Fetva Meclisi
Soru
Hocam kadının eline tutunca abdest bozuluyor, bu kural yaşlı olan kadın için de geçerli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Erkeğin kadına veya kadının erkeğe teması ile beraber abdestinin bozulacağı görüşü Şafii mezhebinin sabit görüşüdür. Bu görüş diğer müçtehitlerimiz tarafından öyle anlaşılmamıştır. Özellikle şehvetle denebilecek bir temas olmadıktan sonra abdestin bozulmayacağı görüşü daha yaygındır. Zor durumda kalındığında bu ikinci görüşle amel edebilirsiniz.
Hanefî mezhebine göre kadın ve erkeklerin birbirlerine ellerinin değmesinden dolayı abdestleri bozulmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/10) Şâfiî mezhebine göre ise bu durumda abdest bozulur. Ancak Şâfiî olanlar, bu konuda Hanefî mezhebini taklit edebilirler.
Şafii mezhebine göre, üvey kızınızın eşi sizin mahreminiz değildir. Dolayısıyla abdest açısından bozulur muamelesi yapacaksınız.
Bu konu âlimler arasında tartışılmakla birlikte her birinin kendine yönelik haklı delilleri vardır. Şâfiler bu konuda abdest ayetinde yer alan لامستم kelimesi ve İbn Ömer rivayetine dayanarak bu şekilde fetva vermiş ona göre de amel etmişlerdir. Allah müçtehitlerimizden razı olsun.
Şâfiî mezhebi, eşler arasında şehvetle olsun veya olmasın ten temasının abdesti bozmasıyla ilgili görüşlerini âyet ve hadislerle desteklemişlerdir. Bu işin hikmet boyutunun da tek bir cevabı yoktur. Üzerinde tefekkür edildiğinde nereden ve nasıl baktığıyla ilgili çok farklı hikmetler söylenebilir. Aklıma gelen bir hikmet olarak “eşle ten teması mahrem bir keyfiyettir. Namaz öncesi yapılan böyle bir temas, küçük de olsa ibadete gölge düşürmesin diye abdestin tazelenmesi istenmiştir” şeklinde küçük bir cevap verilebilir.
Aleykümselam. Böyle bir gerekçe makul değil. Ne var abdestinizi bozacak veya öbür mezhepte bozmayacak? Mesele sadece abdestinizin bozulması ile mi sınırlı yoksa bayan/erkek temasından kaynaklanan duruma geçiş mi arıyor nefsiniz? Bir mezhebe intikali gerektirecek durum zannetmiyorum.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Suyun doğal su rengini koruduğu sürece laboratuvar düzeyinde bir renk kaybı/farklılığı abdeste engel olmaz. Sağlık açısından tüketilip tüketilmeyeceğine bakılabilir ama ibadet açısından bir engel oluşturmaz.
Kadının veya erkeğin kullandığı fitil gusül gerektirmez. Abdeste de zarar vermez. Eğer kullanmanın neticesinde meni boşalması oluyorsa o zaman gusül gerekir. Eğer oruçlu durumda kullanılırsa fitil, orucun kaza edilmesi gerekir.
İhtiyaten aradaki namazların farzlarını, vitri ve cumanın yerine öğleyi kaza edin. Allah Teâlâ mağfiret buyursun, rahmeti ile muamelede bulunsun.
Kötülükten alıkoyacak bir namaz için şöyle bir sıralama yapılabilir: İman her şeyin aslıdır. Allah’ı görüyor gibi, “her ne kadar ben onu görmüyorsam da o beni görüyor ya!” mantığı ile oluşmuş bir imanın kıldırdığı namaz farklıdır. Birinci meseleyi imanı takviye ve erimekten koruma olmalıdır. İkinci olarak da ahireti göz önünde bulundurma şuuru eksik olmamalıdır. Selefimiz bunu, “bu namazım son namazım olabilir!” sloganlaştırmış ve uygulamıştır. Mü'min namazını ‘son namazım’ diye bir kere kılmayı becerse o namaz onu ihya etmek için yeterli olur biiznillah. Namazın alt yapısı durumundaki taharet, abdest ve namaz ortamı iyi hazırlanmalıdır. Bilhassa namaz kılma mekânının dünyevileşmişliğin öne çıktığı bir ortam olması namaz için iyi değildir. Sakin bir cami, kıraati ve ihlası iyi bir imam, duvarlarında saat ve sanat müzesi görüntüsü olmayan bir cami gibi ayrıntılar namaz için çok önemlidir. Namaz ilmihalini bilmemizin de namaza katkısı vardır. Özellikle İHYAUULUMUDDİN’den namaz bölümünü ders çalışma mantığı ile okumanızı da tavsiye ederiz. Namazların nafilelerine önem verilmelidir. Farzlardan önce kılınan Sünnetler, farza hazırlanmaya katkı sağlar. Namaza ehil olmak için duanın önemini de unutamayız. Dua silahı namaz için de geçerlidir.
Sakın öyle yapmayın. Bir kere taharet yapın. İki kere yapmayın. Normal bir abdest alın. Sonra da gusledin. Ve bunu asla tekrar etmeyin. Şeytana oyuncak olmak istemiyorsanız böyle yapın.
Gusül iki şeyden gerekir. Birincisi, cinsel birleşmenin gerçekleşmesidir. İkincisi de MENİ dediğimiz sıvının dışarı çıkmasıdır. Bu ikisi yoksa gusül gerekmez.