Fetva Meclisi
Soru
Ben tesettürlü bir bayanım, sosyal medyada ise hiçbir fotoğrafımı paylaşmıyorum. Fakat bazen sadece elim görünebiliyor. Ayrıca ileride yemek tariflerini de verdiğim bir sayfaya çevirmek istiyorum. Hocam bu durumda ellerin görünmesinde bir sakınca var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının sesi haram değildir. Yeter ki sesini kullanırken karşı cinsi kışkırtacak bir tarz sergilemesin. Yalnız müziğin harama çok yakın durduğunu unutmayasınız.
Böyle bir engel yoktur, tesbihi söylemede kalp sonra da dil önemlidir.
Tesettürlü olmak, Allah korkusu ve cennet umudu ile yaşamaktır. Bu da baştan sona kadar bütün zamanlarda aktif olması gereken bir hissiyattır. Bilerek öyle bir teşhir yapmayınız.
Ne yazık ki hayatımız bu çelişki ile yoğunlaşmış bulunmaktadır. Allah Teâlâ akıbetimizi hayretsin. Sizin yapmanız gereken özellikle bakmamanızdır. Kalbinizin kayabileceği görüntülere dikkatli olmanızdır. Bunun dışında başka türlü ticaret yapmanız neredeyse mümkün değildir.
Müslüman’ın âlimi görünce elini öpmesinde bir sakınca yoktur ama âlimin insanlara öpsünler diye elini uzatmasında sakınca vardır.
Elle çizme resimleri kullanmamak gerekir. Ancak ciddi bir eğitim malzemesi olarak kullanıldığında caiz olabilir.
fotoğraf konusundaki diğer fetvalar
Bu bir yemin değilse tekrar kullanabilirsiniz ama kullanımınız her zaman helal sınırları içinde olmalıdır.
Ölüye bir zararı olmaz ama size de yararı olmaz. Gereksiz bir şey yapmış oldunuz. Allah kardeşinize rahmet etsin, size de sabırlar versin.
Fotoğraf zaten dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Bir de izinsiz bir kişinin veya mülkünün fotoğrafının çekilmesi en azından ahlâkî değildir. Bilhassa mahzurlu bir durum oluşuyorsa durum daha da derin bir ahlâk dışılık oluşturuyor demektir.
Bunlar için “gerekir” demek veya “sakıncalıdır” demek doğru değildir. Her biri için ayrı bir hüküm konması gerekir. Mesela duvarda asılı bir resim için olmaz deriz. Ona ait bir gömleği hatıra olarak saklamakta zararı yok deriz. Ölen için yapılacak en iyi şey, onun çetin yolculuğunda ona yarayacak işler yapmaktır. Bizim hoşumuza gidecek şeyler değil Allah'ın razı olacağı işler yapmak gerekir.
Yasal olarak getirilen sınırlar ve esasen kimlik oluşturmadaki zorunluluklar bunun caiz olmasını gerektirmektedir.