Fetva Meclisi
Soru
Eşim oturma izni almak için evlilik yapmış, nikahta iki bayan iki erkek varmış, daha sonra birbirlerinden hoşlanmışlar, normal evlilik gibi beş yıl devam etmiş. Bu beş yıl zina mıdır, yapılan nikah dinen geçerli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Ne biçim soruyorsunuz, nasıl soruyorsunuz! Nikâh var ve bu din üzerinden yapılmış, bunu nasıl zina olarak adlandırırsınız? Siz dini ne zannediyorsunuz?
Selamünaleyküm. Beş yıl içinde sizi boşamakla ilgili bir ifade kullanmamış ise nikâhlanmanız hata idi. Eşinizle hemen yeniden nikâhlanın.
Selamünaleyküm. Onun eşinin iznine fıkhen gerek yoktur ama sizin aklınızın size hâkim olmasına gerek vardır. İyi düşündünüz mü?
Biz kullar olarak, işlerimizin dış görünüşüne bakarız; dinimizin bize emrettiği kurallara uyuyorsa onu doğru görürüz. Uymayanı da yok sayarız. Bir erkekle bir kadın nikâhlandıklarında beraber bulunmalarında hiçbir sakınca olmaz. Ancak bu nikâh, şahitlerin huzurunda şartları yerine getirilen bir nikâh olmalıdır. Kulun kalbindeki arızalar, onunla Rabbi arasında kalır. Bir kadınla nikâhlanırken de sözünü ettiğiniz ortamın bulunması veya bulunmaması sonucu değiştirmez. Yeter ki, şartlarına uygun olsun. Allah'a emanet olun.
Beşinci eşle nikâh batıldır. Batıl bir nikâh hakkında, bilgi eksikliği gibi bir nedenle icra edilmiş olması durumunda ‘zina’ yerine batıl ifadesi kullanılır. Neticede bir nikâh vardır ortada ama o nikâh batıldır. Bilgi sahibi olunca hemen ayrılırlar.
Selamünaleyküm. Bunun adına rezalet denebilir ancak. Siz nikâhı ne kadar basit görmüşsünüz! Allah hepimizi mağfiret buyursun. Birinci eşiniz sizi boşamadı ise siz ikinci adamla zina halinde idiniz. Dolayısıyla sadece eşinize dönmüş oldunuz. Birinci eşiniz boşadı da siz başka biri ile evlendi iseniz, birinci eşinize dönüşünüz zina idi. Tekrar dönerken de ikinci erkeğin sizi boşayıp boşamadığı belli değil. Önce sizi kim boşadı kim boşamadı bunları belirleyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Oda arkadaşlarınız veya herhangi bir çevreniz için geçerli kuralınız şu olsun: İmanınız ve karakteriniz açısından zarar görmediğiniz herkesle oturabilirsiniz. Onlara faydanız olacak işler yapabilirsiniz. 1- İmanınız ve karakteriniz açısından size olumsuz etki eden kimse ile beraber olmamalısınız. 2- Zorunlu olarak bir arada bulunmanız gerekiyorsa zorunluluk kuralları çerçevesinde beraber kalırsınız.
Vitir namazının farz olmadığı kesindir. Farz ile Sünnet arasında bir yerde durmaktadır vitir namazı. Bu da şu demektir. Kılınmaması mesela sabah namazının kılınmaması gibi değildir. Ama diğer Sünnet namazlar gibi de değildir. Vitir namazını böyle bir ortalama konumda görmemiz gerekiyor. Vitrin kılınacağı vakit de Yatsı namazının sonrası ile imsak vakti arasında kalan zaman dilimidir. Terk etmeyeceğimiz bir namaz olarak bakacağız vitre.
Böyle bir şey için doktora görünmek gerekir. Gerisi seviyesiz denebilecek işlerdir. Allah yardımcınız olsun, geçmiş olsun.
Çok esnek bir zeminde duran sorudur bu. Kadının erkeğin resmine bakması ile erkeğin kadının resmine bakması aynı değildir. Kadının kimliklerde kullanılan ve saçı kapalı resmine evlenmeye uygunluğu açısından evlenecek kişinin ya da babası, ağabeyi gibi onun evliliğine yön verecek birinin bir kere bakması mümkündür. Daha ilerisi ise sizin de anlayabileceğiniz gibi kabul edilemez. Elbette, bu bakmaların bir noktadan sonra tehlikeye sevk edeceğini herkes bilebilir. Bu iki çizgi arasında bir yol izlemek gerekmektedir.
İbni Kesir, ümmetimizin önder alimlerinden biridir. Tefsir, hadis ve tarih ilminde önemli bir yer sahibidir. Bilhassa tefsiri emsalleri arasında çok önemli bir yere sahiptir. İstifade edilebilir ve kaynak olarak gösterilebilir bir kitaptır.
Ezan, İslam dininin simgelerindendir. Ezan varlığı İslam'ı var duruma getirmektedir. Bu nedenle kasıtlı olarak ezana tahkir yani onu basit gösterme şeklinde yapılacak her eylemin sonunda dinden çıkma gibi bir tehlike bile söz konusu olabilir. Böyle bir kasıt olmadığı sürece ezan okunurken özellikle doğrulmak şart değildir. Herkes gösterdiği saygı kadar ecir kazanacaktır, bunu da bilmek gerekir. Müziğe gelince müzik zaten ezan okunmuyor olsa bile kapalı tutulması gereken bir musibettir.