Fetva Meclisi
Soru
İstişare ederken nasıl bir tavır takınmamız lazım? Çok güvendiğimiz kişiler bile bazen durumu kendine göre yorumlayabiliyor ve bu da din kurallarıyla örtüşmese bile doğru olarak kabul edilebiliyor. Ne yapmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
İstişare, istihareden daha öndedir. Dolayısıyla istişareye ağırlık verilmelidir. Tekrar istihare yaparsınız. https://fetvameclisi.com/fetva/gunahkar-arkadaslarimla-irtibatimi-kesmeli-miyim
İstihare önemli bir sünnettir. Herkesin kendi istiharesini yapması doğru olandır. İstiharenin rüya görmekle ilgisi yoktur. Önemli olan istihareden sonraki dönemde kişinin kalbine gelen ilhamdır; daha olumlu düşünüyorsa istihare için olumlu, soğuk bakmaya başladı ise istiharesi için olumsuz diyebiliriz. Evlilik için de diğer işler için de kural budur. Allah'a emanet olun.
İSTİHARE önemli Sünnet'lerden biridir. Şu şekilde yapılır ve uygulanır. a- İstihare, farz ve haram olmayan işler için yapılır. Yani bir işin yapılması ne farz ne de haram diye hükmü yoksa, mübah bir iş ise onu yapıp yapmamak konusunda istihare yapılır. Mesela, kendisine hac farz olan bir Müslüman, hacca gideyim mi diye istihare yapamaz. Ya da dükkanını bankaya kiraya vermek için istihare yapamaz. Evleneceği bir erkeğin veya bayanın uygun olup olmadığını tespit için istihare yapabilir ve bu Sünnet'tir. b- İstihare'nin Sünnet'lerden bir Sünnet olması şu demektir: İstihareyi yapan Müslüman Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize uymasından dolayı ecir kazanır. Ayrıca da yapacağı işin kendisi için hayırlı olup olmadığı konusunda kalbine manevi bir işaret gelmiş olacağından huzurlu bir iş yapar. c- Önce, yapılması düşünülen işle ilgili maddi araştırma yapılır. İstişare özellikle uygulanır. İstişare, bir işi o işin ehli ile görüşmek, fikirlerini öğrenmektir. Mesela evlenecek olan birinin İSTİŞARE etmesi, evlenilmesi düşünülen kişiyi tanıyanlarla görüşmesi, onunla ilgili elde ettiği bilgilerle kendisini ölçmesi ve yaşı, düşüncesi olgun olanlarla fikir alışverişinde bulunmasıdır. d- Maddi hazırlık bittikten sonra istihareye geçilebilir. Bunun için de şöyle bir uygulama yapılır. Abdest alınıp iki rekât namaz kılınır. Mümkünse bu namaz, zihnin rahat edeceği yatma öncesi olsa daha iyi olur. Namazdan sonra dua yapılır. Bu duanın hadislerde geçen orijinal şekli olsa mükemmel olur. Onu bulamayan ise, 'Allah'ım ben filan işi yapmak istiyorum. Bu benim için hayırlı ise kalbime onu yerleştir. Değilse beni ondan uzak tut.' şeklinde dua eder. Mümkünse başka bildiği duaları da ekler. Bundan sonra yapılacak bir şey yoktur. İki üç gün bekler. Aradan geçen üç günden sonra, o yapmayı istediği iş, onun kalbinde daha sempatik hale gelmiş ise istiharenin sonucu olumludur. Aksi olmuşsa yani, o işten soğumuş ise sonuç olumsuz demektir. Hiçbir sonuca ulaşamamış ise, aynı şekilde istihare iki üç kere daha tekrarlanabilir. e- İstihareyi herkes kendisi yapar. Özel bir istihareci kiralamak Sünnet'te yoktur. f- İstihare için rüya görmek de yoktur. Rüya gerekli değildir. Eğer gördüğü bir rüya, kalbinin ona ısınmasına veya soğumasına neden olmuşsa o rüya o zaman istiharenin sonucu olmuş demektir.
Mü'min kendini ilgilendirmeyen bir işle uğraşmaz. Eğer sözü edilen olay mesela sizin sorumluluğunuzda biri ile ilgili ise, oğlunuz, işçinizle ilgili ise araştırırsınız. Yoksa araştırmanız vakit israfı olur. Allah'a emanet olun.
Rabbimiz bizim namaz kılan, oruç tutan bir mü'min olmamızı emrettiği gibi her türlü emaneti koruyarak emin olmamızı da emretmektedir. Sır da emanet çeşitlerindendir. Mü'min emin insandır. Rabbimiz güvenli insan olmamızı istemektedir. Bize emanet edilen sırra sahip çıkmak, bir başkasına söylememek imanımızın gereklerindendir. Sır emanet edilen kişiye izin verilmedikçe o sözü başkasına aktarmamalıdır. Sırrı bir başkasına aktarmak kul hakkıdır. Tövbe etmeli, istiğfar etmeli ve helallik istenmelidir. Unutmayalım ki biz "Emin" diye anılan bir Peygamberin ümmetiyiz. Eminlik bizim karakterimizdir. Allah yardımcımız olsun.
Mü'min zarar vermez zarara razı olmaz insandır. Bu şu demektir: Kimseyi ezmeyeceği gibi kimseye ezilmeyi de kabul etmez. Size iftira edenlerle bir arada yaşamaya mecbur olabilirsiniz. Onlara iftiradan ötürü tavır koymanız da bir ölçüye kadar hakkınızdır. İftira konusu düzeltilirse siz de ona göre tavır alırsınız. Düzeltilmezse mesafeli durursunuz, ne ezersiniz ne ezilirsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir evlilik caiz olunca, Müslüman kadının mahremiyet kuralları ne ise o kurallar o eş için de geçerli olur.
İşlediğin günah her ne ise, o senin bir hatan olmuş. Şeytan seni kandırmış. Bu durumun ise ikinci hatandır. Şeytan seni, Allah’ın rahmetinden, mağfiretinden umutsuz hâle getirerek seni iki kere çökertmeye çalışıyor. Yapman gereken şey, madem günahından tevbe ettin hızlı bir şekilde iyilik yolunda ilerlemen olmalıdır. Gerisi doğru değildir. Bir de bu açıdan düşünmeye çalış.
Naklettiğiniz söz hadis değildir. Ali bin Ebi talib radıyallahu anh üzerinden özellikle Şia kaynaklarında tekrarlanan aslı ilim ölçüleri ile ispat edilememiş sözlerdendir.
İnsanların bir günahı alenileştirmeleri bizim açımızdan hafiflik nedeni olmamalıdır. Genç bir kızın zaruri olmayan bir konuda erkeklerin önünde kendisini tesettürlü bile olsa teşhir etmesi doğru değildir. Öyle bir yarışma bayanların önünde yapılırsa değerli olur. Erkeklerin önünde yapılanına katılmamanızı tavsiye ederiz.
Sürgün anlamında bir tehcir olabilir. Devlet otoritesinin uygun göreceği bir sürgün cezası TAZİR cezaları kapsamında düşünülebilir.
Bu iki ayın en önemli özelliği ramazan sinyali veriyor olmalarıdır. Ramazan hazırlığı ihtiva eden işler olarak anılabilecek şeylerle geçirilmelidir diyebiliriz. Mesela nafile oruç artırılmalıdır. Sadaka artırılmalıdır. Helallikler alınmalıdır. Ramazan ayına hazır olup olmadığımızın testleri yapılmalıdır. Receb ve Şaban’ın bereketli geçmesi için dua edilmelidir. İlgili Videomuz: ÜÇ AYLAR GELDİ. BUNLARI BİLMEYEN ÇOK ŞEY KAYBEDER!