İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Nişanlımla aramızda nikah olmadığı için görüşmelerimizde ölçü nasıl olmalı? Ayda bir kalabalık mekanlarda üçüncü şahıs olmadan edep sınırları içerisinde görüşme olabilir mi?

Cevap

Nikâh akdi olmadan yalnız kalmanın tehlikesini göze almak doğru değildir. Muhakkak üçüncü bir şahsın beraberinde bulunmak gerekiyor. İyi niyet yeterli değildir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nişanlılar asla nikâhlı gibi değildirler. Nişanın hiçbir bağlayıcı değeri yoktur. Nişanlılar görüşebilirler ama evlendikten sonrasına da görüşecek şey bırakmalıdırlar. Aşırı muhabbetten o dönemde çatlaklar çıkabilir. Nişanlılık dönemi de olağanüstü durumlar hariç üç ayı geçmemelidir. Bu dönemde şu kadar görüşebilirler diye bir kural yoktur. Sulandırmadıkça ve caiz olmayacak bir şekilde görüşmedikçe görüşüp konuşabilirler. Yanlarında üçüncü bir kişinin bulunması onların lehinedir.

Hocam nişanlı çiftler evlenene kadar ne sıklıkla görüşmeliler? Bazı hocalar her
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Düğüne kadar işlememek şartıyla nikâh olmaz. Ama düğüne kadar veya başka bir nedene kadar bir araya gelmemenin nikâha zararı yoktur. Allah'a emanet olun.

Nikahlı iken düğüne kadar ayrı kalınması dinen doğru mudur?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Pek doğru tespit etmişsin de “aceleyi” neye göre ölçtün? Bir yıla göre üç ay mı aceledir, üç aya göre üç gün mü?

Hocam siz evlilik görüşmesi hakkında görüştükten sonra üç ay bekleyiniz dediniz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. 'Erkek Arkadaş' Müslüman bir kız için hiç uygun bir deyim olmaz. Evlenmeyi düşündüğün bir genç olur. Nişanlın olur. Nikâhlın olur. Gerisi olmaz. Onunla da ancak sözleşmeden ve nişandan sonra sınırlı bir görüşme olabilir.

Erkek arkadaşımla hiç görüşmüyoruz ama mesajlaşıyoruz. Uygun vakte kadar da görü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zaten gayri ciddi bir niyetle görüşmeniz asla doğru olmaz. Ciddi niyetlerle görüşürken de ölçüsüz olamazsınız. Şu sorunun cevabını zihninizde tartmaya çalışınız: Şeytan, gayri ciddi olanları mı tercih eder? Cevap kesindir: Şeytan için böyle bir ölçü yoktur. Bunun için, evlenmeyi düşündüğünüz biriyle -gezmek de dahil- ilişkilerinizde şu kurallara uymanız gerekmektedir: 1- Kesinlikle HALVET halinde olmayacaksınız. Halvet, na mahreminizle kapalı bir ortamda baş başa kalmanızdır. Halvet haramdır. Bir erkekle bir kadın halvet halinde oldular mı onların üçüncüsü şeytandır. Muhakkak beraberinizde üçüncü bir şahıs bulunmalıdır. 2- Zaruret ölçülerini aşmayacaksınız. Zaruret, evlilik şartlarını konuşup, pazarlık etme ile sınırlı olmalıdır. 3- Ebveyninizin çiğnenmiş olacağı bir yola girmeyin. Çok özel bir durum olmadıkça, onlara danışarak böyle bir işe girişin. 4- Nikâhlanmadıkça elinizi eline değdirmeyeceksiniz. 5- Görüşmelerinize kılıf olsun diye nikâh yapmayın. Nikâh ciddi bir iştir ve şakası yoktur. Zevkinize maşa olsun diye nikâh yapmanız doğru değildir. 6- Bu süreyi aylara yaymayın. Mümkün olan en kısa sürede olumlu veya olumsuz kararınız verilmiş olmalıdır. 7- Gönlünüzü kaptırmadan, iyi bir istişare yapmış olun. Tecrübesizliğin bedelinin bir ömür boyu sürecek yanılgılar olabileceğini bilmelisiniz. Duygularınızla değil aklınızla karar vermeye çalışın. Tecrübeye saygı gösterin.

Ciddi niyetlerle görüştüğüm biriyle elini tutmadan gezebilir miyim?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yasak olan halvet ortamında bulunmaktadır. Halvet de iki yabancının yani erkek ve kadının kapalı/korumalı bir ortamda yalnız bulunmalarıdır. Herkesin bulunduğu bir ortam ise halvet oluşturmaz. Yalnız şunu da bilmek gerekir ki, ciddi bir evlilik ve sulanmadan yürütülen bir görüşmede bir aile büyüğünün bulunması yine gereklidir.

Hocam nişanlılık sürecinde görüşmede üçüncü kişinin illa kız veya erkeğin ailesi

evlilik konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir yalan katmadıkça eşinizle annesi nedeniyle aranızda oluşan sorunları belki bir çözüm üretebilir umudu ile konuşmanız gıybet olmaz. Zira bu konuşma hakkını aramak olarak anlaşılabilecek bir durumdur.

Beyimle çok daraldığım zamanlarda annesinin rahatsız olduğum huyları hakkında ko
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Rabbim niyetinizi kabul buyursun. Çok güzel bir niyetle çok güzel bir yola çıkmışsınız. Allah’tan sürecinizi hayırla ve razı olacağı şekilde tamamlamasını niyaz ederiz. İlk olarak; Evliliğe kadar giden süreçte telefonla ya da yüz yüze görüşmelerin, meşru şartlar sağlandığı sürece bir sınırı yoktur. Önemli olan, içinize sinene kadar görüşmenin gerçekleşmesidir. Bazı insanlarda bu üç defada gerçekleşirken, bazı kişilerde yedi defa görüşme ile gerçekleşir. Önemli olan, görüşmenin sayısından ziyade niteliğidir. Bu görüşmelerde amacın kişiyi tamamen tanımak olmadığını unutmamanız gerekir; çünkü insan karşısındakini üç görüşme ile tanıyamaz. Bu görüşmelerde amaç, olumlu ya da olumsuz görüşün ve kanaatin oluşmasıdır. Karşıdaki kişiyle evlenebileceği kanaatinin net bir şekilde oluşuna kadar görüşme yapabilirsiniz. Burada aranan kriter yalnızca dininizin uyuşması değil; fıtratınıza, gözünüze ve zihninize uyumluluk olmalıdır. Tüm bunlar sağlandığında kişinin içine sinmiş olması, bu görüşmelerden beklenilen neticedir. Bu görüşmeler esnasında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da görüşmelerin muhakkak anne babanın bilgisi dâhilinde olmasıdır. Birbirlerine temas söz konusu değildir. Halvet ortamı oluşturulmamalıdır. Henüz evlilik hayatının başlamadığının bilincinde olarak görüşmelerinizi gerçekleştirmelisiniz. Bu şartlar sağlandığı takdirde gerekli şeyleri konuşmak için görüşülebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da ilk görüşme ile düğün arasındaki sürenin uzatılmaması gerektiğidir. Bu sürenin uzatılması fitne ihtimalini artırır; ne çok kısa ne de çok uzun olmaması gerekir. 2. Kadının erkeğe bakışının direkt haram olduğunu söyleyemeyiz. Haram olma durumu bakıldığında fitne oluşturacak bir ortam olması durumunda söz konusu olur. Elbette konuşurken yüzüne bakmanız gerekecektir. Ancak hassasiyetinizi koruyarak davranmalısınız. 3. Yukarıda zikredilen hususlara dikkat edildiği takdirde kitap ve izlenilen ders hakkında konuşmakta bir sakınca yoktur. Ancak dikkat edilmesi gereken bir mesele; evlenmeden önce konuşulmaması gereken önemli bazı konular vardır. Okuduğunuz kitaplar ya da izlediğiniz videolarda bu konulardan bahsediliyorsa, sizin evlenmeden önce bu konuları aranızda konuşmamanızı öneririz. Bu konular; cima, çocuk sayısı ve erkeğin kadından önde olması meseleleridir ve evlenmeden önce konuşulmaması gereken meselelerdir. Okuma planlamaları esnasında tabiiliğin bozulması söz konusu olacaksa, o zaman da bu okumaların yapılması doğru olmaz. Örneğin belirlenen saatler esnemeye müsait olmadığında ya da programa uyulamaması halinde bir sorun ortaya çıkmış gibi yorumlanacaksa, o zaman doğru olmaz. 4. Son olarak da size tavsiyemiz, kendinizi maddi ve manevi geliştirmeyi önceliğiniz hâline getirmek olacaktır. • Kur’an-ı Kerim okuyun; Kur’an-ı Kerim’in evinizin bereket kaynağı olduğunu unutmayın. İlk ev tuttuğunuzda, eşyalardan önce Bakara Suresi’ni evinizde okumayı önceleyin. • Huzurunuzu ve mutluluğunuzu önceleyin, insanların görüşlerine göre şekillenmeyin. • Hayali beklentilere kapılmayın, gerçekçi düşünün. Bunu yaparken de duygularınızın sönmesine müsaade etmeyin. • Nişanlılık dönemi, Müslüman iffetli bir kadının en heyecanlı dönemlerinden biridir. Bunun tadını çıkarın. Bu tadı gölgeleyecek şeylerden ilişkinizi uzak tutun. • Çok dua edin. Allah’ın bu yuvayı bereketlendirmesi için O’ndan gelecek her türlü hayra muhtaç olduğunuzu hatırlayın. Allah mübarek etsin.

Harama bulaşmadan en temiz haliyle evlilik yolundaki süreci geçirmek istiyoruz.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nişanlılık süreci evliliğe adımda en önemli süreçlerden, evliliğin nasıl geçeceğini işaret eden göstergelerden biridir. Aynı zamanda iki tarafın birbirini tanıma sürecinde, birbirlerine karşı muhabbetin artma sürecidir. Sizin bu süreçte birbirinize karşı saygıyı zedelemeniz doğru olmaz. Mü'min, onurlu işler yapmalıdır. Taraflar olarak onurunuzu zedelememeniz gerekir. Bu süreçte hastalanacak kadar durumlar yaşamanız yahut karşı tarafı talepleriniz karşılanmadığı için yoracak duruma getirmeniz ciddi olumsuzluklara götüren bir durum olur. Nişanlılık süreci keyifli bir şekilde evin düzenlendiği, ihtiyaçlar için irtibatın sağlandığı, ailelerle birlikte mutluluk içerisinde geçirilmesi gereken bir süreçtir. -İki kişi bu süreçte birbirini daha net anlamalı ve açık bir şekilde konuşmalıdır. Taleplerinizi ‘evlenince anlaşırız, düzeliriz’ gibi bir sürece asla erteleyemezsiniz. Onurunuzu zedelediğiniz bir durum evlilik sonrasına ertelenmemelidir. -Tartışmaların sık yaşandığı, mutluluğun, tebessümün az olduğu bir süreç sizlere ve ailelere zarar verir, sonrasında unutulmaz yaralar açar. Belli konuları büyüklerle beraber yahut kaliteli bir evlilik yapan çiftler varsa onlarla istişare etmeniz gerekir. -Sosyal medyada resim paylaşmak hususunda: Böyle bir durumda kriz meydana geliyorsa bunda da doğru olanı yapmanız gerekir. Nişanlınızın böyle bir duruma tepki göstermek gibi bir hakkı vardır,. -‘Görülmek, önemsenmek’ hususu hakkında: Bu konudaki talebiniz ve sınırlarınız nelerdir? Bunların da abartıya kaçıp kaçmadığını anlayabilmek için muhakkak bir büyükle, olgunluğuna güvendiğiniz kişiyle konuşun. Arkadaşlarınızla konuşmanız fayda sağlamayabilir. Onların da sizin gibi aynı süreçlerden geçen, aynı isteklerde bulunan, duygusal açıdan bakan kişiler olması muhtemeldir. Bu konuda dengeli ve tarafsız davranamayabilirler. Allah hayırlı ve güzel kararlar vermenizi nasip etsin.

Nişanlıyım ama nişanlımla sürekli kavga ediyoruz. Genel olarak çok mühim meselel
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir erkeğin hanımı ile nikâhı devam ederken ikinci eş olarak hanımının yeğenini alamaz. Hanımı ile nikâhı ortadan kalktıktan sonra onunla nikahlanması mümkün olur. Bunun fıkıhtaki adı, biri diğerinin teyzesi/halası olan iki hanımla aynı anda nikahlanmak olarak geçer. Caiz değildir.

Bir erkek hanımının yeğenini ikinci eş olarak alabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle bilmen gerekir ki mehir senin özel mülkündür. Evlilik esnasında sana verilen bilezikler ister “peşin” mehir olarak verilmiş olsun ister “verilecek” diye sözleşilmiş olsun senin malındır. Şu hâlde Eşin senin iznin olmadan altınlarını ticarette kullanamaz. Mehir, kadının kendi tasarruf hakkına sahip olduğu maldır. Koca, karısının malını onun açık izni olmadan kullanırsa gasp etmiş olur. Zarar oluşmuşsa, tazmin etmesi gerekir. Altınları alıp birine verdiyse ve o kişi de dolandırıcı çıktıysa, eşin mehir olan bu malın bedelini sana ödemekle yükümlüdür. Çünkü sen ne izin verdin ne de bu işe ortak oldun. “Niyeti kötü değildi” denilmesi durumu değiştirmez. İyi niyetle de olsa, izinsiz yapılan bir işlem sonucunda mal ziyan olursa, bu zararı yapan kişi telafi eder. Niyet sevap kazandırır ama kul hakkını ortadan kaldırmaz. Bu durumda ne yapmalısın? Önce sakin kal. Eğer bu mesele eşinle aranda büyük bir kırgınlığa yol açtıysa, haklarını bil ama evini dağıtmadan çözüm bulmaya çalış. Bu tür meselelerde şeytan tarafları doldurur, evleri yıkar. Buna fırsat verme. Eşinle ciddi ve sakin bir şekilde konuş. Ona, bu altınların senin özel malın olduğunu, hiçbir bilgilendirme olmadan böyle bir riske atmasının kul hakkı olduğunu izah et. Tazmin sorumluluğu olduğunu hatırlat. Eşin pişmansa, elinden geldiği kadarıyla bu zararı telafi etmeye çalışmalı. Borç alıp ödemesi, peyderpey tamamlaması, bu konuda gayret göstermesi gerekir. Çünkü bu sadece aranızdaki bir mesele değil kul hakkı ve ahiret sorumluluğudur. Eğer eşin bu durumu hafife alıyor, telafi yoluna gitmiyor, pişmanlık göstermiyorsa, bu durumda aile büyüklerinden veya güvendiğiniz bir âlimden ya da müftülükten arabuluculuk istemek uygun olur. Bacım, sen sabrını kaybetme. Hakka dayalı bir çözüm arayışında ol. Eşin hatalı ama bu hatası evlilik kurumunu yıkmadan, adil bir şekilde telafi edilebilir.

Kocam mehir olan altın bileziklerimi (yaklaşık 150 gr. kadar) haberim olmadan al
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Annenle babanın yıllar içinde geldikleri bu nokta, senin çözmen gereken bir mesele değil. Sen sadece evlatsın, arabulucu değil… Babanın namaz kılmaması, annenin güçsüzlüğü, evin maddi-manevi yükü… Bunların hepsini bir genç kızın sırtına yüklemek ne insanîdir ne de dînîdir. Sana rehber olacak maddeler yazacağım. Dikkatle okumanı tavsiye ederim: Annenin duygusal bağımlılığına karşı sağlıklı sınırlar koymalısın. Annenin “sensiz ayakta duramam” demesi seni duygusal olarak bağlasa da senin hayatını kilitlememeli. Senin de bir ömrün, bir geleceğin, umutların ve ihtiyacın var. Annelik hakkı kutsaldır ama “evladını kendine kurban etmek” bu hakkın sınırlarını aşar. Babanın tavırları karşısında mesafeli ama saygılı ol: Namaz kılmıyor, iletişim kurmuyor, sorumluluk almıyorsa bu onun kendi imtihanı. Senin görevin nasihat etmek değil, terbiyeni koruyup sınırını çizmektir. Babana düşmanlık etmeden ama sorumluluğunu da yüklenmeden yaşamalısın. Kendine evlenme hakkını çok görme: Evlilik, senin de hakkın. “Ben gidersem bu ev dağılır” endişesiyle sen de yıkılma. Sen bu evin direği değilsin, sen bir evlatsın. Annenin yükünü biraz paylaş, gerekirse diğer kardeşlerine danış. Ama kendi geleceğini ertelerken yılların gidişini izleme. Evlilik tekliflerini oturup değerlendir, kaçma: Gelen teklifleri “evde işler kötü, ben nasıl evleneyim” diyerek hepten geri çevirme. Her gelen teklifin içine doğmuyorsa reddet ama “evlilik beni kurtarır mı?” düşüncesiyle değil, “ben hayırlı bir eş olur muyum?” diye düşünerek karar ver. Görüşmelerde ailenin durumunu anlatmak mecburiyetinde değilsin. Sorulursa dürüstçe ama ifşa etmeden bilgi verilebilir. Bir manevi danışman edin: Yakın çevrende bir hoca hanım, bir mürşide gönül vermiş bir abla yahut ehil bir psikolojik danışman bulabilirsen ona içini dök. Yalnız kaldıkça meseleler büyür. Paylaştıkça hafifler, istişare ettikçe doğrular netleşir. Kendini heder etme. Bu evde olanları gözlemle ama aynısını yaşamaktan korkma. Çünkü sen uyanıksın, farkındasın ve istişareye açıksın. Bu bile senin aynı hataları yapmayacağının bir işaretidir. Sen Rabbine tutunmuş, duyarlılığı olan bir evlatsın. Bu acılarla şekillenmiş kalbinin karşılığı boş kalmaz. Sen Allah’a sığınırsan, O seni dünyaya da ahirete de hazırlar. Güçlü olmak zorunda değilsin, ama sabreden olmak zorundasın. Rabbim seni zayi etmesin, dualarını kabul buyursun, hayırlı bir eş, huzurlu bir yuva ve güçlü bir istikamet nasip eylesin. “Allah’ım, bu kızımızın kalbime ferahlık ver. Ona çıkış yolu göster. Ailesiyle arasına sınırlar koy, onu isyandan koru. Ona hayırlı bir eş, hayırlı bir yuva nasip eyle.”

Annemle babam yaklaşık iki yıldır aynı evin içinde iki yabancı gibiler, mecaz ol

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.