Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yazılım işi yapıyorum ve kişilerin kendi müşterilerine otomatik mesaj gönderebildiği otomasyon yazılımım var. Bu otomasyonu bir boyacı da bir tekel de alıp kampanyalarını bildirebilir. Ben bunun önlemini almak için benimle iletişime geçen herkese bu gibi haram olan işlere satış yapmadığımı belirtiyorum. Ancak bazıları dürüst olmayıp doğru işlerde kullanılacağını söyleyerek benden bu yazılımı kiralarsa ve haram olan işlerde kullanırsa ben de mesul olur muyum ve günahına ortak olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin mesleğinizde başka bir sorun mesela hile yalan gibi bir durum karışmadıkça haramlık yoktur. Müşterilerinizin para kaynaklarını araştırmak zorunda değilsiniz. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Paranızın haram olduğunu söyleyemeyiz ama pisliğe su taşıdığınızı söyleyebiliriz. Daha iyi bir iş bulmaya çalışın ya da o bölümünü icra etmemeyi ilke edinin.
Sizin açınızdan bir sakınca olmaz Allah'ın izniyle.
Selamünaleyküm. Siz, bugünkü teknoloji ile konuşacak olursak bankanın ruhu olan işi yapıyorsunuz. Ücretinizi şirket versin veya vermesin sizin yaptığınız işin adı budur. Daha temiz bir iş bulmalısınız.
Aleykümselam. Direkt senin ağzından bir yalan veya elinden bir hile çıkmayacaksa sen mesul olmazsın. Daha iyisini bulduğunda da oraya geçersin.
Selamünaleyküm. Müşterileri kandırmıyorsanız müşteri ile ilişkiniz açısından bir sakınca yoktur. Bir malın üreticisinin izni olmayan bir işi yapıyorsanız malınız açısından caiz olmayan bir iş yapmaktasınız.
günah konusundaki diğer fetvalar
Zalim kâfir demek değildir. İftira/yalan/şayia/mesnetsiz bir söz değilse zalime zalim dendiği için bir günah oluşmaz.
Bu sorunun cevabı gayet basittir: Yanan bir ateşten ne kadar kendini kurtarmalısın, biraz biraz mı, ne kadar? Bunun cevabı da aynısıdır.
Hiçbir sakıncası olmaz biiznillah.
Peygamber aleyhisselam efendimizin ismi anıldığında veya yazıldığında salavat getirmek yani SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM veya ALEYHİSSELAM demek görevimizdir. Bunu yapmayan da vebale girmiş olur. Bu esnada elin kalbin üzerine konması ise örfi bir uygulamadır yani dini bir kaynağı olmadan Müslüman insanlar tarafından bir saygı olarak uygulanmıştır. Ne yapanı için bir sevap vaadi söylenebilir ne de yapmayan için günaha girdi denebilir.
Müslüman kadına ZİNA iftirası en büyük günahlardan biridir. Kur'an’ımızın böyle bir iftirayı DÖRT ADİL ŞAHİTLE İSPAT EDEMEYEN için takdir ettiği ceza da seksen sopa cezasıdır. Devlet bu cezayı tatbik eder, siciline de böyle bir iftirada bulunduğu kaydedilir. Kendisine iftira edilen kadın hakkını savunmalı ve böyle bir şayianın yayılmasını engellemelidir. Bu konudaki hak sahibi odur. Böyle bir kararı verecek hanım kardeşimize tavsiyemiz şudur: Hakkını araması, şayianın daha çok yayılması gibi bir sonuç getirecekse yayılma tehlikesine dikkat ederek davranmalıdır.
Bugünkü hayat anlayışında bu tür hesaplar sıradan bir mal gibi kullanılmaktadır. Sıradan bir mal nasıl sahibinin tecavüz edilemez hakkı ise bunlar da öyledir. Kulansın kullanmasın o sahip olduğu sürece izni olmadan alınamaz. Alınırsa kul hakkı olur.