Fetva Meclisi
Soru
Hocam sınıf ortamında bazen kızlarla muhabbet geçiyor olabildiğince yüzlerine bakmamaya çalışıyorum ama bu garip karşılanıyor. Niye yüzümüze bakmıyorsun diye sorsalar ne cevap vereyim? Arada kaldım, lütfen yardım edin.
Cevap
Benzer fetvalar
Muhakkak doktor tedavisine gideceksin. Onlar senin için tamam diyene kadar gideceksin.
Bunlar normaldir. Sözlü ve yazılı bir ikrara dönüşmedikçe de zararı yoktur. Daha çok Kur'an okuyarak, zikir yaparak ve bunları gündem yapan arkadaş çevresinden uzaklaşarak bunu aşabilirsiniz.
Ders anlamak için ‘göze bakma’ gerekliliği biraz mübalağa olmuş. Evet, bayanın bir fitne riski oluşmadıkça erkeğe bakması, erkeğin bayana bakması gibi değildir ama sizin dikkatli ve ihtiyatlı olmanız gerekir. Gevşemeyin, gevşetmeyin.
Bu bir takıntı, gıybet bu değildir. İlgilenmeyin geçsin gitsin.
Kendini çıkmazda görme yerine şöyle yap: Günlük yoğunluğunu ikiye katla. Daha çok kitap oku. Yazı yaz. Ders dinle. Araştırma yap. Sılayırahim yap. Nafile namaz kıl. Zikir yap… Bunlar seni belirttiğin hatalardan uzak durmaya sevk edecektir. Böylece de bile bile hatanın etrafında dönmemiş olacaksın.
Onlara verdiğiniz yanıtları azaltın. İlk zamanlar üstünüze gelseler bile sizin tepkinizdeki azlık onları da zamanla size karşı sükûnete zorlayacaktır. Onlarla tartışarak bir yere varamazsınız. Bununla beraber iletişim kitapları okuyup bir ara bir psikoloğa görünmeyi de gündeminize alabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
arkadaşlık konusundaki diğer fetvalar
Bu bir hasettir. Haset ise haramdır. Bilerek ve planlayarak yapmadığın için biiznillah sorumlu olmazsın. Aklına geleni pratiğe dökmedikçe bir sorun yoktur. Bu sorunu gidermek için de, daha yoğun iş yap, daha çok çalış, çok Kur'an oku, zikir yap.
Müslüman izzet sahibidir/olmalıdır. Müslüman olmayan ise Müslüman’ın izzetini yok sayan insandır. Bilhassa kadınların izzeti çok önemlidir. Bu önemi takdir edemeyeceği düşünülerek Müslüman olmayan kadının Müslüman kadına karşı "tam bir Müslüman kadın" gibi olmayacağı söylenmiştir. Bu ince çizgiyi anladıktan sonra yazışma boyutunda bir sakınca yoktur.
Müslüman bir erkek ya da hanım bulunduğu her yerde dinine göre yaşaması gerektiğini bilir. Arkadaşlık ya da dostluk ortamları da buna dâhildir. Beraberinde samimiyet ve rahatlık getiren yatılı olma durumunda ise buna daha çok dikkat edilmelidir. Çünkü insan, resmiyet kalktıkça gevşeyen ve ayarları kaçan bir varlıktır. Bu sebeple yatılı ortamlarda Müslümanca yaşamak için belli başlı hatırlatmalar yapmamızda fayda olacaktır: Herkes misafir olduğu bir yerde bulunduğu bilinci ile hareket etmelidir. Her an o mekândan ayrılacakmış gibi hazır, hep orada kalacakmış gibi olgun olmalıdır. Bu ikisi arasında dengede kalmalıdır. İkinci bir insanın olduğu her yerde kul hakkı söz konusu olacağı için ibadetten önce ahlak prensibi gözetilmelidir. Namaz kılarken ya da Kur’an tilavet ederken bile başkasının hukuku düşünülmelidir. İnsana saygı göstermek, kimseyi rahatsız etmemek kendi menfaatimizden önce gelmelidir. Mahremiyet konusu yatılı ortamların en hassas noktalarındandır. İnsanların özeline vakıf olmamaya gayret etmek, kazara gizli anlara tanık olunduğunda bunu saklamak hatta unutmak, Müslümanlığın gereğidir. Beden teşhiri ve avretin açılması gibi mevzularda gereken ihtimam gösterilmelidir. Ne kadar yakın ve samimi olunsa da şeytanın buradan beslendiği unutulmamalıdır. Abartılı sevgi ya da sınırsız nefret aşırılıktır. Kimse ile ebedi dost ya da düşman olunmamalıdır. Bir gün işin terse döneceği ihtimali hep akılda tutulmalıdır. Arkadaşlar arasında elbette farklı seviyelerde muhabbet oluşur. Herkes aynı olamaz şüphesiz. Fakat beraber yaşanan mekânlarda çevremizdeki her bir kardeşimizle iyi geçinmeye çalışılmalıdır. En azından kötü olmamaya gayret edilmelidir. Zira imanımız, geçinir ve geçinilir olmayı karakter haline getirmeyi öğretir. Bulunulan ortamda kurum yetkilisi isimler varsa onlara karşı tutumlarımız da yine mümin şahsiyetimizi gösterir. Üst pozisyondaki kişilere gerekli saygıyı göstermek ve kurallara uymak da yine kimliğimizle ilgilidir. Bir yerde yatılı olarak kaldığımız müddetçe arkadaşlarımıza örnek bir kişilik olarak kendimizi gösterme mecburiyetimiz de vardır. Çünkü İslam’ın mensubu olarak önce bizde İslam görülmelidir. Zamanla benimsenmiş halimizle o ortamda yapılan hatalara karşı söz söyleme ve yanlışı düzeltme gücümüzün de oluşacağını bilmek gerekir. Sonuç olarak kardeşlerimizi güzel bir dille uyarma ve onlara doğruyu öğretme vazifemiz olduğu da ortaya çıkacaktır. Tabi ki bunu bir öğretmen sıfatıyla değil, aynı seviyedeki kardeş pozisyonu ile yapmak gerekecektir. Bir süre sonra ayrıldığımız yatılı ortamlarda, adımızın kalacağı, kendimizden güzel hatıralarla bahsedileceği kaliteli bir mümin olarak anılmak hedefimiz olmalıdır. Rabbimizden tüm kardeşlerimiz için, mahşer günü sadece takvalı insanların dostluğunun işe yarayacağı şuuruyla arkadaşlık kurabilmeyi niyaz ederiz. Allah’a emanet olun.
Bu düşünceniz gerçeği yansıtmayabilir. Öyle zannediyor olmanız da muhtemeldir. Muhakkak bir psikologla kendinizi konuşun, onun tavsiyelerine uyun. Psikolog size “sen fazlalıksın” şeklinde bir açıklama yaparsa o zaman onun çaresini ararsınız.
Mevcut üniversite/fakülte yapısında talebenin birinci görevi imanını ve iffetini koruyarak oradan mezun olmaktır. İmanı ve iffeti tertemiz oradan mezun olan bir nevi cihat etmiş olur, o bir mücahittir. Dersliklerinden kantinlerine kadar fakülteler ne yazık ki iffet ve iman avcıları ile dolmuş gibidir. Size özellikle tavsiyem, bir şeyler yapmayı ikinci plana atmanız ve size bir şeyler olmasını engellemenizdir. Rabbim yardımcınız olsun. Sizi ümmetime bağışlasın. İmanınızı ve iffetinizi koruyarak vasıflı gençler olmanızı size kolay kılsın. Bu noktadan sonra sizden yardım isteyene yardım edebilirsiniz. Bir kelime söyleyebilirsiniz. Bir kere namaza davet edebilirsiniz. Bir kereliğine de olsa bir haramı işlememesini sağlayabilirsiniz. Bir sure öğretebilirsiniz. Küçük bir grup oluşturup beraber iş yapmanız mümkün olursa onu da deneyin. Bir camide bir sabah namazından sonra toplanın. Samimi ama küçük kararlar alın. Bir hocadan periyodik dersler alın. Bir kitabı beraberce okuyup tahlil edin. Sabredin ve kazanın. Telif hakkı korunmuş kitapların/eserlerin korunmuşluğuna saygılı olmak gerekiyor. Sahiplerinin serbest bıraktığı veya hakkını takip etmediği eserleri kullanabilirsiniz. Allah sizi muhafaza buyursun.
Müslüman’ın sosyal ilişki düzeyinde mü'min olmayanla arkadaşlığında sakınca yoktur. Sakınca ondan etkilenecek düzeydeki beraberliklerdedir. Özellikle batı toplumunda yaşayan mü'minler açısından buna dikkat edilmesi gerekmektedir. Eziklik hissine neden olacak beraberlikler mü'min için tehlikelidir. Bunun ötesinde imanını ve mü'min kimliğini koruyabilen, haramlara düşmeyen arkadaşlık yapabilir.