Fetva Meclisi
Soru
Bir arkadaşım ayakkabı imalatı ile uğraşıyor. Deri veya başka malzemeler alırken genelde vadeyle alıyor ve malumunuz peşin fiyatının bayağı bir üstünde oluyor. Benim 5 bin TL param var. Arkadaşım bana, sen bana 5 bin lirayı ver, ben alacağım malı peşin alayım ve deri satıcıları kazanacağı yere sen kazan dedi ve dolayısıyla ben 5 bin lirayı vereceğim ona ve o da bana 9. veya 10. aya ait bir çek verecek, çekin miktarı 6 milyar yani bir milyar kar yapmış olacağım, bu caiz midir? Eğer caiz değilse caiz bir şekilde nasıl yapabiliriz?
Cevap
Benzer fetvalar
İki şık üzerinden düşünelim bunu: a-Buğdayı bugün veriyoruz. Ödemeyi seneye yapacağı için beş bin lira fark koyuyoruz üzerine. Bunda bir sakınca yoktur. Bu bir taksitli satış işlemidir. Peşin şu taksitle şu demek gibidir. b-Buğdayı veriyoruz. Parayı seneye alacağız ama kaç para alacağımızı seneye oluşacak buğday borsasına göre belirleyeceğiz. Bu caiz değildir. Malın fiyatı belirlenmeden yani ücret meçhul bırakılarak satılmıştır. Böyle bir ticaret caiz olmaz.
Selamünaleyküm. Bu soruda mantık kopuklukları var. Bir bankanın çek üzerinde normal şartlarda hiçbir müdahalesi olamaz. Banka çek kullanımında aracıdır. Müşterinin parası varsa öder, yoksa yazar. Aşağıda bahsi geçen işlem tamamen bir çek kırma, bankacılık diliyle reeskont etme, negatif faiz yani piyasada bilinen ismi ile faktöringdir. Mevduat bankalarının da yapabildiği bu tür işlemler kesinlikle bir faizli işlem olup, caiz değildir.
Selamünaleyküm. Bu bir 'parayı satma' planıdır. Caiz olmaz.
Çek ve senet kırdırma, günü gelmeden önce tahsil edebilmek için üzerinde yazandan daha düşük bir miktara çeki veya senedi bozdurmaktır. Bu tam bir faizdir. Çünkü çek ve senet bir para ise onu kendi cinsinden bir şeyle farklı bir fiyata satmış gibi olunur. Bin liralık bir çeki veya senedi gününden iki ay önce verip üzerinde yazan oranda para almak ise buna benzememektedir. Bunun benzediği şey, borç para alıp o paranın oranı kadar bir senet imzalamak gibidir. Netice olarak şunu bilmemiz gerekir: Para, kâğıt üzerinde herhangi bir meta araya girmeden yani ticaret yapılmadan işlem gördüğü sürece fıkıh açısından şu kadar veya bu kadar muhakkak bir sıkıntı vardır. Çok dikkatli olmak zorundayız. Allah'a emanet olun.
Farkında olmadan bile olsa faizle elde edildiğini sonradan öğrendiğin parayı alman doğru değildir. Mümkünse bu miktarı elinden çıkarmalısın. Bu şekilde hem dinî hassasiyetin korunur hem de kalbin rahat olur.
Aleykümselâm. İşini yaptığınız kişiye şu şekilde bir fiyat verin: 'İşçilik ve parça maliyeti şu kadardır.' Bu size helal olur. Beş aldığınızı altı gösterirseniz yalanla kazanmış olursunuz helal olmaz. İş elbisenizle kıldığınız namaz da kabul bir namazdır. Bunu dert etmeyin.
borç konusundaki diğer fetvalar
Verilen helalliği geri almasının hukuki yönü olmayabilir. Siz yine de biriktirip bir kenara koyun, sonunda ona gönderin, onun iyiliği de sizde kalmasın. Onu da bir ateş çukuru olarak görmeye mecbursunuz. Aman dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
1- İki eşinizi de mağdur etmeyin. Sevginizi artırarak mutlu bir şekilde yaşamaya çalışın. 2- Ödeme niyetinizde samimi olduğunuz sürece Allah size yardım edecektir. Borçlu olduğunuz kimselere durumu anlatın, onları ikna edin, güven verin; gerisi sizin elinizde değil zaten. İnşaallah ödeyip kurtulursunuz. 3- Bu durumu kendinize muhakkak ders yapın. Bundan sonra daha dikkatli yaşayın. Allah yardımcınız olsun.
Böyle bir helalleşme mümkündür, caizdir. Allah'a emanet olun.
Kefaletin şakası yoktur. Sizin borcunuz gibi ödemeye mecbursunuz. Faiz ise ayrı bir konudur. Kaçabiliyorsanız kaçın ama borcunuzu ödeyin.
Siz, ablanıza zulmettiniz. Ondan kesinlikle helallik almanız gerekir. Ancak parasını kâr etmiş olarak sizden istemesi doğru değildir. Önce siz ona parasının aslını verin. O dosya kapansın. Ondan sonra da gönlünü nasıl alacaksanız alın. Ama muhakkak helalleşin. Allah'a emanet olun.
Söz konusu paranın o camiye teslim edilmesi şarttır. Geçmiş durumu beyan etmeden bir tür yeni bir bağış gibi oradaki mutemet birine parayı teslim edin. İnşaallah bir sorun olmaz.