Fetva Meclisi
Soru
26 yaşındayım. Bir senedir çalışıyorum. Çok şükür 5 vakit namazımı kılıyorum, Kur’an ve tefsir okumaya çalışıyorum. Her daim Allah’ı anarak, yaşamaya çalışıyorum. Kafam hep hayatı sorgulamakla meşgul, belki abartı gelecek ama önüme düşen yaprakta, gök gürültüsünde, engelli bir insan gördüğümde, sokakta yemek arayan bir hayvan gördüğümde hep Allah’ın büyüklüğü karsısında hayret edilecek bir şeyler görüyorum. Ve dua ediyorum; Allah, O’na olan hayretimizi azaltmasın diye. Ama hala huzurlu hissetmiyorum kendimi, mutsuzum. Psikoloğa gittim; uzun süreli depresyon ve aşırı takıntılı bir kişiliğimin olduğunu söyledi. Allah’ı ve Allah’la yaşamayı, sürekli O’nun rızasını gözetmeyi ve emrettiği şekilde yaşamayı çok seviyorum. Ama hep keder ve hüzün var üzerimde, her an ağlamaklı oluyorum. En ufak bir olay, ağlayan bir çocuk resmi beni günlerce etkiliyor. Biliyorum ki Allah’ın adaleti her şeyden üstün ama yine de yapılan en ufak bir haksızlık, yaşanan bir ölüm beni çok etkiliyor. Artık böyle yaşamak beni çok yormaya başladı. Hayatım anlamını yitirmiş gibi sürekli bir şeylere üzülürken buluyorum kendimi. Acaba nerede yanlış yapıyorum, tavsiyeniz ne olur bana?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Önceliğin sağlığın olsun. Sağılığınla ciddi olarak ilgilen. Bundan sonraki hedefin ise dini bilgini geliştirmek olsun. Abartmadan, takıntı yapmadan bilgi edinmeye bak. Aceleci olma. Acelecilik seni yıpratabilir. Bulabildiğin kadar kendine samimi arkadaş bulmaya çalış. Az da olsa samimi arkadaş senin için ilaç gibidir. İstikrarlı bir Kur'an okuman olsun. Mesela günlük beş sayfa oku. Belli zikirler yap. Anne babanın duasını almaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Hayat bu değildir, kendinizle ve geleceğinizle ilgili bir konuda insanların ne diyeceğine bakarak yaşamanız büyük bir zafiyettir. Size tavsiyemiz kendinize gelmeniz ve dik durarak istikrarlı kararlar vermeye çalışmanızdır. Kulağınızı kapatın, insanları dinlemeyin, onun yerine kalbinizin sesine kulak verin.
Bir kere bu dönüşümün seni bir nebze sarsmasını normal görmelisin. Hayatını öncesine göre aksi bir yöne çevirdiğine göre bir alışma dönemin olmalıdır. Bunun geçici olduğunu bil. İkinci olarak da aşırı gitmen doğru olmaz. Mesela namaza başla ama beşe beş katmayı uzun bir zamana yay. Haramlardan uzak dur ama titizliği uzun bir zamana yay. Sabırlı ol. Sebat et. Anne babanın duasını almaya ihmal etme. Bir yere kilitlenip kalma. Geniş bir çevre edinmeye çalış. İstersen bir de psikoloğa görünüp sana bir tavsiyesinin olup olmadığını öğren. Ve dua ederek yoluna devam et. Allah yardımcın olsun.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Son zamanlarda yaşanan bazı şeylerden ötürü depresif bir dönem geçiriyor olabilirsiniz. Veya hayatınıza kattığınız bu yeni alışkanlıklarınızı hüzne sebep kılıyorsunuz. Bunu da en çok yalnızlık ve sosyallikten izole bir hayat tarzı tetikler. Sevinçli ve salih arkadaşlarla arkadaşlıklar yapın. Onlarla beraber etkinlikler yapın. Neşeyi kendinize haram görmeyin. Neşelenmek için bir çaba ortaya koyun hatta. Kendinize hedefler koyun ve bu hedefler için çalışmalar yapın. Boşlukta kalmayın. Allah şifa verecektir kalbinize. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Böyle bir umutsuzluk yerine MÜCADELE içinde olmalısınız. Bu durumu cihat kabul edin. Kendinizi de mücahid görün. Heyecanınızı eskitmeden yola devam edin. Adım adım kaybedilmiş bir değeri adım adım kazanmaya çalışın. Kimse bir ay içinde dönüşüm yaşamamıştır. Herkes senin gibidir umumiyetle. Sabırlı ol, yıkılma. Bir anda sonuç bekleme. Senin söylediğin her söz belki on yıl sonra etkisini gösterecek bir ilaç gibidir. Böyle kabul et, şeytan seni eskitmesin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sıfırdan başlayandan daha iyi bile olabilirsin. Bizim imanımıza göre tevbe tertemiz yapar, geçmişini terk edip tevbe kapısına yönelip yönelmediğine bakmalısın. Tevbeni yap, Rabbine yönel, herkesten daha iyi olman mümkündür. Sakın unutma bunu! Tevbe et, gerisine karışma.
Çok esnek bir zeminde duran sorudur bu. Kadının erkeğin resmine bakması ile erkeğin kadının resmine bakması aynı değildir. Kadının kimliklerde kullanılan ve saçı kapalı resmine evlenmeye uygunluğu açısından evlenecek kişinin ya da babası, ağabeyi gibi onun evliliğine yön verecek birinin bir kere bakması mümkündür. Daha ilerisi ise sizin de anlayabileceğiniz gibi kabul edilemez. Elbette, bu bakmaların bir noktadan sonra tehlikeye sevk edeceğini herkes bilebilir. Bu iki çizgi arasında bir yol izlemek gerekmektedir.
Böyle bir şey için doktora görünmek gerekir. Gerisi seviyesiz denebilecek işlerdir. Allah yardımcınız olsun, geçmiş olsun.
Oda arkadaşlarınız veya herhangi bir çevreniz için geçerli kuralınız şu olsun: İmanınız ve karakteriniz açısından zarar görmediğiniz herkesle oturabilirsiniz. Onlara faydanız olacak işler yapabilirsiniz. 1- İmanınız ve karakteriniz açısından size olumsuz etki eden kimse ile beraber olmamalısınız. 2- Zorunlu olarak bir arada bulunmanız gerekiyorsa zorunluluk kuralları çerçevesinde beraber kalırsınız.
Kâğıt üzerinde de olsa ortada bir evlilik vardır bu durumda. İnşaallah zina değildir, deriz.
Vitir namazının farz olmadığı kesindir. Farz ile Sünnet arasında bir yerde durmaktadır vitir namazı. Bu da şu demektir. Kılınmaması mesela sabah namazının kılınmaması gibi değildir. Ama diğer Sünnet namazlar gibi de değildir. Vitir namazını böyle bir ortalama konumda görmemiz gerekiyor. Vitrin kılınacağı vakit de Yatsı namazının sonrası ile imsak vakti arasında kalan zaman dilimidir. Terk etmeyeceğimiz bir namaz olarak bakacağız vitre.