Fetva Meclisi
Soru
Hocam gelenlerin kendisini hediye getirmek zorunda hissettiği sünnet mevlidi yapmak caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Peygamber aleyhisselamın bize emri, onun ve raşid halifelerinin izinden gitmektir. Önceki ümmetlerin, peygamberlerinin onlara emanet ettiği dininin yerine kendilerinin oluşturduğu icatlara uymaları, ümmet olarak kaldırılmalarının nedeni oldu. Bu ümmet, eski ümmetlerin yaptığını yaparsa yanlış yapmış olur. Yapılması gereken törenler değil Sünnet'e ittiba etmektir. Herkes şöyle bir mazerete sığınmayı tercih etmektedir: Kötü bir zamandayız, insanlar ancak böyle törenleri anlayabilmektedirler. Bu da bir mazerettir. O zaman bu mazeretin karşılığını ne kadar bulabiliyoruz? Bir kere biz, başkalarından önce kendimizi düşünmek zorundayız. Adeta biz, Sünnet'i tam anlamıyla yaşadık da, başkaları anlamakta zorlandılar, bunun üzerine de onlar için taviz vermek durumunda kaldık. Bu doğru değildir. Maalesef gerçek olan, bizim de başkaları gibi asıl yapmamız gerekeni yapmakta ayak sürtmemizdir. Zorumuza gidiyor, kolayı ile teselli buluyoruz. Mevlid kandili kutlamaları, kutlu doğum haftası ve benzerleri, sahih sünnette ve Ashâb-ı Kirâm'ın hayatında görmediğimiz uygulamalardır. Allah sonumuzu hayır etsin. Yapmamız gerekenler varken beğendiklerimizle teselli bulamayız.
Böyle bir ayrıntıya girmeniz gerekmez. Kazalarınızı kılın. Sünnetleri de kılmaya çalışın. Diğer hayırlı işleri de yapmaya çalışın. Bu kadar keskin çizgiler üzerinde olmanız gerekmez. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Gerekmez; sevabı azalır.
Müslüman isek bizim, Sahih bir hadis ile amel etmek veya etmemek gibi bir seçeneğimiz olamaz. Fakat henüz insanlar, o hadisi anlayacak kapasitede değillerse, onları o hadisi anlayacakları eğitimde tutmamız vazifemiz haline gelir.
Selamünaleyküm. Böyle bir Sünnet yoktur. Sünnet gibi yapılırsa bid'attir, yapılması doğru değildir. Bir muhabbet vesilesi olarak, ibadet olduğuna inanmadan yapılırsa hoş görülebilir.
Evet, yatsı namazının ilk sünneti öğlen namazının ilk sünneti gibi sabit değildir. Ama yatsıdan önce sünnet kılınmaz diye de bir kural yoktur. Zaten ilmihal kitaplarımızda o sünnet için GAYR-I MÜEKKED yani daha zayıf bir sünnet diyebileceğimiz ifade kullanılmıştır. Neticede bir sevap toplama yarışında olduğumuza göre böyle bir tartışma gayet yersizdir. Kılan kılsın, kılmayan kılmasın ama birbirimizle uğraşmamızı gerektirecek konu olmamalıdır.
bid'at konusundaki diğer fetvalar
Bir grup müminin bir araya gelerek beraberce Kur'an'ı hatmetmelerinde bid'at olmaz. Bid'at, bunu belli bir kalıpta ve zorunlu gibi görmeleri şeklinde yani yeni bir ibadet tarzı gibi algıladıklarında oluşur. Beraberce okuma, okumayı teşvik etme gibi gerekçelerle yapıldığında mübarek bir iş olur inşaallah.
Böyle bir konu ortaya atıldığında muasır âlimler bunu birkaç anlamsız görüşün dışında reddetmişlerdir. Bunu tam anlamıyla bir bidat olarak görmek gerekir. İbadetlerin böyle eğlence konusu yapılmasını kabul edemeyiz.
Yedi gece Mülk Suresi ve mevlit sadece beşerin oluşturduğu bir tören tarzıdır, Allah'ın ona ne buyuracağını ise bilmiyoruz. Boş değilse de ne işe yaradığı belli olmayan bir iştir demeye mecburuz.
Toplu mevlit veya münacat bizlerin icadıdır. Ne Kur'an'ımızda ne de hadislerde öyle bir şey yoktur.
Müzik ve zikir birleşemez. Sözleri imana zarar veren ilahi olamaz. Tesbih, Kur'an tilaveti gibi ibadet düzeyinde görülen bir ilahi olamaz. O mahza bir bid’at olur. Bir tür dinlendirici, tefekkür ettirici olarak ilahi söylenebilir.
Farz namaz sonrasındaki tesbihat konusunda farklı rivayetler vardır. Sizin belirttiğiniz şeyler arasında yasak olan yoktur. Tertip açısından da yasak düzeyinde bir durum yoktur. Dünya kelamı konuşmadan yapılabilen kadar yapılabilir bu zikirler yeter ki bir hadiste tavsiye edilmiş olsun.