Fetva Meclisi
Soru
Hocam aynı ortamda çalıştığımız bir arkadaşımızın bazı rahatsızlıkları bulunuyor. Gün içerisinde defalarca hapşırdığı oluyor. Bizler de iyi temennide bulunuyoruz her defasında. Gün içerisinde üst üste hapşırdığında sürekli aynı şeyi söylememiz gerekir mi? Yoksa hapşırdığında bir kez temennide bulunmamız yeterli mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Hafız birisi için vakit sorunu olmaz ki? Araç sürerken, çay demlerken, işe giderken, durakta beklerken birkaç cüz okuyabilir hafız. Hafızın ihlâs ve samimiyet sıkıntısı olur; onu gidermelidir.
Hapşırma durumunda sünnet olan şöyledir: Hapşıran, ELHAMDÜLİLLAH der. Onun bu sözünü duyan mü'min de YERHAMUKELLAH der. Hapşıran kişi cevap olarak YEHDİKÜMÜLLAH VE YUSLİHU BALEKÜM der.
Namaz dinin direğidir. Dinimizin direği ne ise o bizim hayat dinamiğimizdir. Namazı hava gibi su gibi görmeliyiz. İş yeri şartlarımız, ev ve çevre seçimimiz, evliliğimiz ve benzeri temel hayat ihtiyaçlarımız namaz eksenli bir seçime göre olmalıdır. Her şeye rağmen iş yeri şartlarında namazı eda etme zorluğu ile karşılaşırsak, namazın sünnetlerini kısabiliriz. Sadece farzları kılarak geçici de olsa bir tedbir üretebiliriz. Mesela öğlen namazı veya ikindi namazı farz olarak kılındığında beş dakikadır. Beş dakikalık bir fırsatı muhakkak yakalarız. Abdestimizi önceden ayarlamamız halinde namaz bir sorun olmayacaktır. Buna rağmen namaz kılınamıyorsa, tenzili rütbe bile olsa farklı bir yere intikal ederek ve hatta rızkımızı başka bir yerden temin etmeye varıncaya kadar alternatiflere başvurmalıyız. Bunun adı namaz; herhangi bir şekilde tavizi asla yoktur. Ancak en ağır memuriyet şartlarında bile namazın sorun olmayacağını düşünüyorum. Siz, kapasitenizi ve samimiyetinizi amirlerinize başka zamanlarda ispatlamanız halinde size beş dakikayı çok görmeyeceklerdir. Şunu da zikretmek gerekiyor: Namazın ve İslam'ın önü açıktır. Merak etmeyin, namazın değil onu terk etmenin sakıncalı olduğu günlerimiz yakındır biiznillah. Allah'a emanet olunuz.
Kızım, muhakkak bir psikoloğa görün. Onun tavsiyelerini uygula. Yine sonuç alınmazsa bize yaz. Allah sana kolaylık versin.
Bir: Ailenizle savaşarak bir iş yapmamayı ilke edinin. Yapacağınızı ikna ederek, zamana yayarak yapmayı bilmelisiniz. Sizin öğretmenliğinizin gereği de budur. İki: Allah Teâlâ'nın size vermediğini anladığınız bir kabiliyet üzerinden öğrenim görmenizin anlamı yoktur. Kabiliyetiniz varsa devam edeceksiniz. Bu konudaki kabiliyeti de duygusallıkla değil bilenle istişare ederek belirleyin. Üç: Ne ve neresi olursa olsun, kendinizi Allah'ın haramlarından bir harama düşecek durumda görürseniz oradan ve o işten çekileceksiniz. Bu üniversite de olsa böyledir. Haram üzerinden gelecek kurulmaz. Üniversitedeki durumunuzu bu açıdan da ele alın. Dört: Hafızlık istemekle değil kabiliyetle elde edilebilir. Yaz aylarına serpiştirilmesi büyük oranda olmayacak bir projeye dönüşür. Bunu da o konudaki ehil biri ile istişare ederek belirleyin. Beş: Bu aradaki ilişkiler ve bağlantılar nedeniyle kendinizi kör bir aşka ve sürüklenerek gideceğiniz bir evliliğe kaptırmamaya bakın. Altı: Bu zor döneminizde yalnız kalmamak için dua etmeyi unutmayın. Yoğun dualarınız olsun. Sabah akşam, namazlardan sonra... Sürekli dua edin.
Evet, böyle bir sorun var ve bu sorun sizin tasvirinizden de öteye bir felakete doğru hızla ilerlemektedir. Bunu ne kadar düzeltebiliriz bilemem ama bu felakette sadece erkeklerin fıtratı üzerinden düşünüp bir çözüm üretemeyeceğimizi zannediyorum. Doğrudur, erkekler arayan ve kovalayan pozisyonundadır ama kadınlar bu cinayetin en azından yarısının sorumluları değil midir? Herkese göre farklı bir cevap verilebilir. Asıl olan Rabbimizin bizi nasıl değerlendireceği olmalıdır. Size şunu tavsiye ederim: Eşiniz üzerinden kendinizi yıpratarak onu da yanlışa sevk edebileceğiniz düşüncelerden uzak durun. Olsa ne yapabilirsiniz ki denecek şeyleri olmamış iken neden irdeliyorsunuz? Bile bile aklına getirmekten başka bir yorumu yoktur bunun. Dua edin. Kendiniz ve eşiniz için dua edin. İyi bir eş olmaya bakın. Bu “iyi bir eş” ifadesini bazı hanım kardeşlerimiz sürekli ikaz eden bir hanım olarak anlıyorlar. Bazıları da sadece kıyafetini ütülü bulundurur ve ağır parfümler kullanırsa iyi bir eş olabileceğini zannediyor. Kesinlikle yanlış tutumlardır bunlar: İyi bir eş, her şeyden önce tatlı dilli, sabırlı olmaktır. Tenkidi ve istekleri bitmeyen bir eş kadın olsun erkek olsun iten bir eştir. İten eş de hayırlı değildir. Kılık kıyafetten konuşma tarzına kadar her şeye dikkat eden bir eş değerlidir. Bu bela asrın belalarından biridir. Belli ki sınavımız da bu olacaktır. Allah Teâlâ hepimizin yardımcısı olsun. Âmîn.
aksırmak konusundaki diğer fetvalar
Bu vazife mü'minlerin birbirleri üzerindeki haklarından biridir. Genel manada bunu farz olarak ansak da bu namaz farzı gibi mesela bir farz değildir. Esasen Sünnet ameller arasında olmakla beraber önemine binaen farz gibi zikredilmektedir.
Selamünaleyküm. İbadet değeri olmayan bir sözdür. Aksıran elhamdülillah demeli. Onu duyan da yerhamukellah demelidir.