Fetva Meclisi
Soru
Açıkta kalan yemeğin, iki gün açıkta kaldığı için şeytanın yemeğe üflediği ve hastalık dağıttığına dair hadis var. Bu şekildeki yemekleri yememizde sakınca var mı, yerken neye dikkat etmek gerekiyor? Mutfakta açıkta kalan şeker, tuz, bal vs. gibi yiyecekler (pişmemiş) açıkta kaldığı zaman şeytan üzerine üfler mi, bunları yiyebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Yemeğe Allah’ın adını anarak başlamak en temel İslamî kurallardandır. Buna ‘Besmele ile başlamak’ diyoruz. Yemeğin bir başka kuralı da sağ elle ağza lokma koymaktır. Sağ elle yemek, besmele ile başlamak ve önünden yemek sünnettir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, besmelesiz yenen bir yemeğe şeytanın ortak olacağı şeklinde bizi uyarmıştır. Bu bilgi doğrudur. Bunun ne anlama geldiğini irdelememizin yararı yoktur. Şeytanın yemeğimize ortak olması, bereketimizin kaçması veya fiilen onun bizimle yemesi gibi bir sonuçtan hangisiolursa olsun, sevgili peygamberimizin bize verdiği haberden anlamamız gereken şudur: Besmelesiz bir yemekte şeytanın müdahalesi vardır. Şeytanın müdahale ettiği bir şeyde zarar vardır. Şeytanın en eski ve en etkili düşmanımız olarak bizim aleyhimize olacak işler yaptığını hepimiz biliriz. Bildiğimiz halde ihmal ettiğimiz şey ise, onun kanımızda dolaşabilecek yeteneklere sahip olduğu gerçeğidir. Mesela, şeytanın yemeğimize müdahalesini, soframıza oturup, kaşığımızı kaçırması olarak anlarsak hata ederiz. En iyisi, nebevi tavsiyeye uyup, beladan emin olmaktır.
Allah Teâlâ işinizi kolay, kalbinizi müreffeh kılsın. Sizi şeytandan ve bütün şerlerden muhafaza etsin. Âmîn. Gıda konusunda elbette hassas olacağız ama evine gittiğimiz Müslüman’ın da belli bir hassasiyeti olabileceğini unutmayacağız. Açık bir haram getirmeleri durumu olursa ona çok açık ve nazik bir dille tepki göstereceğiz. Şüpheli bir durum seziyorsak bu sefer “bunu yemem” tepkisi yerine mesela gıdadaki hassasiyetlere işaret eden bir muhabbet ortamı açarak konuya giriş yapacağız. Belki de böylece o ailenin de gıda konusunda şuurlu olmasına sebep olup ecir kazanacağız. Ama hiçbir şekilde zemini tartışma zeminine dönüştürmeyeceğiz. Bu önemli. Sonuç olarak tablomuz bize şunu gösteriyor: Açık bir haram ile haram riski aynı değil ama dikkat ikisi için de geçerli. Bir arada oturmaya gelince, esasen bir arada oturulamaz şeklinde kural yoktur. Bir arada oturmak genellikle bir süre sonra cıvık denebilecek hareketlere, göz kaymalarına neden olabileceği için tedbir bakımından sakıncalı görülmüştür. Bu hususta da gıdada olduğu gibi bir tebliğ fırsatı kollayarak oturabiliriz. Gözümüzü ve aklımızı kontrol edemeyeceğimize veya karşımızdakilerin gevşekliğine bakarak da oturmayı iptal edebiliriz. Rabbim sizi korusun. Bu mübarek ümmetin mübarek insanlarından olasınız.
Selamünaleyküm. Böyle bir haramlık yoktur. Açıkta bırakmamak gerekir ama açıkta kalanın görünen bir sakıncası yoksa yenmesinde sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Bu nedenle, Allah'ın bir emrini sakın geciktirmeyin. Nasıl olsa acıkacağım diyerek bir gün yemek yememek oluyor mu? Daha mantıklı düşünün, şeytan sizi basit bir hile ile oyalıyor.
Kesin olarak haram olduğunu biliyorsanız asla yemeyin. Şüpheniz kesine yakın ise yine yemeyin. Daha alt durumlar için serbestsiniz ama ev içinde bir iki kere ikaz etmenin ötesine gitmemelisiniz. Şeytan enerjinizi böyle konularla bitirmesin. Hiçbir şüphe kesin haram gibi değildir.
Selamünaleyküm. İftar vakti girince muhakkak orucu açmak gerekir. Yemek yiyerek namazı kılmak veya tersini yapmak ise kişinin durumuna göre değişir. Çocuklar ya da oruçta zorlananların bulunduğu bir ortamda önce yemek yemek daha iyi olur. Her iki durum da serbesttir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sigarayı helal görmemekle beraber alkol gibi haram oluşuna kati karar verilebilmiş bir nesne olarak da görmediğimiz için kazancınızın o nedenle haram olacağını söyleyemeyiz.
İşverenlerin bu durumlarda müsamaha ettikleri bir oran vardır genelde. O kadarını yemenizde bir sakınca olmaz. Daha fazla yediğinizde hak olur, helalleşmeniz gerekir.
Bir kişinin özel mağduriyeti, kendisine düşecek mal taksimatı konusunda farklı olmasını gerektirmez. Diğer kardeşlerin sizin için hususi bir ferağati olursa size farklı bir şey verilebilir. Mağdur ya da zorda olan biri olmanız başka şey, payınıza düşeni almanız başka şeydir.
İdrar sızıntısı en önemli günah nedenlerinden biridir. Bu nedenle idrar akıntısına karşı dikkatli olmak gerekmektedir. Genç biri için idrar sızması ile ihtiyar biri için idrar sızması aynı değildir. Özel bir arıza yoksa normal boşalmadan sonra aşağıdan yukarı doğru parmaklarla sıvazlayarak kalan damlalar peçete ile alınabilir. Böylesi de yeterli olur. Abartmak genç yaşlardakiler için doğru değildir.
Mevcut durumda bir mamulün muhtevası dışında yazmaktadır. İmalattan da sorgulanabilmektedir. Sorgulamak ve incelemek durumundasınız. Arkadaşlarınızı da buna teşvik edin. Sorgulamalarınız sizi net bir bilgiye götürmüyorsa süt ürünleri tüketmemeyi tercih edeceksiniz. Şüpheniz cılız kalıyorsa o tekdirde de tüketmemeyi öncelikli tutun ama haramdır demeyin. Sadece bir şüphe ile karar vermek doğru olmaz. Gevşek bırakıp ihmal etmek de doğru olmaz.
Öncelikle bir psikologla görüşmelisiniz. Onun tavsiyelerini dikkate alın. Fıkıh olarak baktığınızda da durum şöyledir: Abdestiniz tamam ve ilmihal kitaplarındaki bilgiler açısından da bir eksiklik yok ise sizin iç âleminizdeki ayrıntılar yüzünden namazı karıştırmanız doğru değildir. Mesele yine bir psikologda çözülecek gibi durmaktadır. Allah yardımcınız olsun.