Fetva Meclisi
Soru
Hocam hangi ortama girersem gireyim herkes sanki gözümün içine bakıyor. Fazlalık gibi muamele görüyorum. Aklı başında bir insanım. İş yapmazsam her girdiğim ortamda dışlanıyorum, mutlaka paspas olana kadar iş yapmam lazım. Normal insanlar gibi oturabilmek istiyorum ama işyeri öyle misafirlikte öyle bu baskı her yerde var üzerimde. İş yapmazsam da kavga dövüş oluyor. Herkesten sıyrılarak da arkadaşsız mı kalayım? Yalvarırım yol gösterin bana.
Cevap
Benzer fetvalar
Acilen bir psikoloğa gitmelisiniz. Gerekiyorsa uzun süreli ve bir iki psikoloğu deneyin. Bu iş psikologluk bir iştir.
Bir kere şunu bilmelisiniz: Güzellik denen şeyin bir üst sınırı yoktur, kim kime göre ne kadar güzeldir bunu ölçülendiremeyiz aslında. Herkesin beğenisi farklıdır, bu da normaldir. Siz konuya güzeldi değildi penceresinden bakmak yerine “onu beğenmedim” diye bakmaya çalışın. Beğenmediğiniz biri ile de evlenmeyin. Karakter ve diğer beğendiğiniz yönleri o açığı kapatamayabilir. Sizdeki bu beğenmeme bir psikolojik takıntı ise yani kolay kolay kimseyi beğenmiyorsanız o takdirde bir psikologla muhakkak görüşün.
Bile bile huzurunuzu yok etmeniz gibi bir durumdur bu. Kesinlikle yaptığınız neticede sizi eritecektir. Bu bir çocukluktur. Kendinizi zapt edemiyorsanız psikoloğa gidin, muhakkak görünün psikoloğa. Aksi takdirde kendinizi eritiyorsunuz.
Bizden beklenen en üst düzey, iki mü'min kardeş olarak iç içe olabilmektir. Bu durum, sevmeyi ve sevilecek durumda olmayı da ihtiva eder. Her zaman ve mekânda böyle bir seviye yakalanamayabilir. Neticede sevmek bir duygu meselesidir, herkese kolay gelmeyebilir. Asgari düzeyde korunması gereken düzey yani vebale girmenin sınırı ise şudur: Selamı kesme. Hastalığı ile ilgilen. Cenazesi ile ilgilen. Aleyhinde olacak bir iş yapma. Gıybetini yapma. Gerisinde sorumluluk yoktur biiznillah.
Selamünaleyküm. Önce kendinizi koruyun. Sonra da onu bir doktora sevk edin. Kesinlikle önce kendinizi düşünmek zorundasınız. O hastalık bulaşıcıdır. Dikkatli olun.
Bu bir imtihandır. Yarın okul bitecek, hayat da benzer şeyler getirecek önüne. Şimdi de o zaman da ne hayatı salacaksın ne de harama dalacaksın. Titiz, samimi ve ciddi olacaksın. Bakarken işini görmek için bakmak var, zevk alarak bakmak var. Bu dengeyi kurarsın ve rahat edersin. Mümin ol, Mühendis ol, Becerebildiğin kadar tebliğci ol.
arkadaşlık konusundaki diğer fetvalar
Müslüman bir erkek ya da hanım bulunduğu her yerde dinine göre yaşaması gerektiğini bilir. Arkadaşlık ya da dostluk ortamları da buna dâhildir. Beraberinde samimiyet ve rahatlık getiren yatılı olma durumunda ise buna daha çok dikkat edilmelidir. Çünkü insan, resmiyet kalktıkça gevşeyen ve ayarları kaçan bir varlıktır. Bu sebeple yatılı ortamlarda Müslümanca yaşamak için belli başlı hatırlatmalar yapmamızda fayda olacaktır: Herkes misafir olduğu bir yerde bulunduğu bilinci ile hareket etmelidir. Her an o mekândan ayrılacakmış gibi hazır, hep orada kalacakmış gibi olgun olmalıdır. Bu ikisi arasında dengede kalmalıdır. İkinci bir insanın olduğu her yerde kul hakkı söz konusu olacağı için ibadetten önce ahlak prensibi gözetilmelidir. Namaz kılarken ya da Kur’an tilavet ederken bile başkasının hukuku düşünülmelidir. İnsana saygı göstermek, kimseyi rahatsız etmemek kendi menfaatimizden önce gelmelidir. Mahremiyet konusu yatılı ortamların en hassas noktalarındandır. İnsanların özeline vakıf olmamaya gayret etmek, kazara gizli anlara tanık olunduğunda bunu saklamak hatta unutmak, Müslümanlığın gereğidir. Beden teşhiri ve avretin açılması gibi mevzularda gereken ihtimam gösterilmelidir. Ne kadar yakın ve samimi olunsa da şeytanın buradan beslendiği unutulmamalıdır. Abartılı sevgi ya da sınırsız nefret aşırılıktır. Kimse ile ebedi dost ya da düşman olunmamalıdır. Bir gün işin terse döneceği ihtimali hep akılda tutulmalıdır. Arkadaşlar arasında elbette farklı seviyelerde muhabbet oluşur. Herkes aynı olamaz şüphesiz. Fakat beraber yaşanan mekânlarda çevremizdeki her bir kardeşimizle iyi geçinmeye çalışılmalıdır. En azından kötü olmamaya gayret edilmelidir. Zira imanımız, geçinir ve geçinilir olmayı karakter haline getirmeyi öğretir. Bulunulan ortamda kurum yetkilisi isimler varsa onlara karşı tutumlarımız da yine mümin şahsiyetimizi gösterir. Üst pozisyondaki kişilere gerekli saygıyı göstermek ve kurallara uymak da yine kimliğimizle ilgilidir. Bir yerde yatılı olarak kaldığımız müddetçe arkadaşlarımıza örnek bir kişilik olarak kendimizi gösterme mecburiyetimiz de vardır. Çünkü İslam’ın mensubu olarak önce bizde İslam görülmelidir. Zamanla benimsenmiş halimizle o ortamda yapılan hatalara karşı söz söyleme ve yanlışı düzeltme gücümüzün de oluşacağını bilmek gerekir. Sonuç olarak kardeşlerimizi güzel bir dille uyarma ve onlara doğruyu öğretme vazifemiz olduğu da ortaya çıkacaktır. Tabi ki bunu bir öğretmen sıfatıyla değil, aynı seviyedeki kardeş pozisyonu ile yapmak gerekecektir. Bir süre sonra ayrıldığımız yatılı ortamlarda, adımızın kalacağı, kendimizden güzel hatıralarla bahsedileceği kaliteli bir mümin olarak anılmak hedefimiz olmalıdır. Rabbimizden tüm kardeşlerimiz için, mahşer günü sadece takvalı insanların dostluğunun işe yarayacağı şuuruyla arkadaşlık kurabilmeyi niyaz ederiz. Allah’a emanet olun.
Müslüman izzet sahibidir/olmalıdır. Müslüman olmayan ise Müslüman’ın izzetini yok sayan insandır. Bilhassa kadınların izzeti çok önemlidir. Bu önemi takdir edemeyeceği düşünülerek Müslüman olmayan kadının Müslüman kadına karşı "tam bir Müslüman kadın" gibi olmayacağı söylenmiştir. Bu ince çizgiyi anladıktan sonra yazışma boyutunda bir sakınca yoktur.
Bu bir hasettir. Haset ise haramdır. Bilerek ve planlayarak yapmadığın için biiznillah sorumlu olmazsın. Aklına geleni pratiğe dökmedikçe bir sorun yoktur. Bu sorunu gidermek için de, daha yoğun iş yap, daha çok çalış, çok Kur'an oku, zikir yap.
Kendini kandırma! Bir arada olduktan sonra bakmaktan kaçınamazsın. Zorunlu ortamlar dışında bir arada durma ve boş bulunma; oku, yaz, çiz ama boş durma. Kur'an ezberlerini tekrar et. Zikir yap. E mi, güzel yeğenim benim!
Yanlış anlaşılmalara (töhmet) sebebiyet vermeyecekse, yaşadığınız ve gittiğiniz yer de güvenilir ise sakıncası olmaz. Aksi takdirde akşam vakti ailenizin bilgisi dışında çıkmanızı tavsiye etmem.
Gayet açık bir şekilde anlaşıldı ki, cep telefonu hafızasındaki hiçbir şeyin güvenliği yoktur. Paylaşılsın veya paylaşılmasın telefon hafızasına giren şey risktir. Kaldı ki siz onu “güvendiğiniz” biri ile paylaşıyorsunuz. Mü'min basiretli insan olmalıdır. Tehlike gelmeden onu kavrayabilmek gerekir.