Fetva Meclisi
Soru
Camide sabah namazı esnasında cemaate geciken bir kişi saf dolu olduğu için saftan adam çekerek namaza dahil oldu. Bu konuda tam bir bilgim olmadığı için araştırdım ve gördüm ki ihtilaflı bir durum, bana olursa saftan çıkmamaya karar verdim. Daha sonra akşam namazı esnasında benim de başıma geldi. Gelen kişi önce yanımdakinin omzuna vurmaya başladı, yaptığı ses ile beraber namazda huşuyu kaybetmeye başladım, yanımdaki müezzindi ve saftan çıkmadı. Sonra benim omzuma dokunmaya başladı, doğrusu şu ki, ilk dokunuşundan sonra huşuyu tamamen kaybettim, imam ne okudu onu bile hatırlamıyorum, çıkmalı mıyım çıkmamalı mıyım diye düşünürken saftan çıkmadım, adam da vazgeçti zaten. Bu konuyla alakalı hüküm nedir, ne yapılmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bütün insanlıkla beraber ümmetimizin de büyük bir veba salgını yaşadığı hepimizin malumudur. Mevcut durum hayatın tamamını etkilerken camileri de etkilemiştir. Elhamdülillah camiler açıktır şu anda. Camilerimizin yani cemaatle namazın devam etmesi ile safların belirttiğiniz şekilde olması arasında bir oranlama bile yapılamayacak kadar farklılık vardır. A- Cemaatle namaz kılınırken saf şeklinde namaz kılınması ve safların da bitişik (birbirine bitişik, ayak ve göğüslerin aynı hizada olacağı şekilde) namazın mühim sünnetlerindendir. B- Safların bu şekilde olması namazın rükünlerinden biri değildir. Dört mezhebin imamı başta olmak üzere fukahanın cumhuru da böyle görmektedir. C- Mevcut sıkıntı keyfi bir durum değildir. İnsan sağlığı gibi gayet ciddi bir nedene binaen saflar bu şekilde tutulmaktadır. Kaldı ki safların bitişik olması namazın rükünlerinden biri olsa idi bile bu özre dayalı olarak seyrekleştirilmesinde sakınca olmayacaktı. D- Bu konunun kalıcı hâle getirilmesi elbette kabul edilemez bir durum olur ancak mevcut uygulamayı namaza veya cemaate engel gibi görmek de bir aşırılıktır.
Bu verdiğiniz çapraz örnekler kitaplarda vardır ama pratikte milyonda bir bile görülmez. Bu meselelerle nefes tüketecek kadar vakit bulayacağımız bulanık bir zamanda yaşıyoruz. Allah yardımcımız olsun. Namazın kendisi toptan gidiyor hatta iman eriyor biz o mezhepten bu mezhebe kan nakli yapmaya vakit bulamamalıyız. Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Önceden kıldığınız bir namazda böyle bir sorun olduğunu sonradan öğrenirseniz mesele yoktur, Allah kabul buyursun. Namaza başlamadan önce böyle bir durum olduğunu görürseniz herkes mezhebine göre amel etsin. Zira mezhep titizliğimiz namaz ve iman titizliğimizin önünde duruyor. Vesvesenin önünü tıkayalım.
Aleykümselam. Mü'miniz elhamdülillah; birbirimizin kardeşiyiz. Eksiğimizi tamamlar, ayıbımızı örteriz. Bunu da takatımız kadar yaparız. Mesela saf doldurma ve düzeltme vazifemizdir ama cemaatte terör estirerek veya kendi namazımızı imha ederek düzeltme yapacak hâlimiz yoktur. Evhama kaymadan, becerebildiğimiz kadar.
Selamünaleyküm. İnsanların ne dediğine bakmayın, delirirsiniz. Babanıza hürmetkâr olun, kazanın.
Selamünaleyküm. Namazınızın olmasında bir sakınca yoktur. Aynı caminin içinde bulunduğunuz sürece namaz olur fakat bu durumda kerahet vardır. Gereksiz yere safların açılması doğru değildir. Yanınızda bir kişi daha bulunursa bu kerahet kalkabilir.
Bu uygulama Hanefi mezhebi açısından uygun olmayandır. Diğer mezheplerde ise vardır. Dolayısıyla sizin namazınıza sakınca getirmez biiznillah. O kardeşimize de durumu izah edip arkasındaki Hanefi olan musallilerin hassasiyetlerine dikkat etmesini tavsiye edebilirsiniz. Netice olarak bunu namaza mani kabul etmeyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Namazın farzları veya sünnetleri arasında Fatiha okumak yoktur. Allah'a emanet olun.
Namahrem bir erkek olursa büyük veya küçük bir şey değiştirmez; kadının erkeğin eline, erkeğin kadının eline değmesi haramdır. Bunun istisnası belki artık kadınlığı erkekliği kalmamış pirifani olabilir. Ama bu, yaşlı kadının da ötesindeki kadındır.
Zekât, kişilerin hakkıdır, altyapı ve kurumlara kullanılması caiz değildir.
Anne babanın, adil bir idarecinin ve âlimin elinin öpülebileceği konusunda ulemanın fetvası vardır. Bu öpme şekli ise, hususi bir rukû veya secdeyi çağrıştırmamalıdır. Allah'a emanet olun.
Babanızdan kalan malı, Şeriat esasına göre bölüşmeniz durumunda erkek kardeşlerin her biri % 29,167; anne ise % 12,5 alır. Aranızda bir anlaşma yapıp, o anlaşmaya göre helalleşerek bölüşürseniz bunun bir sakıncası olmaz.
Süt dayınızın, dayınız gibi muamele görmesi gerekir, evlenmeyin.