliyalara gidip dua istemek caiz midir? Örneğin, “Allah’ım sen hazreti Veysel Karani hatırına ve hürmetine bana sağlıklı, salih bir evlat nasip et.” demek doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü'min için asıl olan, Allah'ın razı olacağı amelleri yapmasıdır. Haramlardan kaçınmak ve farzları eda etmek en büyük yatırımdır. Dua da ilk sıradaki ibadetlerdendir. Duayı, kişinin kendi Salih amellerine dayandırması evla olandır. Dua eden mü'minin: 'Peygamber aleyhisselamın hürmetine…' şeklindeki duası etrafında tartışma olmuştur. Bunu insanların, asıl yapmaları gereken işlerin yerine oturtmaları ve görevlerini ihmal etmelerine sebep olan bir vesile kılma hatalı bulunmuştur. Netice olarak, ortada ulemanın farklı yorumladığı bir mesele var. Biz bu meselede şöyle bir tatbikat yapabiliriz: Bu şekilde dua eden bir mü'mini şirk ve benzeri ağır ithamlara maruz bırakmak makul değildir. Ortada cinayet yoktur, kasıt yoktur. Böyle dua etmeyi uygun bulmayana da namaz kılmayan biri muamelesi yapmak yanlıştır.
Selamünaleyküm. Bu konuda Tahlil Yayınları arasında çıkan 'Anahtar Cevaplar' isimli kitapta ayrıntı vardır. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Böyle şeyler yerine iradenizi güçlü tutmaya çalışın.
Selamünaleyküm. Dünyada bir insana lütuf edilebilecek en mükemmel nimetlerden birine ulaşmış ve hafız olmuşsunuz, ne mutlu size, tebrik ederim sizi. Allah'tan dilerim Kur'an ehli olarak yaşamayı ve öyle ölmeyi size de bize de nasip etsin. Evet, ilahiyatlar Kur'an hasretinizi giderebileceğiniz yerler değildir. Kız erkek karışıklığından daha ağırı oralarda beyinler de karışıktır. Bu hususta görüşmek üzere İstanbul'a gelebilirseniz yüz yüze daha rahat görüşürüz.
Böyle bir kuruntu ile meşgul olmamanızı tavsiye ederiz. O zaman dua edemeyen şimdi kabirde rahat etmesi için dua eder. Sorun da kalmaz. Kimsenin duası ile kimse kesin iyi olacak değildir. Dua bir insanlık ve merhamet göstergesidir. O zaman yapamayan şimdi yapar.
Sakin ol. Kendi başına gelin güvey olma. Duygularını kontrol altında tut. Duygularını kaybeden aklını, gözünü, kulağını ve basiretini kaybeder. Aranızda duygu birlikteliğinin olması da onunla evleneceğin anlamına gelmez. Dualarını, "Allah'ım bana dünya ve ahirette iyilikle beraber olacağım salih bir eş nasip et!" şeklinde yapmalısın. Hanım olarak vakarını ve izzetini düşürecek tavırlardan sakınmalısın.
dua konusundaki diğer fetvalar
Evet, böyle bir hadis kitaplarımızda vardır ama bu hadis sahih değildir yani bir konuda bağlayıcı nitelikte değildir. Bir çeşit kültürel bilgi niteliğindedir. Evliliğin kaderle olduğu kesindir asla tartışılabilir yönü yoktur. Hayatımızın her alanında olduğu gibi evlilikte de kader yürür. Biz ise kaderi bilmediğimizden kendimiz arar bulur evleniriz. Kaderimize tesadüf edinceye kadar aramamız devam eder. Sonunda geçerli olacak olan kaderimizdir. Biz buna rağmen kendimiz arayıp buluruz. Kaderimiz ne olursa olsun biz, aramak ve gerçekleştirmek zorundayız. Meseleyi böyle anlayabiliriz.
Belirttiğiniz duayı her namazın selamından öncesinde okuyabilirsiniz. Kuşluk namazını da yaklaşık kırk dakika kalana kadar kılabilirsiniz. Allah mübarek etsin.
Bir isteme ve istekte samimi olma meselesidir bu. Herkes cennet ister ama bedeli olmayan bir cennet isterler. Ashab-ı Kiram bedeli olan cenneti istedikleri için o bedel, her ne ise onu ödediler. Yani önce zihinlerde bir istediğini bilme hali oluştu. Belki de onlar ağır bir cahiliye dönemi yaşadıkları için bu ödemeyi anında yaptılar. Biz ezanla müziğin karıştığı bir hayatın içinden geldiğimizden bizim böyle bir ödeme yapmamız zor olabiliyor. Onların bir gün içinde yaptıkları biz bir ömre yaymak zorunda kalabiliyoruz. Sabrederek ve yılmayarak bir ömür bu mücadeleyi yapmaya becerebildiğimizde ise onların yaptığı kendi çapımızda yapmış oluruz biiznillah. Bunun gerçekleşmesi için: Uzun soluklu bir eğitim ve dönüşüm programı yapmak zorundayız. Gerekiyorsa her gün bir harf öğrenerek bir ömür eğitime devam edebilirsek istekte samimiliğimizi ispat etmiş oluruz. Çevre çok önemlidir. Onlar iman ettikleri gün hicret ettiler; sevdiklerinden ve şehirlerinden hicret ettiler. Aynı şey bizim için de geçerlidir. Gerekiyorsa bir sokak öteye ama yerimizden ve zevklerimizden ayrılmaya razı olup hicret edebilmeliyiz. Bizim gibi düşünen bir çevre bulmalıyız, yoksa bulana kadar aramaya devam etmeliyiz. Sayıya, şekle takılmadan "ana gaye Allah’ın rızasıdır" diyerek yola devam edeceğiz. Kaç kişi olduğumuz değil ihlasta ne durumda olduğumuz önemli görülmelidir. İbadet takviyesi olmadan süreklilik sağlayamayız. Farzlardan eksiğimiz olmamalıdır. Nafileleri de yapabildiğimiz kadarı ile önemsemeliyiz. Haramlardan kaçınmayı nefes almak gibi göreceğiz. "Bir haram bir hayat bitirebilir" mantığı ile yol alacağız. Çok ve yoğun dua ile isteğimizde samimiyetimizi ispat etmeye çalışacağız. Allah yardımcımız olsun, işimizi kolay etsin.
Duaya kaldığınız yerden devam ediniz. Baştan almanıza gerek yoktur.
Bahsettiğiniz lafızlarla bir hadis bulamadım. Fakat salavatın faziletiyle ilgili buna delalet eden birçok hadis vardır. Dualarınızın başında ve sonunda salavat getirir ve ortasında da Allah'tan istediklerinizi dile getirirseniz hem salavat getirmiş hem de Allah'a taleplerinizi sunmuş olursunuz.
Kâfir birisinin hidayet bulması için bile dua edilir; edilmelidir de...