Fetva Meclisi
Soru
Tahiyyatta şehadet parmağını yanlış yerde kaldırmak namazı bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Tahiyyattan sonraki okumalardaki yanlışlar namazı bozmaz.
Namaz caiz olacak şekilde tesettürlü olarak namaz kılarken birisinin sizi o şekilde görmüş olması namazınızı bozmaz.
Selamünaleyküm. Orta parmağa yüzük takmak haram değildir.
Önüne geçip namaz kıldırmayı kast ediyorsanız bu caiz değildir.
Tekrarlamak namaza mani olmaz.
Gerekmez; sevabı azalır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bizim için tesettürde ölçü, bayanın bedeninde herhangi bir yerin yabancı göze o bölümü tanıtacak şekilde olmasından korumasıdır. Bu koruma sağlanıyorsa farz yerini buluyor demektir.
Haramları, bu sorunu çözmeye yardımcı olması bakımından şu şekilde tasnif etmemiz mümkündür: a- Haram olduğu kesin ve belli olanlar. Domuz ürünleri, alkol ve haksız bir şekilde elde edilen yiyecekler böyledir. Bunların yenmesi, içilmesi hiçbir şekilde caiz olmaz. Bu konuda da bir tereddüt yoktur zaten. b- Haram oluşu hakkında elimizde kesin bilgi bulunmayan ama şüphe ettiğimiz yiyecekler, içecekler... Bunları tüketmemeyi tercih etmeliyiz. Genel tavrımız tüketmemek yönünde olmalıdır. Aile fertlerini de bu yönde eğitmeliyiz. Yalnız elimizde haram olduğu konusunda net bilgi bulunmayan yiyecek ve içecekleri, haramlığı kesin olan bir domuz ürünü gibi kabul etmemiz de mümkün değildir. Ortada bir şüphe varken kesin tavır koyamayız. Bugün ekmekten peynire pek çok gıda maddesi için geçerlidir bu. Çok inceleyecek olsak ekmekte bile zorlanabiliriz. Takva üzere olma adına vesveseye yol açmak da doğru değildir. Keyfilik ile titizlik arasında izlenebilir bir yöntem kullanmak gerekmektedir.
Böyle bir sahih hadis bilmiyorum ama bazı konularda kadın kocasının izini sürer şeklinde hükümler vardır. Belki de o kastedilmiştir.
Yabancı erkeklerin dikkatini çekecek bir gelin arabası için olumlu düşünmemiz mümkün olmaz. Dikkat çektikçe zevklenen insanların durumunu acımalı görürüz. Bu anlayışla kurulan yuvalarda gelinen noktayı da hep beraber görüyoruz.
Zariyat suresinin 56. ayetinde Allah Teâlâ, bütün insanları ve cinleri 'ona kulluk etsinler diye' yarattığını buyurmaktadır. Demek ki asıl maksat kulluk edilmesidir. Evet, kulluk edecek olan insanlar ve cinlerdir. Kâinat da o kulluğu yapacak olanların mekânıdır. Tıpkı asıl maksadın namaz olması ama caminin namaz mekânı olarak inşa edilmesi gibi bir durumdur bu.
Namahrem, bir insanın her ikisi de bekâr olsa evlenmesi caiz olacak derecede akrabası olmayan kişi demektir. Bir kimse ile bekâr olma durumunda evlenmek caiz ise o kimse YABANCI durumundadır. Yabancı ile; - Bedensel temas bir tokalaşma düzeyinde bile olsa, - Bilhassa kadın için bedeninin ayrıntılarına vakıf olma düzeyinde bir göze açılma, gözle izleme, - Zaruri olmayan sözlü muhabbet, - Zaruri niteliği olmayan yazışma caiz değildir. Bu ilkeler sadece ağır zaruretler durumunda ertelenebilir. Bir bayram ziyaretinde 'hoş geldiniz' düzeyinde sözlü bağlantıda sakınca olmayabilir. Özel bir fitne ihtimali varsa bunu da başlatmamak evladır. Okul, üniversite, düğün ve benzeri bir gerekçeyi haramlardan bir haramı gevşetme nedeni yapamayız.