İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Vadeli alacağa dair bir çek veya senet zekât olarak verilebilir mi?

Cevap

Zekât, gıda ve giyim eşyaları gibi mallardan aynî olarak verilebileceği gibi para, döviz ve altından da nakdî olarak verilebilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/298-299) Çek veya senet, bir malın, bir paranın kime ait olduğunu belirten, iki veya daha fazla kişi arasında tanzim edilmiş bir belgedir. Dolayısıyla üzerinde yazılı miktardaki malı veya parayı temsil etmektedir. Bu nedenle, zekât mükellefi olan bir zengin, vadesinde ödeneceğini kesin olarak bildiği senedi, zekâtına mahsuben fakire ciro edebilir. Ancak sorumluluk para tahsil edildiği zaman düşer. Senet ödenmediği takdirde zekâtın tekrar verilmesi gerekir. (Bk. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/270)
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Zekâtınızı şu şekilde hesap edin: - Önce, defterinizdeki borçlarınızı, imzaladığnız senetleri, kestiğiniz çekleri, tahakkuk etmiş vergi, fatura ve benzeri ödemeleri hesaplayın. - Elinizdeki nakit paraları, banka hesabındakileri, müşteri çeklerini, üretimde kullanacağınız gayrı mamül parçaların size maliyet değerlerini, mamül hâle getirdiğiniz malların imalat değerlerini toplayın. - Birinci toplamı ikinci toplamdan çıkarın. Elinizde kalan varsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin. Allah kolaylık versin.

İşin ihtiyacına göre Mal alıp imalat yapıp montaj yapıyoruz, böylelikle elde mal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hisse/pay senedi, şirket sermayesindeki belli bir payı temsil eden ve bu miktar üzerinden sahibine ortaklık hakkı veren bir menkul kıymettir. Bir şirketin hissesine sahip olan kimse, dolaylı olarak o şirketin aynî malları, nakit/finansal varlıkları, hak ve borçları gibi tüm varlıkları yanında bu varlıkların kârına ve zararına ortak olur. Buna göre -payları borsada işlem görsün veya görmesin- bir şirkette hisse sahibi olan kimse, şirkete ait nakit ve nakit hükmünde olan (altın, çek vb.) varlıklar, tahsili umulan ticarî alacaklar, hammadde, mamul veya yarı mamul cinsinden ticarî mallar, satış amaçlı elde bulundurulan menkul ya da gayrimenkuller ve finansal yatırım varlıklarından borcu dışında payına düşen miktar, tek başına ya da zekâta tabi diğer mallarıyla birlikte nisap miktarına ulaşır ve üzerinden de bir yıl geçerse % 2,5 oranında zekât vermesi gerekir. Şirketin zekâta tâbî varlıklarından kendi hissesine düşen miktar konusunda bilgisi bulunmayan hisse sahibi ise araştırma yapar ve araştırma sonucunda oluşan zann-ı galibine göre zekâtını verir. Diğer taraftan borsa üzerinden ticaret (alıp satarak kazanç sağlama) amaçlı satın alınan pay senetleri, zekât açısından ticaret malı gibi değerlendirilir ve değeri üzerinden % 2,5 oranında zekâta tabî olur.

Hisse/pay senetlerinin zekâtı nasıl hesap edilir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sene mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zikat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.

Saygıdeğer hocam müsaadenizle zekat ile ilgili bir sualim olacak. Ben kamu kurum
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ işinize bereket, kalbinize huzur versin. Şöyle yapın: Kendinize bir zekât günü belirleyin. Bugün kameri aylardan birinin günü olsun. Mesela Ramazan ayının dokuzu gibi. Her sene o gün geldiğinde; a- Kasanızdaki, bankadaki, cebinizdeki nakitleri, altınları (altın tek başına olduğunda kendi gramı üzerinden hesaplanır, burada değerini para olarak ilave edebilirsiniz.), elinizdeki çekleri (günü ne olursa olsun) toplayın, b- Dükkanınızda satılmak üzere bekleyen yedek parçaları fatura değeri üzerinden hesaplayın, c- a ve b kalemlerini birleştirin. Bu birleşim sizin zekât hesabı yapılacak olan mal varlığınızdır. d- SATMAK İÇİN BEKLETTİĞİNİZ arsa veya gayrimenkuller varsa onların da piyasa değerini c kalemine ilave edersiniz. İkinci olarak da; a- Önünüze gelmiş ödenecek faturalar, kesilmiş çekler, bir yolla ortaya çıkmış borçlar varsa bunları hesaplayın. b- Bu hesabı bir önceki toplamdan düşün. Geriye kalan değer yani elinizde borçlar düştükten sonraki net kalan 81 gram altın veya onun piyasa değeri kadar ediyorsa sizin bu sene zekât vermeniz gerekir. Daha aşağı düştü ise zekât vermeniz gerekmez. Zekât vermeniz gerekiyorsa eldeki net kalanın yüzde iki buçuğunu vereceksiniz. Onu hemen vermeniz gerekir ama elde nakit sıkıntısı varsa birkaç gün ertelemenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Anlaşılmayan bir nokta varsa tekrar yazabilirsiniz.

Hocam biz makina yedek parça ticareti yapıyoruz. Vadeli alıp vadeli satıyoruz am
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ işinize bereket, kalbinize huzur versin. Şöyle yapın: Kendinize bir zekât günü belirleyin. Bu gün kameri aylardan birinin günü olsun. Mesela Ramazan ayının dokuzu… gibi. Her sene o gün geldiğinde; a- Kasanızdaki, bankadaki, cebinizdeki nakitleri, altınları (altın tek başına olduğunda kendi gramı üzerinden hesaplanır, burada değerini para olarak ilave edebilirsiniz.) elinizdeki çekleri (günü ne olursa olsun) toplayın, b- Dükkanınızda satılmak üzere bekleyen yedek parçaları fatura değeri üzerinden hesaplayın, c- a ve b kalemlerini birleştirin. Bu birleşim sizin zekât hesabı yapılacak olan mal varlığınızdır. d- SATMAK İÇİN BEKLETTİĞİNİZ arsa veya gayrimenkuller varsa onların da piyasa değerini c kalemine ilave edersiniz. İkinci olarak da; a- Önünüze gelmiş ödenecek faturalar, kesilmiş çekler, bir yolla ortaya çıkmış borçlar varsa bunları hesaplayın. b- Bu hesabı bir önceki toplamdan düşün. Geriye kalan değer yani elinizde borçlar düştükten sonraki net kalan 81 gram altın veya onun piyasa değeri kadar ediyorsa siz bu sene zekât vermeniz gerekir. Daha aşağı düştü ise zekât vermeniz gerekmez. Zekât vermeniz gerekiyorsa eldeki net kalanın yüzde iki buçuğunu vereceksiniz. Onu hemen vermeniz gerekir ama elde nakit sıkıntısı varsa birkaç gün ertelemenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun.

Biz makina yedek parça ticareti yapıyoruz. Vadeli alıyoruz örneğin 90 gün. Vadel
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sana mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zekat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.

Saygıdeğer hocam müsaadenizle zekat ile ilgili bir sualim olacak. Ben kamu kurum

ZEKAT ve SADAKA konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekât senenin herhangi bir zamanında verilebilir. Oruç ve hac ibadetlerinde olduğu gibi nisap miktarı malın üzerinden bir sene geçmiş olması konusunda da kamerî yıl hesabı uygulanır. Zekâtın farz olduğu andan itibaren verilmesi gerekir. Bunun için belli bir kamerî ayı veya Ramazan’ı beklemeye gerek yoktur. Zekât vermekle yükümlü olanların, yükümlü oldukları andan itibaren en kısa zamanda zekâtlarını vermeleri gerekir. Çünkü zekât bir kulluk borcudur, borç da bir an önce ödenmelidir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/271-272)

Zekât vermenin belirli bir zamanı var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gayrimeşru yolla sağlanan kazancın sahibi belli ise bu kazancın sahibine iade edilmesi; belli değil ise karşılığında sevap beklemeksizin yoksullara veya hayır kurumlarına verilerek elden çıkarılması gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/291) Bu itibarla, gayrimeşru yolla elde edilen kazancın tamamı ya sahibine iade edilerek veya hayır yolunda harcanarak elden çıkarılacağından, zekâtının verilmesi söz konusu değildir.

Gayrimeşru yolla sağlanan kazançtan zekât vermek gerekir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kişi zekâtını, bizzat kendisi elden verebileceği gibi başkasına vekâlet vererek veya havâle yoluyla da verebilir. Burada önemli olan, zekâtın, zekât alacak kişiye ulaşmasıdır. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/269-270) Ancak varsa havâle ve EFT masrafları zekâttan düşülmeyip ayrıca ödenir.

Zekât, vekâlet, havale, EFT vb. yollarla ödenebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekâta tâbi olup olmama bakımından alacaklar üç kısımdır: İnkâr edilen veya geri alınma ihtimali olmayan alacaklar için alacaklının her yıl zekât vermesi gerekmez. Şayet bu tür ümit kesilmiş bir alacak daha sonra ödenirse, tahsil edilip üzerinden yıl geçtikten sonra sadece o yılın zekâtı verilir; geçmiş yıllar için zekât gerekmez. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/96)

Alacağın zekâtını vermek gerekir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fıtır sadakası, kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini vermek durumunda olan kimsenin bunlardan doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaması esastır. Zekât için de aynı kural geçerlidir. Bu sebeple bir kimse zekâtını, fıtır sadakasını ve fidyesini kendi usûl ve fürûuna veremez. (Usûl, bir kimsenin anası, babası, dede ve nineleri; fürûu ise; çocukları, torunları ve onların çocuklarıdır.) Ayrıca eşler de birbirlerine zekât, fitre ve fidye veremez. Hanefîlere göre aşağıda sayılanlara fitre verilmez: a) Ana, baba, büyük anne ve büyük babalara, b) Oğul, oğlun çocukları, kız, kızın çocukları ve bunlardan doğan çocuklara, c) Eşine, d) Zengine yani aslî ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişiye, e) Babası zengin olan ergen olmamış çocuğa (Merğînânî, el-Hidâye, 1/111-112) f) Şâfiîlere ve İmam Ebû Yûsuf’a göre fitre, Müslüman olmayana da verilemez. (Mâverdî, el-Hâvî, 3/387; 10/519; Merğînânî, el-Hidâye, 1/111) Zikredilenlerin dışındaki kardeş, teyze, dayı, amca, hala ve onların çocukları, gelin, damat, kayınpeder ve kayınvalide gibi akrabalar zengin değillerse kendilerine zekât, fitre ve fidye verilebilir. (Zeylaî, Tebyîn, 1/301)

Fıtır sadakası kimlere verilebilir, kimlere verilemez?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aralarında dört mezhep imamının da bulunduğu fakihlerin çoğunluğu zekâtın, gayrimüslimlere verilemeyeceğinde görüş birliğine varmışlardır. Çünkü esas olarak zekât Müslüman fakirlerin hakkıdır. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/49; Nevevî, el-Mecmû’, 6/197; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/188; İbn Nüceym, el-Bahr, 2/261; İbn Kudâme, el Muğnî, 2/487; Halîl, Muhtasar, 59)

Gayrimüslimlere zekât verilebilir mi?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.