Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm muhterem hocam. Theta healing isimli bir enerji çalışması var. Bir tür psikoterapi metodu gibi sunuluyor. Fakat sadece doktorlar değil tıp eğitimi almamış kişiler de bu yöntem ile tedavi uygulamaya kalkıyor. Bununla ilgili çok soru geliyor. Bu enerji çalışması bir açıdan psikanalizi andırıyor. Fakat aynı isimli kitabı okuyan bir kardeşim yöntemi geliştiren gayrimüslim hanımın "odamda yüzleri bizim yüzlerimize benzemeyen kişiler gördüm, enerjiyi onlardan aldım" demesi bu tedavinin tıbbi bir uygulamanın ötesinde olduğunu gösteriyor. Bu konuda tavrımız ne olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Cinlerle yardımlaşarak bunu yaptığını söyleyenlerin yanında bilimsel yöntemler kullanarak yapanlar da bulunabilir. Siz, sağlık bakanlığının izin verdiği yöntemleri helal bir şekilde kullanarak yapmanız mümkündür, yapabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Batıl diyemeyeceğim, batıllı bir çocukça işler bunlar. Uzak durun, tıbben gerekenleri yapın. Allah sonumuzu hayretsin.
Bu bir tıbbi sorundur. Doktora ve önün yönlendireceği bir çocuk psikoloğuna gideceksiniz, tavsiyelerine de uyacaksınız. Allah Teâlâ işinizi kolay etsin.
Selamünaleyküm. Özürlü durumunda olmanız daha makuldür. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Bu çağın hastalıkları için psikoloji iyi bir bilim dalıdır. Keşke kimse onlara muhtaç olmasa deriz ama gerçek şu ki, psikolojisiz olmaz denebilecek durumdayız. a- Şeriat'ımıza göre işleyen bir alie, b- Şeriat'ımıza göre süren bir sılayırahim ve komşuluk, c- Sünnet'e göre işleyen bir cami/mescit bağlılığı, d- Boş vakti zehir gören ve illa bir işle meşgul olma esasına dayalı anlayış, e- Hurafe boyutuna varmayın zikir ve vird tatbikatı, yoğun dua, f- Dünyanın faniliğini unutturmayan, ahiret emelini canlı tutan ilim, g- Selefi salihinin hayatından kesitleri sürekli hatırlama, h- Kur'an'ımızdaki Peygamber aleyhisselam kıssalarını, Ashabı Kehf gibi olayları âyet gibi dinleme mantığı, yakalandığında psikoloklar işsiz kalır.
Selamünaleyküm. 'Halvet olmaz'ın hiçbir sabit çizgisi yoktur. En basit görüntü bile halvete dönüşebilir. Tedbirlerin alınması da yeterli olmayabilir. Bu hususta sana tavsiyem, öncelikle SENİN ZEKÂNIN SENİ YÖNLENDİRDİĞİ ALANI tercih etmendir. Bunun için de en az beşinci sınıfa gelmen gerekir. Sana dualar ederim. Gel, çay içelim görüşelim.
batıl konusundaki diğer fetvalar
Allah’ın yarattığı her nimetin kendi ekseninde güzelliği/yararı vardır. Karpuzu da böyle görebiliriz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem karpuz yemiştir, bu konuda bilgimiz vardır. Karpuzun fazileti ile alakalı ise hadis yoktur, olanlar batıl sözlerden oluşmaktadır.
Yoga bir din anlayışının ibadet sahnelerinden oluşmaktadır. O din de batıldır, beşeridir. Dünya çapında bir spor gibi gösterilmesi sadece bir şeytan tuzağıdır. Bütün dinleri ekseninde birleştirmek gibi bir safsata üzerine yoğunlaştırılmış yoga için müspet bir şey söyleyemeyiz. Biz ne istendiğini hissedemiyor olsak da özü budur. Dış görüntü itibariyle haram olmasını gerektirecek şeyler giderilebilir gibi duruyorsa da o hareketlerin etkisinin akideye sızabileceği kanaatindeyiz. Özünde güneşe secde etmek olan bir idrakin tevhid akidesine ters olduğu açıktır. En azından putperest bir toplumu taklit söz konusudur. Hiç değilse bir vakit zayiatıdır ortadaki. Kör taklit ve kitlesel yönlendirilmelere açık olmak da çabası.
Kaldığınız otelde haram bir durum yok ve siz haram bir temasta değilseniz hiçbir sakıncası olmaz. Huzursuz olacağınız bir evde olmanızdan da daha iyi olur. Allah mübarek etsin.
Hiçbiri yoktur. Müslüman’ın bunlarla ilgilenecek aklı ve vakti de yoktur. Olmamalıdır.
Bu ümmetin büyükleri yani SELEFİSALİHİN’i üzerinden ele alındığında imanlarının şu noktalar üzerinden büyük kaldığı anlaşılacaktır: Batılı ve küfrü tamamen sıfırlayarak imana girdiler. Bir kap olarak tertemiz yaptıkları kalplerine kelimeyi tevhidi yerleştirdiler. Böyle olunca da pürüzsüz bir iman sahibi olma yolu onlara açılmış oldu. Allah’ın emirleri ve Peygamber aleyhisselamın tavsiyeleri asla tartışmadıkları ve yüzde yüz itaat ettikleri konular oldu. İman mücadelesinin kolay olmayacağını, zor bir yol kat edeceklerini bildiler. Sabır ve sebat için ellerinden geleni yaptılar. Allah’ın vaat ettiği cennet ve sevap konusunda hiçbir tereddütleri olmadı. Cenneti adeta gözlerinin önünde gördüler, cehennemi paçalarını tutuşturacak kadar yakınlarında bildiler. Tembellik ve hantallıkla karşılaştıklarında yıkılmadılar, düştükleri yerden kalkmak olarak tarif edilebilecek bir yenilenme ve tazelenme içinde oldular. Tevbeyi ve istiğfarı parola edindiler. Bitmez tükenmez dualarla Allah’a yöneldiler. Duanın onlara her kapıyı açacağını bildiler.
Kuru kemiğin faydası ile alakalı bir dini malumatımız yoktur. Gelenek ve örf ile alakalı olmalıdır.