Fetva Meclisi
Soru
Allah bize kısa süre önce bir evlat nasip etti. İlk bebeğimiz olduğu için etraftan sürekli hayatımıza müdahaleler var. Dini hassasiyeti olan kişiler bile bazı şeylere olur gözüyle bakıyorlar, bu beni şaşırtıyor, yakın akrabalar da bazı şeyleri kerhen de olsa yaptırıyorlar. Durum şu, nedenini tam olarak bilmiyorum ama göğsüm şişti ve aşırı derecede ağrı ve ağırlık hissediyorum. Etrafımdakiler canın bir şey çekmiş ondan şişer ve rahatsız eder, diyorlar. Fakat öyle bir durum olmadı. Buna çözüm olarak, sen farkında değilsindir, çekmiştir. O halde bulaşık süngerini göğsüne koy ve ‘umduğun bu mu’ de, dediler. Mantığı ise şöyleymiş, sünger yiyeceklerin hepsine değdiği için geçiriyormuş(!) ama inanmazsan geçirmezmiş... Ne diyeyim ben inanmadım hatta biraz düşünce de batıl inancı aşıp şirke bile biraz benzettim kendimce, şifa için aracı kılınması hasebiyle. Kırılmasın kimse diye bir şey diyemiyorum. Bu konudaki düşünceleriniz nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Uzman doktora danışın. Evlenmenize mani yoktur diyorsa ve kız da bu durumu kabulleniyorsa evlenin. Nikâhta da bu durumu konuşun, şahitler dinlesin. Siz bir şey gizlemediğinize göre evlenmenizde dinen bir sakınca yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Rabbimiz rızası doğrultusunda yaşamamızı nasip eylesin. Allah Teâlâ’nın yaratmış olduğu fıtratı bozmak caiz değildir. Birilerinin göğsüne kıyas ederek kendisini küçük ya da büyük göğüslü olarak nitelendirmesi de mümine yakışmayacaktır. Göğüslerde bir rahatsızlık, anormallik veya anne olduğunda emzirememe gibi bir durum olduğunda tedavi amaçlı müdahaleye dinimiz izin vermektedir. Bunun dışında kadının kendisini kötü hissetmesi, daha güzel görünmeyi istemesi gibi gerekçelerle bu operasyonu yaptırmak caiz değildir. Ancak ameliyat dışında sağlığa zarar vermediği sürece ilaç kullanımı, takviye gıdalar kullanabilir.
Bu düşüncenin kalbinizde oluşmasına kocanız mı, çevreniz mi sebep oldu bilmiyorum ama arka planda şeytanın kalbe nüfuz ederek yaptığı bir oyun var. Kalbinize siz farkında ve isteğiniz olmadan cahiliye mikrobu bulaşmış. Siz tevbe etmeye devam edin. Allah'ın el-Hakîm olduğunu yüreğinize hatırlatın. Gerekirse her sabah tesbih çeker gibi yüz defa el-Hakîm deyin. Kalbinizden "Rabbim ne yaparsa, neyi yaparsa, niçin yaparsa ne zaman yaparsa en iyisini yapar" deyin. Sonunda Allah'ım bu hastalıktan beni kurtar deyin. İnşallah hiçbir rahatsızlığınız kalmayacak. Allah şimdiden doğacak kızımıza sağlık, âfiyet ve iman selameti lütfetsin.
Öyle bir hasta ile yaşanmaz şeklinde bir doktor raporu alırsanız boşanmanızda sakınca olmaz. Doktor öyle bir rapor vermedikçe sizin böyle düşünmeniz şeytana alet olmanız olur. Anlaşılan bunu bir takıntıya dönüştürme ihtimaliniz var. İbadetlerinizi arttırarak kendinizi boşlukta kalmaktan kurtarın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Öyle düşünmeyin. Eğer Allah Teâlâ bir sıkıntı vermiş ardından da şifa yaratmış ise onu aramak da vazifemizdir. Olmuyor denecek bir zamanı geçirip geçirmediğinizi iyi tespit edin, gerekiyorsa da helal olan yöntemlere başvurun. Allah yardımcınız olsun.
İlgisini bilmiyorum ama imtihan olduğu kesin. Kur'an şifadır; okuyun, dua edin. Allah okumalarınız ve duanız sebebiyle şifa verecektir. Şüpheniz olmasın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Oda arkadaşlarınız veya herhangi bir çevreniz için geçerli kuralınız şu olsun: İmanınız ve karakteriniz açısından zarar görmediğiniz herkesle oturabilirsiniz. Onlara faydanız olacak işler yapabilirsiniz. 1- İmanınız ve karakteriniz açısından size olumsuz etki eden kimse ile beraber olmamalısınız. 2- Zorunlu olarak bir arada bulunmanız gerekiyorsa zorunluluk kuralları çerçevesinde beraber kalırsınız.
Çok esnek bir zeminde duran sorudur bu. Kadının erkeğin resmine bakması ile erkeğin kadının resmine bakması aynı değildir. Kadının kimliklerde kullanılan ve saçı kapalı resmine evlenmeye uygunluğu açısından evlenecek kişinin ya da babası, ağabeyi gibi onun evliliğine yön verecek birinin bir kere bakması mümkündür. Daha ilerisi ise sizin de anlayabileceğiniz gibi kabul edilemez. Elbette, bu bakmaların bir noktadan sonra tehlikeye sevk edeceğini herkes bilebilir. Bu iki çizgi arasında bir yol izlemek gerekmektedir.
Kâğıt üzerinde de olsa ortada bir evlilik vardır bu durumda. İnşaallah zina değildir, deriz.
Vitir namazının farz olmadığı kesindir. Farz ile Sünnet arasında bir yerde durmaktadır vitir namazı. Bu da şu demektir. Kılınmaması mesela sabah namazının kılınmaması gibi değildir. Ama diğer Sünnet namazlar gibi de değildir. Vitir namazını böyle bir ortalama konumda görmemiz gerekiyor. Vitrin kılınacağı vakit de Yatsı namazının sonrası ile imsak vakti arasında kalan zaman dilimidir. Terk etmeyeceğimiz bir namaz olarak bakacağız vitre.
Bir geçiş dönemini yaşamayı kabul etmelisiniz, hemen toparlanmak mümkün olmaz. Sabrederek akıbeti bekleyenler ancak kazanabilirler. Şeytan sizi böyle bir tuzağa çekmeye uğraşıyordur, kendinize gelin, geniş düşünün, günübirlik değil uzun vadeli planlar yapın. Zaman zaman şehir dışına çıkın, sohbet halkaları bulup katılın. Anne babanızla ilişkilerinizi geliştirin, okuduğunuz kitapların türünü değiştirin, gerekiyorsa iş türünü de değiştirin. Dua edin kendiniz için. Allah yardımcınız olsun.
İbni Kesir, ümmetimizin önder alimlerinden biridir. Tefsir, hadis ve tarih ilminde önemli bir yer sahibidir. Bilhassa tefsiri emsalleri arasında çok önemli bir yere sahiptir. İstifade edilebilir ve kaynak olarak gösterilebilir bir kitaptır.