Fetva Meclisi
Soru
Ben Bulgaristan’da yaşıyorum. Burada bazı firmalar süt ürünlerinde (peynir, kaşar, yoğurt) domuz yağı (toz halinde) kullandıklarını gazetede yazdılar. Biz bu durumda ne yapmalıyız, tamamen mi bu ürünleri yemekten vazgeçelim? Ürün çeşitlerinde hangisinde domuz yağ kullanıldığını bilmiyoruz, firma adı da açıklanmadı haberlerde.
Cevap
Benzer fetvalar
Gıda bir nimet olarak israf edilmemelidir. İsraf haramdır. Temizlik veya güzellik (estetik) malzemesi olarak yiyeceklerin kullanılmasını fukaha sakıncalı bulmamıştır. Bazı Maliki fukahası böyle bir kullanımı mekruh görmüşlerdir ama bu da yasak anlamında değildir. Eti yenen hayvanların sütünden kozmetik ürün yapılabilir, sabun yapılabilir. Evla olan yiyecekleri bu şekilde kullanmamak olsa da haramdır denmemiştir. Eti yenmeyen hayvanların sütü ise farklı görülmelidir. Direkt süt olarak kullanılıyorsa eti yenmeyen hayvanın sütünden üretilen malzemeyi de kullanılamaz görürüz. Süt bu üretim esnasında tam bir kimyasal dönüşüme uğruyorsa o yeni bir ürün olduğu için onun da kullanılması caiz olur. Merhem gibi estetik veya tedavi maksatlı kullanılan ürünlerde domuz yağı bulunuyorsa bu da bu kurala dâhildir. O üründeki domuz yağı tam bir kimyasal dönüşüme uğramış ise kullanılması sakıncalı olmaz. Böyle değilse yani basit bir cihazla incelendiğinde domuz yağı olduğu anlaşılıyorsa kullanılamaz.
Hem bu asrın kabarık sofrasında yiyeceği hem yüzde yüz helal olacak, bu mümkün olma sınırlarını aşmaktadır. Yüzde yüz helal garantisini bu açıdan güvenli bulmuyorum. Onun yerine AÇIKÇA HARAM OLMAYAN gıda demek zorundayım. Sorunuza gelince, mesela çikolata ürününü ele alalım. Bu ürün kabaca süt, şeker ve fındıktan oluşuyor diyelim. Çikolata firmasının bizim mamulümüzde alkol ve domuz olması söz konusu değil diye garanti vermesi anlamsızdır. Neden? Çünkü onların fabrikasında bu iki yasak ürün kullanılmıyordur ama sütü nereden alıyor? Domuz sütü alıp getirmesi mümkün değil mi? Bu nedenle siz, araştırma yaptık diyebilmek için onların tedarikçilerini de incelemeniz gerekiyor. Allah yardımcımız olsun.
Haklısınız, domuz ürünleri şu veya bu sebeple pek çok alanda kullanılabiliyor. Eti, kanı, kemiği, kılı, derisi, yağı kullanılabiliyor. Yeni yeni tıpta insan yedek parçası denebilecek ürünlerle kullanılabiliyor. Dinimiz İslam hakkında en önde farklılık olarak neler olabilir diye soru sorulsa çok rahatlıkla diyebiliriz ki faiz gibi bir iki başlıktan sonra muhakkak domuz gelecektir. Domuz konusu bu ümmetin hassas konularındandır. Hassas olduğu kadar da sorundur ve risktir. Bir imtihan olarak da ucuzluğu, üretim kolaylığı gibi faktörler bu imtihanı kazanmayı zorlaştırmaktadır. Domuzun sadece tüketilmesi değil ticareti bile yasaktır. Yüzde yüz kimyasal dönüşüm görmüş olması dışında domuza ait hiçbir şey kullanılamaz. Fakihlerimiz domuz derisinin tabaklanmış halinin bile caiz olmayacağını söylemişlerdir. Nerede kaldı ki domuz yağı katılmış çikolata helal olsun! Biz buna göre değerlendirerek domuz ve ürünleri konusunu bir imtihanımız olarak görecek ve gevşeklik göstermeden bu imtihanı kazanmaya çalışacağız. Allah yardımcımız olsun.
Haramları, bu sorunu çözmeye yardımcı olması bakımından şu şekilde tasnif etmemiz mümkündür: a- Haram olduğu kesin ve belli olanlar. Domuz ürünleri, alkol ve haksız bir şekilde elde edilen yiyecekler böyledir. Bunların yenmesi, içilmesi hiçbir şekilde caiz olmaz. Bu konuda da bir tereddüt yoktur zaten. b- Haram oluşu hakkında elimizde kesin bilgi bulunmayan ama şüphe ettiğimiz yiyecekler, içecekler... Bunları tüketmemeyi tercih etmeliyiz. Genel tavrımız tüketmemek yönünde olmalıdır. Aile fertlerini de bu yönde eğitmeliyiz. Yalnız elimizde haram olduğu konusunda net bilgi bulunmayan yiyecek ve içecekleri, haramlığı kesin olan bir domuz ürünü gibi kabul etmemiz de mümkün değildir. Ortada bir şüphe varken kesin tavır koyamayız. Bugün ekmekten peynire pek çok gıda maddesi için geçerlidir bu. Çok inceleyecek olsak ekmekte bile zorlanabiliriz. Takva üzere olma adına vesveseye yol açmak da doğru değildir. Keyfilik ile titizlik arasında izlenebilir bir yöntem kullanmak gerekmektedir.
Margarin türü yağlar, soframızdaki sıkıntılardan biridir. Müslümanların sahibi olduğu firmalar bu yağları üretmeye başlayana kadar, domuz karışımı endişesinden dolayı yenmeyeceği söyleniyordu. Şuurlu Müslüman olmanın gereklerinden biri olarak margarinden uzak durmak gerekiyordu. Daha sonra sahibi Müslüman olan bir firma margarin üretti; kısa zamanda Müslümanların mutfakları bu yağla tanıştı. Benzer bir gelişme de televizyon konusunda olmuştu. Yıllarca televizyonun, ahlâkı yozlaştırdığı söylenerek evlere sokulmuyordu. Müslümanlar adına bir televizyon kanalı kurulduğu iddia edildi, yılını doldurmadan namazlı evlerde de televizyon cihazı bulunur oldu. Meselenin bu boyutunu ele almayalım. Margarinle iki sorunumuz var. Bu sorunların biri, ham madde sorunudur. Eğer karışımında domuz ve eti yenmez hayvan veya besmelesiz kesilmiş hayvan yağı karışımı varsa, bizim için haram olma sorunu ortaya çıkar. İkinci sorun ise, margarin yağının insan sağlığı ile ilgili boyutudur. Tıbbın insana yasakladığı şeyler, dinin de yasak gördüğü şeylerdir. Aslında helal olan bir yiyecek türü bir nedenle, doktor tarafından yenmesi sakıncalı görülürse o yiyecek yenmesi caiz olmayanlar sınıfına girmektedir. Margarin üzerinde yıllardan beri ‘sakınca’ işaretleri vardır. Damar tıkanmalarına neden olduğu, çocuklara yedirilmemesi tavsiye edildiği bilinmektedir. Bazı hastalıkların çağımızda yaygınlaşmasının nedenleri arasında görülmektedir. Kalp ve damar hastalıklarından şikâyeti olan bir hastaya doktorların ilk cümlesi, katı yağlar üzerinden olmaktadır. Bunlar dikkate alındığında margarinin mutfaklardan uzak tutulması konusunda Müslümanların hassas davranmaları kadar tabii ne olabilir? Evet, margarinin haram olduğunu kati bir dille ifade edemeyiz. Ama dikkat etmek zorundayız. Keşke annelerimiz, bize yemek pişirenler bu şüpheli şeyleri mutfaklara sokmasalar! Keşke biz de adeta aç geziyor gibi margarinli yiyecek tutkunu olmasak!
Domuzdan elde edilen her türlü ürünün yenilmesi, içilmesi, giyilmesi ve kullanılması haram olduğu gibi Müslümanlara ve gayrimüslimlere satışı da caiz değildir. (Kâsânî, Bedâ’i, 5/142, 305; Mevsılî, el-İhtiyâr, 2/52; İbn Abdilber, el-Kâfî, 2/675; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, 3/146) Bunların satışından elde edilen kazanç da haramdır. Dolayısıyla gayrimüslimlere yönelik de olsa sucuk, sosis vb. ürünlerin imalatında kullanılmak üzere domuz bağırsağının alım-satımını yapmak caiz değildir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Öncelikle bir psikologla görüşmelisiniz. Onun tavsiyelerini dikkate alın. Fıkıh olarak baktığınızda da durum şöyledir: Abdestiniz tamam ve ilmihal kitaplarındaki bilgiler açısından da bir eksiklik yok ise sizin iç âleminizdeki ayrıntılar yüzünden namazı karıştırmanız doğru değildir. Mesele yine bir psikologda çözülecek gibi durmaktadır. Allah yardımcınız olsun.
Bir kişinin özel mağduriyeti, kendisine düşecek mal taksimatı konusunda farklı olmasını gerektirmez. Diğer kardeşlerin sizin için hususi bir ferağati olursa size farklı bir şey verilebilir. Mağdur ya da zorda olan biri olmanız başka şey, payınıza düşeni almanız başka şeydir.
İdrar necistir. Necasetle bu tür işlerin yapılması abes bir iştir.
Sigarayı helal görmemekle beraber alkol gibi haram oluşuna kati karar verilebilmiş bir nesne olarak da görmediğimiz için kazancınızın o nedenle haram olacağını söyleyemeyiz.
Bu konuda sahih ve sarih hadisler vardır. Bu da şu demektir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem evlerdeki yemek kaplarının gece kapaklarının örtülü olarak bekletilmesini emretmiştir. Bu emir farz vacip şeklinde bir emir değildir. Sağlık ve temizlik açısından doğru olanı tavsiye niteliğindedir. Nebevi bir emre uyma niyetiyle bunu yapan ecir sahibi olur ama ihmal eden günahkâr olmaz. Meseleyi temizlik ve sağlık açısından görmek gerekmektedir.
İşverenlerin bu durumlarda müsamaha ettikleri bir oran vardır genelde. O kadarını yemenizde bir sakınca olmaz. Daha fazla yediğinizde hak olur, helalleşmeniz gerekir.