Fetva Meclisi
Soru
Hocam, saygılar ilk başta. Acaba internette vakit harcamak ve sürekli bulunmak caiz midir ya da haram mıdır? Teşekkürler, Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Belli bir hak ihlali söz konusu ise onun beyan edilmesi gerekir ki helallik elde edilsin. Daha ağır bir riske karşı mesele gizlenebilir. Helallik sağlandıktan sonra her yol caizdir.
Basiretli bir mümin ateşin etrafında tur atmaz. Sizi ateşe yaklaştırdığını anladığınız her şeyden uzak durmalısınız. Bu internet için de geçerlidir sokak için de. Zorunlu olmayanlarından uzak durmadıkça hayatın önümüze çıkardığı her şeyde böyle bir imtihan muhakkak vardır.
Selamünaleyküm. Elbisenin haram olması namaza mani değildir.
Aleykümselam. 1- Para kazanmak için oynanan oyunlar kumar olacağı için hiçbir şekilde o tür oyunlar caiz olmaz. 2- Kumar olmayan yani bir şey kazanmak için olmayan, teselli ve eğlence için oynanan oyunlar para ile satın alınabilir. 3- Gerek satın alma ve gerekse oynamada helal olması için en temel şart, oyunun bir haram ihtiva etmiyor olmasıdır. Haram ihtiva ediyorsa mesela erkek veya kadının bedenini çıplak gösteriyorsa veya benzeri bir haram söz konusu ise ne satın almak ne oynamak caiz olmaz. 4- Dinimiz sadece namaz dini değildir. Namaz, yapmamız gerekenlerden sadece biridir. Namaz gibi mesela anne babaya hizmet de bir görevdir. Bu görevlere farzlar adını veririz. Genel olarak farzlarda bir eksiklik olmuyorsa sözü edilen oyun caiz olabilir. 5- Bir başka önemli husus da sıhhat konusudur. Oynanan oyun başta göz olmak üzere sağlık açısından sakınca oluşturmamalıdır. Kısa veya uzun vadede insan sağlığını olumsuz etkileyen oyun oynanamaz.
Caiz olduğunu düşünelim, akıllıca bir iş midir peki?
İnternet, kötülüğün de bulunduğu bir ortamın adıdır ama ilke olarak helal olan bir alanda hizmet vermek için vardır. Bu nedenle internetle ilgili bir işte çalışmak haram olmaz. Özellikle haram olan bir birimde iş yapılıyorsa ya da direkt harama hizmet ediliyorsa o caiz olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Tuzak her yerde tuzaktır. Siz önce fıtratınıza en uygun olan eğitim alanını seçin. Sonra a o eğitim alanı için en zararsızı tercih edin. Eğitim esnasında imkânları düşünmeniz doğru değil. Aç bile kalmaya razı olmadıkça bir dava adamı olmanız zorlaşır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu soruları kendinize sorun. Yüzme biliyor musunuz? Dağda yürüyebilir misiniz? Soğuğa dayanabilir misiniz? Sıcak sizi çarpar mı? Bu soruların cevabında kendinize güvenemiyorsanız, oturun Konya’nın bir sokağında bakkalık yapın. Ateşe girer İbrahim olabilirim, yanmam diyebiliyorsanız girin ateşin ortasına. İmanınız size yelek olursa 657 veya başka bir rakam sizi yakamaz. Mesele iman meselesidir. 657’den kurtuldunuz, esnaf oldunuz faiz bulacak sizi. İmtihan olmak istememek gibi bir şey bu. Hemen evlenin. Ümmet’i çoğaltmaya çalışın; doğurarak, yetiştirerek. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Eşinin vereceği sadaka elbette kadına da yazılacaktır. Bir hayrın sebebi olmak o hayırdan istifade etmektir. Eşlerin, birbirlerinin hoşnutluğunu bilerek birbirlerinin mallarından yapacakları tasarrufta bir sakınca olmaz. Kadın, alenen haram olmadıkça eşinin hatasından mesul olmaz. Söz konusu haram bir kul hakkı ise o hak iade edilmedikçe helal olmaz. Diğer haramlar için ciddi bir tevbe yeterlidir.
Selamünaleyküm. Mü'minlerin nikâhlanmaları, bizim deyimimizle evlenmeleri bir mahalleye mescit yapılmasından aşağı bir iş değildir. Maza Allah Teâlâ'nın rızasının kazanılacağı veya kaybedileceği bir iştir nikâh. Bu nedenle nikâha destek olmak maddi ve manevi gereken her şeyle imanî bir görevdir. Bu görev, yerine göre ebeveynin, devlet sorumlusunun, mü'min cemaatin üzerine yüktür. Düğünlerdeki yardımlaşmanın muhtevası da bu olmalıdır. Mevcut yardımlaşma iki türlü yürümektedir. Biri, düğünde takı şeklinde olmaktadır ki, git gide bunun sulandığını ve riyakâr bir hâl aldığını zannediyorum. Sırf bu nedenle de insanların pahalı salonlar kiralayarak -salon masrafını da çıkaracakları- yardım toplama peşinde olduklarını söyleyebiliriz. İkinci yardımlaşma ise eve taşındıklarında götürülen hediyelerden oluşmaktadır. Her iki durumda da yardımlaşmanın tahakkuk ettiğini söyleyebiliriz. Gerek yardım etmenin ve gerekse yardım çeşidinin sınırlandırılması söz konusu olamaz. Nihayetinde bu bir gönül ve kudret meselesidir. Durumu değerlendirip kendi şartlarınıza uygun olanı yapmanızda bir sakınca yoktur. Allah mübarek kılsın.
Selamünaleyküm. Allah, bu ümmetten unutma sonucu oluşan yanlışların hatasını kaldırmıştır. Yeter ki unutma, unutma olsun. Baştan savmayı unutma göremeyiz. Unutarak oruç yiyen biri, hiç bir şey olmamış gibi orucuna devam eder. Hatırlar hatırlamaz da ağzındakini çıkarır. Ağzını yıkar. Bu kadar. Kaza veya başka bir şey de gerektirmez. Allah kabul etsin.
Selamünlayeküm. Namaza hazırlanarak çıkan imamı duymak bir tür zafer haberi gibi geldi kulağıma. Elhamdülillah; mihrabı ciddiye alan görevliler de varmış. Allah sizden razı olsun. Peygamber aleyhisselamın vekaleti olarak yürüttüğünüz göreviniz mübarek olsun. Kur'an'da hedef, onu okumak ve amel etmektir. Hatim diye bir hedef yoktur aslında. Ama biz, hatimle bir tür heyecanımızı artırdığımız için hatim bitirmeye önem veriyoruz. Bu anlamda, Kur'an'ın namazda hatmedilmesi nur üstüne nur olur. Fakat nerede olursa olsun, önemli olan okumak ve amel etmektir. Mübarek olun, makbul olun.