Fetva Meclisi
Soru
Bilgisayar mühendisliği 3. sınıfa geçtim hocam. Okul ortamı karışık, kız sayısı çok fazla ve bazı hocalarımız bayan. Normalde onlarla konuşmamaya çalışıyorum ama konuşmam gerektiğinde nasıl konuşmalıyım? Çünkü yüzlerine bakarak konuşsam herkes tesettürlü değil, saçları gözüküyor, yere bakarak konuşsam herkes acayip karşılıyor. Karşı cinsle mecbur kalıp konuşurken nasıl konuşmalıyım? Ayrıca; mümin olmak, iyi bir mühendis olmak ve insanlara tebliğ yapmak arasında sıralamam nasıl olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. O ortama katılmayacaksınız. Sizin gibi iki bayan daha bulup beraber çalışacaksınız.
1- Asla hedefsiz kalmamalıyız. Yarına, bir yıl sonrasına, on yıl sonrasına ait, hayallerden bile oluşsa hedeflerimiz olmalıdır. Bu hedefler davamızla, özel hayatımızla ve mesleğimizle ilgili olmalıdır. 2- Ailenizle bağlantınızı biraz daha sıklaştırın. Daha sık ziyarete gidin. Oradaki arkadaş çevrenizi genişletmeye çalışın. 3- Mesleğinizden farklı kolay kitaplar okumaya çalışın. 4- Uykuyu düzensiz tutmayın. Disiplinli ve 7-8 saat arası bir uykunuz olsun. 5- Yemekte de aynı disiplini sağlamaya çalışın. 6- Yatarken kesinlikle Mülk suresini okuyun. Bildiğiniz dualardan okumaya çalışın. 7- Duygularınızı, düşüncelerinizi yansıtan küçük küçük makaleler yazın, o makaleleri bir arkadaşınıza gönderin, size yorum yapsın. Mesela her gün bir makale yazın. 8- Sıkıldığınız konuları listeleyin, başlık vererek onları konuşun. 9- Evliliğinizle ilgili bir değerlendirme yapın; evlilik vaktiniz gelmiş olabilir. Allah'a emanet olun, sıhhat ve afiyetiniz daim olsun.
Aleykümselam. Güneş olun siz; ışık saçın, ısı saçın. Siz güneş olun; size rağmen üşüyen üşüsün, karanlıkta kalan da kalsın. Siz güneş olun; kendinizi de söndürmeyin.
Selamünaleyküm. Bayanın yeri evi olmalıdır. Mesleğiniz fena bir meslek değil ama sizin muhakkak memur olmanız gerekmez. Mesleğinizde ilerleyin, kapasitenizi artırın, insanlığa sivil alanda faydanız dokunsun. Evlenmeye, anne olmaya hazırlanın. Kalbiniz size doğruyu söylüyor. Kalbinizi zorlamayın.
İmanını güçlendir, Mesleğinde güçlü ol, Sonra da dinini tebliğ et.
Neden, hayat bizim için imtihandır diyoruz? Çünkü imtihanı sadece sabah namazına kalkmak, Ramazan ayında oruç tutmak ve bayan isen tesettür sahibesi olmak diye sınırladığımız zaman imtihanın pek çok alanını baştan kaybetmiş oluyoruz. Hayatı olduğu gibi imtihan olarak görmek zorundayız. Bu görüşü yakalayabilirsek şu sonuçlara ulaşırız, yapacağımız işimiz ve iş plaınımzda belli olur: a-Önce kendimizi korumayı, mü'min kimliğimizle ayakta durmayı hedefimiz bileceğiz. Önce ben ayakta kalmalıyım diyeceğiz. Başkalarının üzerinden hayaller oluşturarak kendimizi ihmal edersek kaybedebiliriz. b-Hayatı imtihan olarak görmemizin en tabii sonuçlarından biri, hayatta ne ile karşılaşıyorsak onu dinimizin ilgi alanında bileceğiz. Dini ne dar kalıplara sıkışmış yapacağız ne de hayallerle yaşanabilir zannedeceğiz. c-Becerip ayakta kalabilen için diğer bütün insanlar bir açıdan muhakkak ilgi alanlarında olacaktır, olmalıdır da. Kimine sözlü, kimine temennili yardımımız olacaktır. Bir başkasına da emretme durumunda olacağız ama herkes bizim için ilgi alanımızda anlamına gelmektedir. En azından dua ettiklerimiz arasında olacaktır. d-Buna rağmen, kalplerin Allah’ın elinde olduğunu bileceğiz. Biz uğraşsak da neticede Allah’ın murat ettiği olacaktır. İşimize bakıp gerisi ile alakadar olmayacağız ki, moralimizi kendi elimizle çökertmeyelim. e-Ve, Allah Teâlâ’nın bizi güçlü tutması için dua edeceğiz. Çok dua edeceğiz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle meçhul bir rakam üzerinden mehir olmaz. İnşaallah boşanma olmaz. Olursa da o zaman denk bir mehir takdiri yapılır. Bunu daha makul bir şey üzerinden yenileyebilirsiniz.
Bu sürekli bir gaz kaçırma veya dışkı, idrar kaçırma sonucu getiriyorsa yani bunu kastediyorsanız bu nedenle namazı bırakamazsınız. Her namaz vakti abdest alıp o kaçağa rağmen namaz kılacaksınız. Siz özür sahibi sayılırsınız öyle bir durumda.
Evet, böyle bir durumu burada masa başında değerlendirmem kolay ama sizin yaşadığınızı takdir etmem zordur. Eğer siz, namazın nasıl bir ibadet olduğunu biliyorsanız oradaki şartları da değerlendirirken vereceğiniz karar inşaallah kurtarıcı olur. Bir kere yoğun bakım hastalarını bırakma gibi bir seçeneğimiz yoktur. Mümkünse tedavi vaktini beş dakika ileri veya geri alıp alamayacağımızı bakalım. Bir arkadaştan yardım isteyip istemeyeceğimizi bakalım. Mescide gitme yerine hemen orada temiz bir çarşaf üzerinde sadece farzı kılma yönteminin yeterli olup olmayacağına bakalım. Sünnetleri kılmasanız da olur ki, toplam dört dakika sürecektir bu. Hiçbir fırsat olmuyorsa Allah'ın mağfiretine sığınırız.
Bu ifadede bir nebze abartı var. Bir acıyı hatırlatmak için yapılmış abartı olabilir bu.
Ona dua edin, kendiniz de istiğfar edin.
Evet, ortada bir fındık israfı vardır. Bu israf bir kurala dayanmaktadır. O kuralın kendi içinde bir mantığı vardır. Kurallar her zaman çıplak gözle izlenebilen gerçeklerle dolu olmayabilirler. Bir milli servet israfına rağmen yöneticiler beş kilo alınmasını istemektedirler. Ayrıntısını incelemek yöneticilerin sorumluluğunda olur. Oradaki çalışanların meri kurallara uymaları gerekir. İsraf görüntüsüne rağmen şüpheli bir mal edinme riskine karşı da atılacak olanları almamalıdırlar. Aldıklarının helal olmayacağını zannederiz.