Fetva Meclisi
Soru
Hocam tavuk etlerinin güvenirliliği hakkında ne öneriyorsunuz? Hangi markaları tüketmek caizdir?
Cevap
Benzer fetvalar
Firma sahiplerini araştıracağız. Biz burada isim veremeyiz. Helal haram dikkat eden firmalar da var.
Yumurta açısından sorun olmayabilir ama bütün dünyada tavuk açısından bir sorun var. Bu sorun beslenme, besmele ile kesilme ve kesim sonrasında yolma ile alakalı olarak ortaya çıkmaktadır. Takva açısından tavuk yememek gerekir diyebiliriz. Bilinen güvenli markaların dışında tavuk sıkıntılıdır. Böyle bir marka seçme imkânınız yoksa helallik sıkıntısı ciddidir. Balık tüketmeye çalışınız. Balık daha güvenli. Tavuk için ise bildiğiniz özel kesimi yiyin diyebiliriz.
Lailaheillellah Muhammedurresulullah diyen ve aksi bir itikat sahibi olmayan herkese mü'min olarak bakmalıyız. Namaz kılmaması veya benzeri bir ibadeti yapmaması elbette bir eksikliktir ama dinin dışında olması değildir. Namaz kılmamış olsa bile bir mü'minin kestiği hayvan yenir. Et ve tavuk meselesi sizin de belirttiğiniz gibi gerçekten büyük bir sorundur. Bu sorunu ancak devletin çözmesi mümkündür. Müslümanlar bu hususta siyasileri sıkıştırmasını bilmeli ve gerekli takibi yaptıklarını hissettirmelidir. Siyasilerin seçim meydanlarında hayvan kesimi konusunu dine göre halledeceklerine dair vaatler yapmaya başladıklarında bu mesele de çözüm yolunda bir mesele olacaktır biiznillah. Bu arada siz, kendi çapınızda yapabildiğiniz kadarı ile hassas davranmaya çalışarak üzerinize düşeni yapmış olun.
Doğrusu balık dışındaki etlerin yenmesi sorunsuz olmuyor. 'Balığa yönelin ya da özellikle bildiğiniz yerlerden et tüketin' diyoruz ama uygulanılırlık oranı her yere göre değişiyor. Çok dikkat edip helal mücadelesi yapmak şarttır. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Bu kural bir kere yumurta için değildir, et içindir. Hayvan pisliklerini dolaşan hayvan için de aynı kural geçerlidir. Şunu da bilmelisiniz; bu meseledeki hüküm besmelesiz kesilenin haram olması gibi bir haram değildir. Ortada kerahet vardır. Bundan sonra daha dikkatli olmalısınız. Allah'a emanet olun.
O durumu icra etmek başka şey, öyle yetiştirilmiş tavukları tüketmek başka şeydir. Sağlık açısından sakıncası olmuyorsa mesela tavukların yenmesinde sakınca olmaz. O tür besicilik ise başka bir konudur. Yaşanan çağın sonuçları olarak belki de yapılabilecek bir şey yoktur da diyebiliriz. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Beslenme konusundaki diğer fetvalar
Allah yardımcın olsun. Bir kere bu durumu kendin için ölümcül düzeyde kahreden bir yaratılış olarak görme. Harama düşmedikçe böyle olman bir ayıp değil, senin hatan değil. İçin rahat olsun. Evlilikle ilgili kararı tedavi gördüğün doktor ve psikoloğa bırak. Sen evleneyim veya evlenmeyeyim deme. Evlilik yollarını sürekli açık tut. İlk evlilik fırsatını gerekiyorsa beklentilerini de düşürerek değerlendirmeye çalış. Bu durumu muhakkak bir veya iki farklı doktorla değerlendir. Doktorların sana tavsiye edeceği yemek, giyim dâhil ne varsa onlara uy. Psikolojik tedavini önemse, psikologlar seni anlamaya en yakın arkadaşların durumundadır. Psikologlar gezmeni, spor yapmanı, yazmanı veya benzeri bir faaliyeti tavsiye ediyorlarsa o faaliyeti yap. İbadetlerini farz olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayır. Farz olanları hiçbir şekilde erteleme, nafile yani farz olmayanları ise zorlandığın zamanlarda erteleyebilirsin. Senin için dua ederim. Allah yardımcın olsun.
Yaptığınız iş tıp kurallarına göre gerekli bir iş ise ve helal bir şekilde yapıyorsanız sakıncası yoktur. Allah’ın nimetlerini israf etmeden helal bir şekilde kullanmamızda, elimizdeki nimetin gerektiğinde zekâtını veriyorsak sakınca yoktur.
Sorun çok yerinde, çağımızın hem nefsî hem sosyal bir imtihanına temas ediyorsun. Bu sorunu birkaç başlık halinde cevaplamaya çalışayım. 1. Beslenme, dinin kendisi değil vasıtasıdır. Evet, yediğimiz şeyler hem vücudumuzu hem de ruhumuzu etkiler. Ama din, gıda takıntısı değildir. Kur’an bize “helal ve temiz olanı” yemeyi emreder (Bakara sûresi 168. âyet). Ama bu, şu maddeyi yiyen cennete giremez, bu karbonhidratı tüketen asi olur gibi bir anlayışa asla dönüşmez. Dinimizde haram olan yiyecekler bellidir: domuz, kan, leş, sarhoş eden her şey. Onun dışında şeker, un, gluten gibi şeyler “zaruret yoksa terk edilmesi tavsiye edilebilir” ama “dini bir vecibe hâline getirilemez.” 2. Sağlık için dikkatli olmak güzel, takıntıya dönüştürmek hastalıktır. Evet, bu çağda çok fazla katkı maddesi, GDO, şeker vs. tüketiliyor. Uzmanların dikkat çektiği şeyler boş değil. Ama mesele dengeyle yaşamak meselesidir. Peygamber Efendimiz sallalahü aleyhi vesellem nasıl yaşamış? Aşırıya kaçmamış. Sofrasında israf ve lüks olmamış. Ama bal da yemiş, et de yemiş, hurma da yemiş. Arada tatlı da ikram etmiş, hepsini helal ölçülerle ve ölçülü yaşamış. Bugün bazı kimseler, gıdayı âdeta dinleştiriyor. “Sıfır glütensiz yaşamak farzdır” der gibi konuşuyor. Bu bâtıl bir anlayıştır. Din, Allah’ın dinidir. Sağlıklı yaşam tavsiyesini İslam’ın yerine geçiremezsin. 3. Müslümana düşen nedir? Helal ve tayyib (temiz) gıdayı tercih etmek. Vücuda zararlı olanı olabildiğince azaltmak, ama haramlaştırmamak. İsraf etmemek. İmkânı ölçüsünde organik, doğal, katkısız ürünler bulmaya çalışmak. Bunu başkalarına da dayatmadan, kibirlenmeden yapmak. 4. Pratik hayatta nasıl yaşamalı? Elinden geldiğince temiz gıda yemeye çalış. Evde pişirmeye ağırlık ver, dışarıda yediklerini azalt. Beyaz şeker ve un gibi şeyleri azalt ama haramlaştırma. “Yediğim helal mi?” sorusu kalbini kuşatmasın, çünkü vesvese başlar. Bu alanda paylaşım yapanları da filtrele, her söyleyeni alim zannetme. Özetle, dengeli ol, sapma. Az ye, öz ye, şükret. Bu ümmetin şiarı budur. Yani Müslüman ne şeker bağımlısıdır ne de gıdaya farklı kutsallıklar atfedecek şekilde takıntılıdır. Müslüman dengededir. Ağzını olduğu kadar kalbini de beslemeye bakan insandır. Allah senin de gönlünü ferah, sofranı bereketli, hayatını da itidalli eylesin.