İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Borçlunun ölmesi durumunda ödeme tarihi gelmemiş borçlarının hemen tahsil edilmesi mi yoksa ödeme tarihine kadar ertelenmesi mi gerekir?

Cevap

Ölen kişinin borçları, ödeme garantisi bulunan borçlar ise ölümle beraber acil tahsil edilmesine ruhsat oluşturmaz. Ödeme açısından bir güven sıkıntısı varsa ölümle beraber tahsil istenebilir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Borçlu birinin ölmesi durumunda yapılacak işin özeti şudur: a-Bir insan öldükten sonra öncelikle borçları ödenir. Borçlar ödendikten sonra kalan malı mirasçıları arasında taksim edilir. b-Borç, kalan mirastan fazla ise mirasçılarının borcu ödeme mecburiyetleri yoktur. c-Varislerinin bilhassa çocuklarının, borcu ödemeleri müstahaptır. Bir insana karşı en güzel sılayırahim görevidir. Mecburiyet ise yoktur.

Selamünaleyküm. Hocam, vefat eden kimsenin kalan borçlarının terekesini karşılam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimiz borcu çok ağır bir hak olarak görmektedir. Borçlu ölmek bu ümmetin büyüklerinin korktuğu bir akıbettir. Borçlanmamak, borçlanırsa ödemek için çırpınmak her müminin özelliği olmalıdır. Ölçü şudur: Borçlu da olsa bir insan, nafakasından sorumlu olduğu eşi, çocukları, ebeveyni gibilerin barınma, yeme içme ve giyinme ihtiyaçlarını karşılar. Bu birinci derecede görevidir. Bunu yaparken de borçlu biri gibi harcamayı ilke edinir, lüks ve israfa dikkat eder. Durumu böyle devam ederken başkasına sadaka vermez. Ancak elindeki mal borcunu ödeyecek ve artacak durumda ise yani borçtan dolayı bir daralma yaşamayacaksa o sadaka verebilir. Sadaka vermesi bile uygun olmayan birinin ilave yatırım yapması, gezmesi, lüks harcaması, ailesini tatminde aşırıya kaçması zaten kabul edilemez bir durumdur.

Borcu olan biri borcunu ödemeden yatırım yapamaz mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir insan ölünce definden önce acil borçlarının ödenmesi gerekir. Bu ödeme onun bıraktığı malındandır. Mal bırakmadı ise çocukları dâhil varisleri kendi mallarından babalarının borçlarını ödemek zorunda değildirler. Ödemeyi kabul ederlerse iyilik etmiş ve sevap kazanmış olurlar ama mal bırakmayan babanın borçları çocuklarına kalmaz. Mal bıraktı ise o maldan önce borçlar ödenir sonra miras hesabı yapılır.

Hocam çocuklar ölen babanın borçlarını ödemek zorunda mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir insan öldüğünde onun borçları terekesine yani geride bıraktığı malına kalır. Malı borçlarına yetmiyorsa, çocuklarının o borçları ödeme mecburiyetleri yoktur. Babalarına iyilik yapmış olmak için öderlerse onlar adına bir fazilet olur.

Babam öldü. Çok borcu vardı. Kardeşler olarak biz babamızın borcunu ödemeye kalk
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin taksim etmeniz gerekmiyor. Siz ailenin büyüğü kimse ona borcunuzu teslim edin. Gereken taksimi onlar yapsın. Borcunuzu teslim ettiğinize de onları şahit tutun.

Hocam kendisine borcum olan arkadaşım vefat etti, hanımı ve çocukları hayatta. İ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borçlar, Allah’a karşı ve kullara karşı olmak üzere iki kısma ayrılır. Bir kimse zekât, oruç, hac, adak, keffâret gibi ibadetlerden doğan ve Allah hakkına taalluk eden borçlarını hayattayken ödemekle mükelleftir. Bu mükellefiyeti yerine getiremeyen kişinin vefat etmeden söz konusu borçların ödenmesi için vasiyette bulunması gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/124; Kâsânî, Bedâ’i, 7/330-331) Mezkûr borçların ödenmesi için vasiyette bulunulması durumunda Hanefî mezhebine göre vârislerin bu vasiyeti terekenin üçte birinden yerine getirmeleri zorunludur. Vasiyet edilmemesi hâlinde ise zorunlu olmamakla birlikte vârislerin bu borçları mirastan ödemeleri tavsiye edilir. (Serahsî, el-Mebsût, 8/153; Zeylaî, Tebyîn, 6/230) Hz. Peygamber (s.a.s.) kullara ait borçların ödenmesinin önemi üzerinde de durmuştur. (Nesâî, Büyûʽ, 98 [4684-4685]) Allah Resulü (s.a.s.), kişinin borçlu olarak Allah’ın karşısına çıkmasını günah olarak nitelemiş (Ebû Dâvûd, Büyûʽ, 9 [3341]); ölen kişinin ruhunun, zimmetindeki borç ödeninceye kadar bağlı kalacağını bildirmiş (Tirmizî, Cenâiz, 76 [1078-1079]; İbn Mâce, Sadakât, 12 [2413]); ölenin borçlarının mümkünse cenaze namazından önce; değilse daha sonra malından ödenmesini emretmiştir. (Buhârî, Kefâlet, 5 [2298]; Müslim, Ferâiz, 14 [1619]; bk. Kâdî İyâz, İkmâlü’l-Mu‘lim, 5/339-341) Zira dinimizde kul haklarına riâyet edilmesi emredilmiş; hak ihlalinde bulunan kişinin, hak sahibi affetmedikçe hiç kimse tarafından affedilemeyeceği belirtilmiştir. Dolayısıyla üzerinde kullara ait borçlarla ölen kişinin, teçhiz ve tekfinden sonra bıraktığı maldan borçları ödenir. Kur’ân’da borçların vârislerin payına olan önceliği “Bu (paylaştırma ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır.” (en-Nisâ, 4/11) âyetiyle belirtilmiştir. Tereke, borçların tamamını ödemeye yetmiyorsa, borçlar oranında alacaklılara bölüştürülür. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 5/85)

Borçlu olarak ölen kimsenin borcu nasıl ödenir?

alacaklı konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fıkıhtaki yoğun içtihada göre borcu erken ödeyip indirim yaptırmak caiz değildir. Hanefi ve Hanbeli mezhebi içindeki bazı fukahanın da bulunduğu bir grup âlim tarafından ise caiz görülmüştür. Bu ikinci görüşle amel edilmesinde bir sakınca yoktur inşaallah.

Büyük bir meblağ tutan borcum var. Ödeme zamanıma da bir sene var. Alacaklım bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borçlu fiilen bir sıkıntıya girmiş ise mesela yangın geçirmek gibi bir felaket yaşadığı için ödeme yapamıyorsa asıl olan ona müsamaha gösterilmesidir. Buna göre de kalan borçlarının aciliyet kesp etmesi söz konusu olamaz. Normal durumlar için ise TAKSİTLERDEN BİRİ ÖDENMEZSE KALAN TAKSİTLERİN TAHSİLİ ACİLİYET KAZANIR şeklinde bir sözleşme maddesi caiz görülmüştür.

Taksitle mal satarken sözleşmede “Taksitlerden biri gününde ödenmezse gerisi aci
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borcun ödemesinin geciktirilmesi bir zulümdür ve kebair günahlardandır. Geciken ödemelere karşı zarar tazmini meselesinde günümüz fıkıh erbabının tespitlerini şu şekilde özetleyebiliriz: Borçlu ve alacaklı ilk sözleşme anında GECİKME OLURSA ŞU KADAR FARK ÖDENİR şeklinde bir anlaşma yaparlarsa yani gecikme farkı önceden kararlaştırılırsa bunun caiz olmayacağı konusu ittifakla belirlenmiş bir konudur. Alacaklı, geciken ödemeden dolayı fiili bir zarara girdi ise mesela iş yeri kapanma durumuna geldi ise veya işçilerini çıkardı ise ortada muhtemel olmayan aksine fiilen gerçekleşmiş olan bir zarar vardır ve bu zararın borçluya ödetilmesi gerektiğine dair içtihatlar vardır. Borçlunun ödemeyi geciktirmesi her durumda alacaklı için bir zarardır ama fiili olarak ortaya çıkan zarar ile menfaatten veya kârdan zarar etme gibi zararlar aynı değildir. İkinci maddedeki zarara benzemeyen zararların bedelinin borçludan tahsil edilmesine dair iki görüş vardır: Birinci görüş, böyle bir tazmin alınmasının caiz olmayacağı yönündeki görüştür. Neredeyse kadim ulemanın tümünün görüşü bu görüştür. İkinci görüş ise bazı muasır ulemanın bu zamanın ekonomik gelişmelerini dikkate alarak verdikleri fetvadır ki bu fetvaya göre borçlu alacaklının kaybolan menfaatini ödemek zorundadır. Bu ödeme yapılırken de mesela altın fiyatları veya benzer bir temel tüketim malzemesi esas alınarak aradaki fark ödetilebilir. Bu ikinci görüşle amel edilmesinin ciddi ihtilafları giderebilmek adına caiz olacağı kanaatini taşıyoruz.

Dinimizin borç gecikmesine karşı zararın karşılanması için alınacak gecikme tazm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mahkeme ve tahsille ilgili bütün masrafları o faiz farkından tahsil edebilirsin. Bazı âlimler altın veya petrol gibi sabit değerler üzerinden fiyatı belirleyip tahsilat yapılabileceğini söylemişlerdir. Bunu kullanabilirsiniz.

Hocam biz ticaret yapıyoruz, 2018 yılında bir ürünü bir yıl vadeli sattık. Günü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekât bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi niyet şartı ile yerine getirilebilir. Niyet ise ibadetten önce bulunur. Sizin durumunuzda para verilmiş sonrasında ise zekâta sayılması isteniyor. Bu durumda yapılan işin zekât olarak işlemesi mümkün olmaz. Şöyle bir şey yapılabilir: Siz ona yeniden alacağınız kadar zekât verirsiniz. O da para bulduğu için size borcunu öder. Bir hile ve baskı yapılmadan bu yapılabilirse zekât yerini bulur.

Hocam benim birisinden alacağım var. Ödeyebileceğini zannetmemeye başladım. Vere
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borçlu olan ağabeyinizi bilgilendirip, onun adına zekât olarak borcu kapatacağınızı söylemeniz ve onun da tamam demesi gerekir. Onun haberi olmadan yaparsanız sizin zekâtınız yerini bulmaz.

Abimin ablama 16 yıldır borcu var. Asgari ücretle çalıştığı için borcunun çok az

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.