Fetva Meclisi
Soru
Kıymetli hocam, Allah sizden razı olsun kalbinizi dini üstünde sabit kılsın, her anınız rıza üzre olsun... Soracağım bu soru biraz özel, Hocam, ailem ve dahi bende tasavvufa sıcağız. Herhangi bi' cemate bağlı değiliz, Allah için hizmet eden herkesten Allah razı olsun. Sadece rahmetli Erbakan hocaya İslami bir nizam istediği için sıcağım. Allah ondan razı olsun, amin. Hocam, tasavvuf için son zamanlarda bana bidat olabilir mi diye kuruntular geldi. Dünya mevlevillik diye yeni bir din ortaya atarak islamı haşa söndürmeye çalışıyorlar gibi gizli güçlerin uzun yıllar önce kurduğu bir plan gibi yorumlar duyuyorum felan felan... Kuran ve sünneti hesap almayan, onu aşmaya çalışan, söndürmeye çalışan (ki kimin gücü yetebilir) şeye tabii ki karşıyız. Hatta Mevlana (k.s) hazretlerine yanlış yorum yapanlara Mevlana hazretlerinin pergel örneğini veriyordum. pergelin bir ayağı Kuran ve sünnete çakılıdır diğer ayağının uçuşu Kuran ve sünneti referans olarak almazsa boşadır. Hocam kesin bir cevap istiyorum, Tasavvuf Bid'at mi? biliyorum Altınolukta yazdığınızı görüyorum, o yüzden kesin bi cevap verebilir misinz bilmiyorum ama hocam şunu bilin siz şuan ne derseniz o benim için öyle olcak. Öyle derseniz ne bunu savunan cemaatlere bir şey diyeceğim veya içimden geçireceğim. sizin dediğiniz gibi biz iyi yönlerini alır, kötü yönlerini bırakırız. Farklılıklarımız olur ama ayrılığımız olmaz. bidattir veya değildir diye net cevap verirseniz sevinirim ya da kızım boşver bunları derseniz yine tamam. Hakkınızı helal edin ikinci sorumsa, kandiller için olcak. Akrabalarımızı o günlerde bizzat kutlamak için arıyoruz. Babannem özellikle telefon başında bekler, babam çok özen gösterir ona. canım tatlım diye çocuk sever gibi sever. Allah ondan razı olsun günlük uğrar. Benden de aramamı ziyaret etmemi ister kandilde kızım unutma babanneni bir ara diye de mutlaka hatırlatır ama sizi dinleyeli beri acaba bidat mi ki diye düşünmeye başladım. "Akrabalarını kandil için arama da başka günler istersen her gün ara" derseniz tamam hocam siz ne derseniz.
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, itirazım var sana. İtirazımın gerekçelerini de sayayım: Elhamdülillah, imanın var. Allah’ı, Peygamber aleyhisselamı, onun ümmetini… biliyorsun. Hâlinin iyi olmadığını itiraf edecek bilincin var, hatanı itiraf ediyorsun. Daha güzelinde olman gerektiğini anlıyorsun. Kötüyü övmeyen, beğenmeyen bir anlayışın var. İbadetlerden tamamen kopmadın. Namaz gibi bir ibadeti yapabiliyorsun. Sabah namazı kılabilmiş bir mü'minsin. Allah’ın rahmetini ve mağfiretini hatandan daha büyük ve kurtarıcı görüyorsun… Bunlar basit şeyler mi sence? Bu yapabildiklerinin şükrünü yapman gerekmez mi? Hayır, bunlar çok değerli ama şeytan seni, içinde bulunduğun kaosta boğmak istiyor ve beceriyor. Ayağa kalkabileceğin hâlde kalmaman için seni nefessiz bırakıyor. Kendine gel. Mü'min olmanın azametini düşün. Beğendiğin ve imrendiğin mü'minlerin otomatik olarak iyilerden mi olduklarını zannediyorsun? Herkesin şeytanla öyle veya böyle bir boğuşması vardır. Ona teslim olanlar eriyip gidiyor, onunla ölesiye boğuşanlar sonunda kazanıyor. Gerçek budur. sen böyle düşünmekle kendi bataklığını derinleştiriyorsun. Silkin ve kurtul biiznillah.
Yavrum, din de garip oldu dinine sahip çıkmak isteyen samimi mümin de. Sen değil sadece, bir koca dünya bu hale geldi. Ama ben biliyorum ve inanıyorum ki, gökler başımızın üstünde duruyorsa senin ve senin gibilerin bu filizlenmeye başlayan imanı sayesindedir. Seni tebrik ediyorum, bağrıma basıyorum. Allah sana umduklarından daha güzelini versin. Seni Ashab-ı Kiramla beraber cennetlerde buluştursun güzel gencim benim. Bu güzel imanınla yaşarken bana da dua etmeni isterim senden. Sabret ve kazan. Öncekiler de sabrederek kazandılar. Yılmadılar, yorulduk demediler. Kulluktur bu. Kulluk da olduğu gibi imtihandır. Şöyle bir plan yap: Bir kere ne olursa olsun annen ve babana karşı edebini asla bozmayacaksın. Dünya yıkılsa yeniden kurulsa sen onların çocuğusun, onlara karşı saygılı olman, önlerinde el pençe durman senin imanının gereğidir. Şeytan yer yer zihnini karıştırıp güya iman adına sana onlara karşı edepsizlik telkin edebilir, defet onu gitsin. Ne olursa olsun, yer neresi olursa olsun, onlar sana ne yaparsa yapsınlar birinci kuralın bu olacak. Zor ama mümin için gerekli bir noktadır bu. İkinci işin şu olsun: Dayınlar, halanlar ve benzeri yakınlarla o tür haramların ezilmek istendiği ortamlarda asgari yani olabilecek en az düzeyde de olsa bağlantıyı sürdür. Kopman doğru değildir. Kimse sana iki saat otur o mecliste demez zaten. Hoş geldiniz de ve su getirmeye git, çay getirmeye git ve odana çekil. Bunu da becereceksin. Bunu böyle yapmazsan adını bin bir yalanla birleştirir seni hırpalayabilirler. Üçüncü işin şu olsun: Allah'ın kesin haramlarından birini asla yapma. Haram tokalaşma yapma. Yalan konuşma, yalana şahitlik etme, yalan dinleme mesela. Bu konuda seni dövseler de se böyle ol, bağırsalar da böyle ol. Dördüncü işin: Evde kendine okuma, el işi veya benzeri bir üretim alanı çıkar. Odana çekildiğinde o işi yaptığını, o nedenle ortamı terk ettiğini bilsinler. Beşinci ve en kritik işin: Bu durumu kimse ile tartışma. Sorduklarında “eh, üh” de ama tartışma. Birilerini ikna etmeye çalıştığını zannedersin ama yıpranır ve eskirsin. Şeytan her tartışmadan sonra seni biraz daha eskitir. Seni uyarayım: Tartışmamak çok zordur, “öfke baldan tatlı imiş” derler ya, öyle bir şeydir bu. Ama sen, mümin gencim benim, sen imanın fidanısın biiznillah. Senin önünde zor olmaz. Bütün bu yaptıklarının karşılığını Rabbin verecektir. Beklediğinden daha fazlası ile verecektir. Aç göğsünü Rabbine, bak sana ne huzurlu anlar yaşatacak, bak ve gör güzel gencim. Seni Allah Teâlâ'ya emanet ederim.
Allah Teâlâ sizi de bizi de rızasından ayırmasın. Hepimizi cennetlerinde buluştursun. Müslüman sınırsız bir şekilde sadece ve sadece Allah'ı sever. Peygamberi bile o şekilde sınırsız sevmez, sevemez. Sevgide şöyle bir sıralama yapmalısınız: 1-Sınırsız ve ölçüsüz bir şekilde Allah'ı seveceksin. 2-Bir kul olduğunu bilerek Muhammed aleyhisselamı seveceksin. 3-Onun ashabını topluca bakarak Allah'ın sevdiğini söylediği kullar diye büyük bir sevgi ile seveceksin. 4-Ashab-ı Kiram’ın içinde bazılarının karakteri, yaşadığı hayatı, hizmetleri gibi sebeplerle özel bir sevgi ile sevebilirsin. Bu sevgi senin imanından gelir biiznillah. 5-Bu ümmete hizmet etmiş ve yüksek konumlara ulaşmış Ebu Hanife, Şafii gibi isimleri, kimse ile tartışmadığın, yüksekte tuttuğun ama bir sahabi düzeyinde de görmediğin sevgi ile seveceksin. 6-Dinin konusunda sana destek olduğunu düşündüğün din önderleri konusunda da sevebilirsin, sayıp dua edebilirsin. Yukarıdaki listede olanlarla bir arada tutmadığın sürece sevebilirsin. Yukarıdakilerle denkleştirme noktasına geldiğin an hata edersin, dinini yıpratırsın. 7-Anne baban, çocukların ve eşini seveceksin. Bu senin yaratılışında var olan bir sevgidir. Onları putun düzeyine getirmedikçe bu sevgide de sakınca yoktur. Nasıl putun düzeyine gelebilir? Bir şey haram olduğu hâlde sevdiklerinin hatırı sana haramı göz ardı ettiriyorsa put edindin demektir. Senin cennetini ertelemene sebep olan ve senin sakıncalı bulmadığın bu erteleme putlaştırmadır. Bu insan olur veya eşya olur, ırk olur, kurum olur aynıdır. Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Sevdiğin seninle Rabbinin arasına girerse, Aile yapına zarar verirse, İbadetlerini ve sosyal kimliğini zedelerse o sevgi sakıncalıdır, sevdiğin sana zarardır. Böyle bir inceleme ile yol alabilirsin. Allah yardımcınız olsun. Duanızı beklerim.
Bu çağdaki kadar insan kendisini yalnız hissettiği bir çağ olmamıştır zannederim. Allah'a iman eden bir mü'min, kadın olsun erkek olsun neden kendisini ikinci bir insana mahkûm hisseder? Bu gayet esef verici bir sonuçtur. Bir mü'miniz elhamdülillah. Şu fani dünyada Rabbimiz Allah'tan başka 'onsun edemeyeceğimiz' kimsemiz yoktur, olmamalıdır. Sizin durumunuzun özeti boşlukta bulunmak olarak anlaşılıyor. Mü'min insan, karşılaştığı biri ile hayatını kilitleyemez. Faninin faniye minneti bu kadar derin olmamalıdır. Kendinize gelin. Yeniden bir hayat planı yapın. O planda ibadet yoğunluğu olsun. Hayata bakış açısı gerçekçi olsun. Zikir olsun, Kur'an okuma olsun. Yeniden planlayın kendinizi. Cennet için yaratılmış bedenlerimizi boş işlere feda edemeyiz.
Kızım, Allah yardımcın olsun. Sana kısa ve öz nasihatlerim olacak: Anne babana yaptığın hizmeti, namaz gibi bir ibadet olarak gör. Onlardan bir karşılık bekleme, Allah’tan bekle. Asla onların arasındaki tartışmaya taraf olma. Senin kalbinde haklısın belli olsa da sen bunu dillendirme. Sen onlar tartışırken sağır ol, kör ol. Özelde iken kiminle isen ona alaka göster, onu özel sevdiğini hissettir ama öbürüne laf taşıyabileceği açıklar verme. Öyle veya böyle bir gözün görmesin, bir kulağın duymasın. Bir şey olmuyormuş gibi davranmaya alış. Kaldıramayacağın yükün altına girmiş gibi olmamalısın. Senin özel hayatın, muhtemel sıkıntılarınla anne babandan kaynaklanan sıkıntıları karşılaştırma. Şöyle anla bunu: Başın ağrıyorken miden de acıktı ise yemek ve ağrı önünde birleşik olarak durmasın; sorunu çözmekten ürker ve ezilirsin. Sorunlara tek tek temas et. Bu zor bir şey değildir. Planlarsan yaparsın biiznillah. Ara sıra tek başına kalmayı, balkonda çay içmeyi, bir arkadaşınla telefonla da olsa görüşmeyi ihmal etme. Ciğerlerin ve beynin ara sıra temiz hava alsın. Özel dua vakitleri ayarla. Haftanın belli bir gününde aksatmadan ama aynı saatte özel odanda bir saatlik dua vakti ayarla: Özel abdest al. İki rekât namaz kıl. Bir sayfa Kur'an oku. Güzel bir tevbe/istiğfar yap. Belli bir sayıda salavat getir. Belli bir sayıda zikir yap. Sonra da özel dua yap. Bu duaya geçmişin, geleceğin, hayallerin, sıkıntıların, evlilik arzun… Neyin varsa kat. Aynı andaki dua vaktinde sözlerini tekrar tekrar söyle, tekrardan kaçınma. Bu dua vaktin ilk anda bir saati bulmayabilir, beceremeyebilirsin. Zamanla bir saat bile sana az gelecektir. Senin gibi anne baba sorunu yaşayan arkadaşların varsa onlardan bir süre uzak dur. Yaranı yarası ile birleştireceklerden uzak durmak gibi bir şey olacaktır. Anne babanın gözüne çarpmayacak şekilde özel bir not defterine dengeli notlar yaz. Abartmadan ezmeden yazmaya çalış. Mesela: “Bugün annem delirtti beni” diye bir not tutma. “Bugün annem epeyi gergindi” şeklinde not al. Böylece kendini olayların peşinden gitme düzeyinden olaylara şekil verme düzeyine kaldırmış olursun. Ailenden evde kardeşlerin varsa onlar yoksa diğer aileden sayılacak yakınlarınızdan hiç kimseye bu konularda güvenme, onların sana destek vermesini bekleme. Uzun yıllar tek başına bu sorunla mücadele etmeye hazır ol. İnşaallah huzurun yakın olur ama sen uzuna ve ağırına aday ol, daha rahat edersin. Evliliğini kafana takıyor olabilirsin. Bunda normalde haklısın da. Ama ben sana çok özel bir soru soracağım: Evlenen genç kızlar mı mutlu evlenemeyip evinde bekleyenler mi? Elbette bu sorunun cevabını sen tek başına veremezsin ama ben sana yardım edeyim: Neredeyse biri diğerinden daha kazançlı olmayan bir zamandayız. Dertlenme, yarın evlenmeye de on sene beklemeye de hazır ol. Kader seni senden iyi planlıyordur. Allah’a emanet ederim seni kızım, senin için dualar ederim, senden de dua beklerim.
Selamünaleyküm. Sevgiyi kanunla veya reklamla oluşturmak mümkün değildir. Zorla sevmek dinen de istenmez insandan. Bizden istenen, insanî görevleri eksiksiz yapmamızdır. Eşiniz, ailesine karşı görevlerini her durumda yapacaktır. İhtiyaç anlarında yanlarında olacaktır. Diğer sevgi hususunu ise zamana bırakmak durumundadır. Sizin de eşinizle ailesi arasındaki ilişkilere bu düzeyde karışmanız pek doğru değildir, sorun size sirayet eder sonunda, siz suçlu olursunuz. Sadece emribilmaruf düzeyinde ilgilenin konuyla. Allah ailenizi ebedî saadete erdirsin. Mücahit, salih, âlim çocukların anne babaları olasınız.
bid'at konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hiçbir ilave doğru değildir, hoş görülebilir değildir. İkaz edin, müftülüğe müracaat edin, doğrusunu sorun. Böylece hatanın düzelmesine katkıda bulunun, sevap kazanın.
Selamünaleyküm. Bid'at, sonradan çıkan şey demektir. Sonradan çıkan şey, bir asla benzetilmiyorsa onun için bid'at, fukahanın bir asla dayandırarak ortaya koydukları bir husus ise ona da güzel bid'at denmektedir.
Selamünaleyküm. Allah için yapılmış bütün ibadetlerin sevabı ölmüş insanlara bağışlanabilir. Bu husus ulemamız arasında reddedilen bid'atler arasında değildir. Ancak meseleyi 'ölüye Kur'an okuma' şeklinde uygularsak bir sürü tartışma çıkar. O tartışmalar arasında ne ölü ne de diri bir şey kazanamaz. Bir ibadetin sevabını ölüye bağışlamakla ölüye Kur'an okumak arasındaki farkı iyi anlamaya çalışalım.
Selamünaleyküm. Böyle bir söz, ilimle alakalı değildir.
Selamünaleyküm. Böyle bir Sünnet yoktur. Sünnet gibi yapılırsa bid'attir, yapılması doğru değildir. Bir muhabbet vesilesi olarak, ibadet olduğuna inanmadan yapılırsa hoş görülebilir.
Selamünaleyküm. Eski fıkıh kitaplarında bulunması mümkün olmayan bir husus olduğu için ses yükseltme cihazı ile kılınan namaz konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Genel teamül, böyle bir namazın caiz olacağı şeklindedir. Mümkün olduğunca da namaz kılınan büyük mekânlarda saflar arasında en az göz görme mesafesi açısından fiziki bir bağlantı sağlanmalıdır. Ses cihazı bir bid'at olamaz. Çünkü bid'at, ibadetin kendisine ilave yapmanın adıdır. Bu sadece bir alettir. Kullanımın caiz olup olmayacağı konuşulabilir.