Fetva Meclisi
Soru
Küçük abdestten sonra temizlemeyi nasıl yapmamız lazım? Ben son damlası çıkana kadar bekliyorum, yaklaşık 6-7 dakika sürüyor. Dışarıda veya okulda iken zaman bazen kısıtlı olduğundan zorlanıyorum. İlk önce 40 adım yürüyorum, eğer yer müsaitse, daha sonra sağa sola zıplıyorum ve zorlayarak sıvazlıyorum peçeteyle. Yer müsait olmazsa ne yapmalıyım, 40 adım yürümem gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
İstibrâ; abdest bozduktan sonra idrarın tamamen kesildiğini anlamak için bir süre beklemeyi ve bu amaçla bazı davranışlarda bulunmayı ifade eder. İdrar yapıldıktan sonra idrar yollarında kalabilecek damla ve sızıntıların temizlenmesine özen gösterilmesi gerekir. Bu şekilde idrar yollarında tam kurulanma sağlanmışsa abdest alınabilir. Ancak bazen şahsa, şartlara ve yaşa bağlı olarak idrardan sonra idrar kanalında az veya çok sızıntı kalabilir. Bu sızıntıların kesildiğinden emin olunması için bir süre beklemek uygun olur. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/344) İdrar yaptıktan sonra istibrâya dikkat etmeden abdest alan kişiden abdestten sonra akıntı gelirse abdesti bozulur ve yeniden abdest alması gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/17-18) Ayrıca temizlik iyi yapılmadığı takdirde geriye kalan idrar sızıntısı elbiseye bulaşacak ve belli bir orana ulaşacak olursa (avuç ayası kadar bir alanı kaplarsa) namazın sıhhatine engel olur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/31) İdrarın ardından tuvalette temizliğini yaptıktan sonra sızıntısı olmayan kişilerin, beklemeden hemen abdest almalarında bir sakınca yoktur. İstibrâ ve temizlik konusunda gerekli hassasiyeti gösteren kişinin, yersiz düşünce ve vesveseye itibar etmemesi gerekir.
İdrar konusunu ciddi tutmamız şarttır. Kabir azabına bile neden olacak bir konunun hafife alınması doğru olmaz. Ancak ciddiye almakla vesvese konusu yapmak arasında da bir denge çizgisi tutturmalıyız. Hedefimiz, bilerek tek bir damlanın bile çamaşırımıza damlamamasını sağlamaktır. Bunun için, tuvalette iken elle sıvazlayarak son damlamanın da kesildiğine kani olup öyle çıkılmalıdır. (Eğer iki namaz arasında kesilmeyecek kadar damlama gözle izlenecek şekilde devam ediyorsa zaten özürlü durumuna düşüldüğü için yeni bir durum söz konusu olacaktır.) Namaz kılmadan önce veya namaz esnasında bir damlama görülürse abdestin yeniden alınması gerekmektedir. Bu konuda vesveseye düşecek durumda olanlar, pamuk ve benzeri bir şey tıkamayı deneyebilirler. Ama bunun tıbben sakıncalı olması da muhtemeldir. Tıp kadar vesveseye kapı açması bakımından da doğru olmayabilir. İleri yaşlarda olmayanlar için idrar sızması çok yaygın bir durum değildir. Mesele ciddi tutulduğu sürece biiznillah bir sakınca olmayacaktır. Özellikle bu tür konuları, dinin bütünü gibi telakki eden anlayış neticede vesveseye götürmektedir. Dikkatli olalım. Allah'a emanet olun.
Su ile temizlik sünnettir ve daha faziletlidir. Mümkünse su kullanmaya çalışın. Tuvalet kâğıdı ile temizlik yapmak caizdir. Ancak pislik tamamen temizlenmiş olmalıdır. Sıvazlama sonrası idrar kalıntısı olmadığından emin olun.
Selamünaleyküm. Tuvalet ihtiyacınızdan sonra kalkmayın, oturduğunuz yerde elinizle sıvazlayarak kalıntıyı bitirmeye çalışın. İyice bitince kâğıt mendil kullanın. Bir süre su ile taharetlenmeyin. Bir zaman sonra tekrar suya dönebilirsiniz. Sonra da kalkın abdest alın. Yürümeyi şimdilik terk edin.
İstibra (idrar yolunu temizleme), erkeklerin idrar sonrası idrar yolunda kalabilecek damlacıkları gidermek için yaptığı bir temizliktir. Bu, dinimizde bir temizlik ve taharet kuralıdır. 🔸İstibradan sonra, şüpheye düşüp sürekli kontrol etmek şart değildir. Bir süre bekleyip (örneğin 1-2 dakika) istibra yaparak temizlenmek yeterlidir. Aşırı kontrol ve vesveseye düşmek, kolaylık sağlamak yerine zorluğa neden olur. 🔸İstibra yapmış ve abdest aldıktan sonra namaza başlamışsanız, idrar kaçtığını ancak fark ettiğinizde sorumlu olursunuz. 🔸İdrar kaçtığını fark etmediyseniz idrar kaçmış olsa bile abdestiniz ve namazınız geçerlidir. Şüphe üzerine hareket edilmez. 🔸İdrar kaçtığından emin olursanız abdest bozulmuş olur. Ancak bu durum sürekli tekrar ediyorsa, "özür sahibi" hükümlerine uyabilirsiniz. https://fetvameclisi.com/fetva/ozur-sahibi-musluman Özetle, istibra sonrası namaza durup tekrar kontrol yapmanıza gerek yoktur. Eğer kaçmışsa ama fark etmeden kılmışsanız, namazınız geçerlidir. Bu konuda şüphe ve vesveseyi dikkate almayın.
Selamünaleyküm. Tuvalet ihtiyacınız bittikten sonra elinizle organınızı aşağıdan yukarı doğru sıvazlayarak kurutmaya çalışın. Bunu en çok üç defa yapın. Sonra da peçete ile etrafı kurulayın. Su kullanmayın taharette. Daha sonra yine ıslaklık görürseniz, o ıslaklık avucunuzun içi kadar bir alanı geçmedikçe çamaşır değiştirmeyin. Geçerse çamaşır değiştirin. Bu durum öğlen ile ikindi arasında üç dört defa oluyorsa o zaman siz özür sahibisiniz. Özür sahibi olarak da şunu yapın: Her ezan okununca bir abdest alın. O abdestle istediğiniz yapın. Başka bir nedenle abdestiniz bozulursa tekrar alırsınız. Ama sızıntı nedeniyle abdest almayın. Ve bu duruma intikal ederseniz muhakkak doktora görünmelisiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İşverenlerin bu durumlarda müsamaha ettikleri bir oran vardır genelde. O kadarını yemenizde bir sakınca olmaz. Daha fazla yediğinizde hak olur, helalleşmeniz gerekir.
Bu konuda sahih ve sarih hadisler vardır. Bu da şu demektir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem evlerdeki yemek kaplarının gece kapaklarının örtülü olarak bekletilmesini emretmiştir. Bu emir farz vacip şeklinde bir emir değildir. Sağlık ve temizlik açısından doğru olanı tavsiye niteliğindedir. Nebevi bir emre uyma niyetiyle bunu yapan ecir sahibi olur ama ihmal eden günahkâr olmaz. Meseleyi temizlik ve sağlık açısından görmek gerekmektedir.
Ezanın bir dakikalık bir limit de olsa takvimde yazan saatinde olması önemlidir. Müezzin de camide erken veya geç okumuş olabilir. Saatine güvenenin kendi saatini esas almasında sakınca yoktur.
Bir insanın hakkına tecavüz etmedikçe ve karşınızdakini aldatacak bir iş yapmadıkça mahrem bir isminizin bulunmasında sakınca yoktur.
Sigarayı helal görmemekle beraber alkol gibi haram oluşuna kati karar verilebilmiş bir nesne olarak da görmediğimiz için kazancınızın o nedenle haram olacağını söyleyemeyiz.
Bir kişinin özel mağduriyeti, kendisine düşecek mal taksimatı konusunda farklı olmasını gerektirmez. Diğer kardeşlerin sizin için hususi bir ferağati olursa size farklı bir şey verilebilir. Mağdur ya da zorda olan biri olmanız başka şey, payınıza düşeni almanız başka şeydir.