Fetva Meclisi
Soru
Hocam farklı ülkelerden gayrimüslim bazı arkadaşlarım var. Gayrimüslim bir kadının Müslüman bir kadına namahrem hükmünde olduğunu duydum. Peki, bu konuşma konusunda da geçerli midir? Yani kadın gayrimüslimlerle konuşmak, mesajlaşmak caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Müslüman bir erkek, Müslüman olmayan bir Hıristiyan veya Yahudi ile evlenebilir. Müslüman bir kadın ise Müslüman olmayan bir erkek ile asla evlenemez.
Selamünaleyküm. Bunun yasak olduğunu bildiği hâlde inkâr ederse elbette kâfir olur. Böyle bir hüküm bilmiyor ya da bildiği ve kabul ettiği hâlde boynu bükük kalıyorsa kâfir olmaz ama iyi bir fasıka olur.
Selamünaleyküm. Eğer kadının erkekle bulunması gibi bir durumu kastetmiyorsanız yani kadın kadına durumu ise sorunuz ahlâk ilkelerine riayet etmek şartı ile sakıncası yoktur. Şunu da bilmelisinzi yalnız: Kadın kadına olmak da yüzde yüz serbest olmak değlidir. Diz ile göbek arası hiçbir şekilde ortada bulunmayacak. Buna dikkat edildikten sonra din farkı bir arada olmaya mani değlidir.
Bunun yasak olduğunu bildiği hâlde inkâr ederse elbette kâfir olur. Böyle bir hüküm bilmiyor ya da bildiği ve kabul ettiği hâlde boynu bükük kalıyorsa kâfir olmaz ama iyi bir fasıka olur.
Selamünaleyküm. Dinden çıkmış olmaz. Sürekli bir haram hâliyle yaşamış olur. Nikâhı nikâh olmaz.
Kuzen evli veya bekâr kadın için namahremdir. Namahrem demek, bekâr olmaları durumunda evlenebilecek durumda olmak demektir. Bayramlaşma gibi durumlarda aile şartları bir fitne üretmesin diye uzatmadan, temas etmeden uygun bir kıyafetle bir iki cümle söylenebilir. Daha ötesi olmaz. Eğer kadın gençliği ve benzeri sebeplerle bir fitne şüphesi hissederse bunu da yapmamalıdır.
arkadaşlık konusundaki diğer fetvalar
Bu bir hasettir. Haset ise haramdır. Bilerek ve planlayarak yapmadığın için biiznillah sorumlu olmazsın. Aklına geleni pratiğe dökmedikçe bir sorun yoktur. Bu sorunu gidermek için de, daha yoğun iş yap, daha çok çalış, çok Kur'an oku, zikir yap.
Kendini kandırma! Bir arada olduktan sonra bakmaktan kaçınamazsın. Zorunlu ortamlar dışında bir arada durma ve boş bulunma; oku, yaz, çiz ama boş durma. Kur'an ezberlerini tekrar et. Zikir yap. E mi, güzel yeğenim benim!
Müslüman bir erkek ya da hanım bulunduğu her yerde dinine göre yaşaması gerektiğini bilir. Arkadaşlık ya da dostluk ortamları da buna dâhildir. Beraberinde samimiyet ve rahatlık getiren yatılı olma durumunda ise buna daha çok dikkat edilmelidir. Çünkü insan, resmiyet kalktıkça gevşeyen ve ayarları kaçan bir varlıktır. Bu sebeple yatılı ortamlarda Müslümanca yaşamak için belli başlı hatırlatmalar yapmamızda fayda olacaktır: Herkes misafir olduğu bir yerde bulunduğu bilinci ile hareket etmelidir. Her an o mekândan ayrılacakmış gibi hazır, hep orada kalacakmış gibi olgun olmalıdır. Bu ikisi arasında dengede kalmalıdır. İkinci bir insanın olduğu her yerde kul hakkı söz konusu olacağı için ibadetten önce ahlak prensibi gözetilmelidir. Namaz kılarken ya da Kur’an tilavet ederken bile başkasının hukuku düşünülmelidir. İnsana saygı göstermek, kimseyi rahatsız etmemek kendi menfaatimizden önce gelmelidir. Mahremiyet konusu yatılı ortamların en hassas noktalarındandır. İnsanların özeline vakıf olmamaya gayret etmek, kazara gizli anlara tanık olunduğunda bunu saklamak hatta unutmak, Müslümanlığın gereğidir. Beden teşhiri ve avretin açılması gibi mevzularda gereken ihtimam gösterilmelidir. Ne kadar yakın ve samimi olunsa da şeytanın buradan beslendiği unutulmamalıdır. Abartılı sevgi ya da sınırsız nefret aşırılıktır. Kimse ile ebedi dost ya da düşman olunmamalıdır. Bir gün işin terse döneceği ihtimali hep akılda tutulmalıdır. Arkadaşlar arasında elbette farklı seviyelerde muhabbet oluşur. Herkes aynı olamaz şüphesiz. Fakat beraber yaşanan mekânlarda çevremizdeki her bir kardeşimizle iyi geçinmeye çalışılmalıdır. En azından kötü olmamaya gayret edilmelidir. Zira imanımız, geçinir ve geçinilir olmayı karakter haline getirmeyi öğretir. Bulunulan ortamda kurum yetkilisi isimler varsa onlara karşı tutumlarımız da yine mümin şahsiyetimizi gösterir. Üst pozisyondaki kişilere gerekli saygıyı göstermek ve kurallara uymak da yine kimliğimizle ilgilidir. Bir yerde yatılı olarak kaldığımız müddetçe arkadaşlarımıza örnek bir kişilik olarak kendimizi gösterme mecburiyetimiz de vardır. Çünkü İslam’ın mensubu olarak önce bizde İslam görülmelidir. Zamanla benimsenmiş halimizle o ortamda yapılan hatalara karşı söz söyleme ve yanlışı düzeltme gücümüzün de oluşacağını bilmek gerekir. Sonuç olarak kardeşlerimizi güzel bir dille uyarma ve onlara doğruyu öğretme vazifemiz olduğu da ortaya çıkacaktır. Tabi ki bunu bir öğretmen sıfatıyla değil, aynı seviyedeki kardeş pozisyonu ile yapmak gerekecektir. Bir süre sonra ayrıldığımız yatılı ortamlarda, adımızın kalacağı, kendimizden güzel hatıralarla bahsedileceği kaliteli bir mümin olarak anılmak hedefimiz olmalıdır. Rabbimizden tüm kardeşlerimiz için, mahşer günü sadece takvalı insanların dostluğunun işe yarayacağı şuuruyla arkadaşlık kurabilmeyi niyaz ederiz. Allah’a emanet olun.
Bu düşünceniz gerçeği yansıtmayabilir. Öyle zannediyor olmanız da muhtemeldir. Muhakkak bir psikologla kendinizi konuşun, onun tavsiyelerine uyun. Psikolog size “sen fazlalıksın” şeklinde bir açıklama yaparsa o zaman onun çaresini ararsınız.
Mevcut üniversite/fakülte yapısında talebenin birinci görevi imanını ve iffetini koruyarak oradan mezun olmaktır. İmanı ve iffeti tertemiz oradan mezun olan bir nevi cihat etmiş olur, o bir mücahittir. Dersliklerinden kantinlerine kadar fakülteler ne yazık ki iffet ve iman avcıları ile dolmuş gibidir. Size özellikle tavsiyem, bir şeyler yapmayı ikinci plana atmanız ve size bir şeyler olmasını engellemenizdir. Rabbim yardımcınız olsun. Sizi ümmetime bağışlasın. İmanınızı ve iffetinizi koruyarak vasıflı gençler olmanızı size kolay kılsın. Bu noktadan sonra sizden yardım isteyene yardım edebilirsiniz. Bir kelime söyleyebilirsiniz. Bir kere namaza davet edebilirsiniz. Bir kereliğine de olsa bir haramı işlememesini sağlayabilirsiniz. Bir sure öğretebilirsiniz. Küçük bir grup oluşturup beraber iş yapmanız mümkün olursa onu da deneyin. Bir camide bir sabah namazından sonra toplanın. Samimi ama küçük kararlar alın. Bir hocadan periyodik dersler alın. Bir kitabı beraberce okuyup tahlil edin. Sabredin ve kazanın. Telif hakkı korunmuş kitapların/eserlerin korunmuşluğuna saygılı olmak gerekiyor. Sahiplerinin serbest bıraktığı veya hakkını takip etmediği eserleri kullanabilirsiniz. Allah sizi muhafaza buyursun.
Yanlış anlaşılmalara (töhmet) sebebiyet vermeyecekse, yaşadığınız ve gittiğiniz yer de güvenilir ise sakıncası olmaz. Aksi takdirde akşam vakti ailenizin bilgisi dışında çıkmanızı tavsiye etmem.