Fetva Meclisi
Soru
kinci evliliği yapan biriyim ilk hanımımdan 3 çocuk 2. hanımdan 1 çocuk bu durum 10 yıldır devam ediyor sorum şu aslında çok basit, zor durumdayız. Evlilik olarak değil ama zamanında işim iyiydi ve tüm aile sırt çevirdiler yalnız kalınca işimi de kaybettim. Desteksiz kaldık. İkinci evliliği yaptığım için olanlar oldu ortaklar da sapıttın dediler. Şükür dinen bir eksiğim yok hane farzlardan dolayı ancak millete çok borcum oldu. 6-7 yıldır ödüyorum üstelik hakaret işitiyorum ( biliyorum s.a.v borçlu olduğu bir yahudiye bir şey dediğinde hakkı vardır demişti ) ancak 2 eşimle aynı işi paylaştığımız için bu hakaretlere o da maruz kalıyor ister istemez. Psikolojimiz alt üst oldu. Şükürler olsun derslerinizi kaçırmıyoruz oradan rahatlık hissediyoruz ve ondan dolayı sormak istedim. Hani İbrahim a.s Hacer annemiz İsmail’e çölün ortasında bırakmıştı. Bense ne yapacağımı şaşırmış durumdayım ilk eşimle ayrılma durumda gelmiştim ancak şeytanın a.l sevineceğinden dolayı ayağını kırıp bağrına bastım ve Allah’a söz verdim başıma ... etse bile sırf şeytan sevineceğinden dolayı boşanmayı yapmadım arada 1 sene geçmeden işte 2 evliliği yapmış oldum ki hiç meyilli değildim ama oldu işte. Şimdi 2 eşimi bıraksam o kendini idare eder işi güzel geliri de iyi ama işi beraber yürüttüğümüz için iflas ederiz. Alacaklılar açıkta kalır ilk eşi bıraksam da söz vermişim var Allah’a millet de bu durumu hala sürdürdüğümü görünce gözler üzerimde hem borçlusun diyorlar hem masrafın 2 kat. Bu arada ilk eşim de çalışmaya başladı kendi masrafını o da çıkarıyor. Anlayacağınız sorunum yok ama sorum şu korkum da bu. Alacaklılarım haklılar alacağına ancak bu durumda ölüm gelmiş olsa ben nasıl cevap vereceğim ne yapmam lazım bilmiyorum. İçlerinde rus müşterilerime de borcum var son zamanlarda kalp ve tansiyon haberci geliyor. Yani yaş da 41 geçti ölürsem nasıl cevap vereceğim tek tesellim ve rahatlığım niyetim mağdur etmek değil herkesin borcunu ödemek. İşim iyi gidiyor 3 beş senede biter Allah’ın izniyle. Tabi bu arada hep hacizlerle icralarla eksik olmuyor. Beni ortaklar yarı yolda bırakınca bütün işler benim üzerinde kalmıştı çünkü çevremi ve çeklerimi benimdi. Onlar çekildiler onlardan resmi yoldan hakkım yok ahirette çok inş.
Cevap
Benzer fetvalar
Bir hakem her ikinizi dinlemedikçe sizinle ilgili dengeli bir karar verilmesi zordur. Siz aile büyüklerinizden birini yanınıza alarak bir çözüm arayın. Evet, evinizde tek başınıza yaşamak hakkınızdır ama karşınızda sizi anlayacak, saygı gösterecek biri yok anlaşılan. Siz de aile büyüklerinizden biri ile beraber olun. Olmazsa devletten yardım alın ama bu kararları ne kadar duygusal ne kadar da yerinde verdiğinizi siz kararlaştırmayın, muhakkak bir hakem bulunsun.
Evlilik imtihanını basit göremeyiz. Siz, bu konuda ilk değilsiniz. Pek çok evlilik bu şekilde sonlanmaktadır. Şöyle bir takvim izleyebilirsiniz: a- Eğer sizin anlattıklarınız doğru ise (Eşinizi dinlemeden sizin tam doğruyu söylediğinizi saymamız mümkün değildir.) eşiniz, sizi erkek olarak beğenmemiştir. Anne babası, yemek mazeretin görünen yüzüdür. Yapılacak bir şey yoktur; böyle bir evlilik uzun yıllar sürmez. Eğer eşinizin yaşı, yirminin altında ise bu bir çocukluktur. Nasihat ettirerek düzeltebilirsiniz. Ama annesi babası onu teşvik eder durumda ise bu da zordur. Ayrılmaya razı olacaksınız. Bırakın ayrılma dilekçesini o versin de bari mahkeme size nafaka cezası vermesin. b- Boşanma gibi ağır bir konuda sizin yaptığınız gibi maddi kayıplar düşünülmez. Sizinki de bir çocukluk. Hayatınızın en ağır darbelerinden birini yiyorsunuz ve şu kadar lirayı düşünüyorsunuz. Size şunu söyleyeyim: Uyuyacağınız tek bir huzurlu gece bile o yedi buçuk milyardan daha değerli olmalıdır sizin gözünüzde. c- İlerde pişman olmamak için yeteri kadar istişare edin; onun ve sizin aile büyüklerinizi devreye sokun. Aklı başında büyükleriniz sana bu evlilik devam etmez derlerse hiç tereddüt etme. Boşa ve yeniden evlenmeye çalış. Asla bekâr kalma. Erkeğin dul iken bekâr kalması tehlikelidir. d- Gerdek gecesini aştığınıza göre mehir kadının hakkıdır. Eğer siz zorlamadan bilezikleri yani mehri size iade etti ise onlar da sizin oldu demektir. Geri vermeniz gerekmez. Yaşınızı yazmadığınız için daha kısıtlı cevap vermek durumundayım. Sabırlı olun. Allah'tan korkun, aceleci ve istişaresiz karar vermeyin. Kadına ait hiçbir hakkı ezmeyin; sizden gitsin ama kimsenin hakkı sizde kalmasın. Ve kesinlikle sürüncemede bir gün geçirmeyin; istişare edin, kalbiniz rahat edince de karar verin. Sonra da yolunuza devam edin. Ve sıhhatinizi, iffetinizi, şerefinizi, erkekliğinizi parayla asla ölçmeyin.
Bu anlattığınız gibi bir aile çok zor devam eder. Psikologla da görüşerek acı da olsa ayrılmayı düşünmeniz daha iyi olur ama bu kararı sizin dışınızda üçüncü bir kişi versin. Daha rahat olursunuz.
Selamünaleyküm. Eğer eşinizi gerçekten seviyorsanız onun hatırı için bir kese altını bile feda etmelisiniz. Bunu bir zaman sonra unutursunuz, kabalık yaparsanız o sizi üzer. Sabredin, onların kabalığı sizin kazancınız olsun. Eşinizle aranızdaki muhabbete çok şeyi feda etmelisiniz ki, evliliğin kıymetini bilmiş olasınız.
Evet, size vaat ettiği mehri vermek zorundadır. Size ait olan altınları almaya hakkı yoktur. Nikâh akdinde geçerli olan yalnız yaşama sözünüzde hakkınız vardır. Bunlar sizin hakkınız ama sırf bu nedenle boşanmaya kalkarsanız yarın içiniz yanar ve yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Sabrı sonuna kadar zorlasanız daha iyi edersiniz.
Anneni veya teyzen gibi sana mahrem birini devreye sok, bu işi o takip etsin. Kadınlar birbirlerinin dillerini ve hâllerini erkeklerden daha iyi anlarlar. O mahremin sana tavsiye ederse yola koyul değilse terk et ve kendini kurtar.
borç konusundaki diğer fetvalar
Verilen helalliği geri almasının hukuki yönü olmayabilir. Siz yine de biriktirip bir kenara koyun, sonunda ona gönderin, onun iyiliği de sizde kalmasın. Onu da bir ateş çukuru olarak görmeye mecbursunuz. Aman dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Arkadaşınız, sizden borç aldığı paranın karşılığı olarak size bin lira faiz vermektedir. Bankalar da bu şekilde para veriyorlar. Bunun helal olması için yapılacak olan şudur: O deriyi siz bir esnaf gibi satın alın ve arkadaşınıza satın. Ancak bu şekilde pürüzsüz bir iş yapmış olursunuz. Allah'a emanet olun.
Böyle bir helalleşme mümkündür, caizdir. Allah'a emanet olun.
Kefaletin şakası yoktur. Sizin borcunuz gibi ödemeye mecbursunuz. Faiz ise ayrı bir konudur. Kaçabiliyorsanız kaçın ama borcunuzu ödeyin.
Siz, ablanıza zulmettiniz. Ondan kesinlikle helallik almanız gerekir. Ancak parasını kâr etmiş olarak sizden istemesi doğru değildir. Önce siz ona parasının aslını verin. O dosya kapansın. Ondan sonra da gönlünü nasıl alacaksanız alın. Ama muhakkak helalleşin. Allah'a emanet olun.
Söz konusu paranın o camiye teslim edilmesi şarttır. Geçmiş durumu beyan etmeden bir tür yeni bir bağış gibi oradaki mutemet birine parayı teslim edin. İnşaallah bir sorun olmaz.