İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam tebliğ yapmak görevimiz ama karşı tarafın sıkıldığını veya dinlemek istemediğini anlarsak ona tebliğ yapma görevimiz bitiyor mu? Ne yapmalıyız böyle durumlarda?

Cevap

Tebliğ yapmak bir mesaj atıp görevini bitirmek değildir. Geniş bir zamana dengeli bir yayma ile yapılabilecek bir görevi tebliğ olarak anlamalıyız. Sıkmamaya çalışmak, sabırlı olmak, tekrarları sempatik duruma getirmek bizim görevimizdir. Şu kadar ki, karşımızdaki olumsuz tepkiye doğru kayıyorsa kendimizi biraz geri çekebiliriz. Aksi takdirde hayat devam ettikçe ve biz Allah’ın mü'min kulları olduğumuz sürece onun dinini yaşayacak ve yayacağız. İyiliği emredecek kötülüğü engelleyeceğiz. Bu şartla Müslümanız, elhamdülillah.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nazik ve tatlı konuşarak tebliğ yaparız. Üzmemeye çalışırız ama yağcılık yapmayız. Kalpler Allah'ın elindedir; O, dilediğini hidayete erdirir. Ancak biz, tebliğ yapmamız halinde daha kötü bir duruma sebep olacaksak tebliği erteleyebilir ya da daha iyi bir fırsat kollayabiliriz.

Tebliği insanlar yanlış anlıyorlarsa tebliğ etmemek günah olur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir mü'minin en önemli tebliği mü'mince yaşamayı becermesidir. Siz iyi bir mü'min olabildiğiniz zaman varlığınız bir tebliğdir. Sözlü bir tebliğ, bu tebliğin yanında ikinci derece bile kalabilir. Mantığımız bu olmadığı zaman, tebliği bir “iş” gibi yaparız ki o bereketsizdir, sonuç getirmez. Allah korkusu ile yaşayan ihlaslı bir mü'min olun. Olaylarda sabırlı olun. İnsanların kalplerinin Allah’ın iki parmağı arasında olduğunu bilin. Aceleci olmayın. Tebliğin sadece dille yapılmayacağını bilin. Gerisini de Allah’a havale edin.

Hocam ben insanlara tebliğ yapmakta zorlanıyorum. Bir Müslüman’ı davet etme nokt
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir hastalık yaşayınca hayatı terk ediyor muyuz? Elbette hayır. O hastalıktan iyileşmeye çalışıyor, yaşama gayretimizi de sürdürüyoruz. Şeytanın bir dönemi kazanması hayatın tamamını ona vermemizi gerektirmez. Yaşadığımız sıkıntıyı düzeltmeye çalışırken yeni bilgiler, ibadetler, heyecanlar elde etmeye de çalışacağız. Doğrusu böyledir. Yılıp yıkılan mü'min şeytana teslim olan mü'min sayılır. Şeytanı sevindirmek hiçbir zaman doğru değildir. Bin kere yıkılsak bile bin birinci kalkışımız ve Rabbimize doğru yürüyüşümüz zorunludur. İbadet de böyledir. İlim de böyledir. Ahlâk da böyledir. Sosyal ilişkiler de böyledir. Hayata bakışımız böyledir.

Hocam okuduklarımız davranışlarımıza yansımıyorsa okumayı bırakmalı mıyız? Bir h
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hepimiz kuluz, hepimizin bir imtihanı muhakkak vardır. İyi bir sonla ahirete gitmek için gayret etmek zorundayız. Arkadaşınız için hem dua edin hem de daha fazla destek verin. Bulunduğu ortamı değiştirmesini tavsiye edin. Bulunduğu ortamda siz yokken etki altında kaldığı kişileri ve eylemleri değiştirmelidir.

Hocam benim çok sevdiğim bir dostum var. Beraber namaz kılıyoruz ve elimizden ge
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu tür sosyal iletişim alanları “din tebliği açısından” güvenli ve etkili bir alan olarak görülmemektedir. Sahipsiz ve kuralsız bir meydan gibi durmaktadır. Orayı tebliğ alanı gibi görmemenizi tavsiye ederiz. Getireceği ile götüreceği arasında oran belli değildir. Kendinizi yetiştirin, çevrenize etki etmeye çalışın.

Hocam ben sosyal medyada İslam’a karşı gelenlere tebliğde bulunmaya çalışıyorum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tıpkı namaz ve oruç gibi ’emribilmaruf ve nehyi anilmünker’ kıyamete kadar Rabbimizin emri olarak kalacaktır. İlerleyen zaman hiç bir Kur’an emrini eskitemez. Müminler olarak böyle iman etmek zorundayız. Batı kültürü içimize sindikçe ortaya çıkan hastalıklardan biri de ‘kendi hayatı, özel durumu, yasal hakkı’ türünden savunmalarla insanların haramların işlenmesine sessiz kalmaları ve farzların eksik bırakılmasına karşı tepkisizlikte sakınca görmemeleri olmuştur. Bu bir batı hastalığıdır. Önceki milletlerden de bize sirayet etmiştir. Bazı Müslümanların namazı ihmal etmesine ne diyebilirsek buna da onu diyebiliriz. Kesinlikle yanlışa karşı tepkili, iyiliğe karşı teşvik edici olacağız. Dinimiz böyle bir dindir. Şüphesiz eksiğimiz de olacaktır, insanız neticede. Biz a konusunda eksiğiz diye b konusundaki yanlışı düzeltme vazifemizi ihmal etmeyeceğiz. Hatta aynı yanlışı biz yapıyor olsak dahi durum böyledir, ‘bu yanlıştır’ demeye mecburuz. Yalnız şu ince ayara dikkat etmeliyiz: Yapacağımız düzeltme vazifesi mevcut hatadan daha ağırını oluşturacak veya o hataya daha da derinleştirecekse geri durabiliriz, durmalıyız da. Bunun ötesinde kapasitemiz ve imkânlarımızla ölçülü olarak vazifemizi yaparız. Müslümanlık böyle bir dindir.

Hocam, tebliğ konusunda size sorum olacaktı. Emribilmaruf nehyi anilmünker herke

emr-i bi'l ma'rûf konusundaki diğer fetvalar

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.