Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben uzun tereddütlerden sonra YLSY programına başvurdum. İlahiyat mezunuyum. Bu yıl sadece İslam Hukuk Metodolojisi ve Hadis Usulü alanında alım yapacaklar. İki alan arasında kararsız kaldım ve fikrinizi almak istedim. Programda eğitim verilen ülkeler; Fas, Tunus, Cezayir, Ürdün, Sudan, Katar ve Mısır. Ben eğer olursa Mısır'ı istiyorum. Program dört yıllık doktorayı kapsıyor. Bir de hocam uzun zamandır bu düşünceler içerisinde olduğum için bir rüya gördüm. Rüyamda çok güzel tadını şimdiye dek bilmediğim ve hiçbir tada benzetmediğim bir şarap içiyordum. Bana bir yol gösterirseniz sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu iki şey de sizin için farzı ayın değildir. Özellikle fıkıh bilginizin ilerlemesi için çalışsanız daha büyük bir iş yapmış olursunuz. Her üç iş için de yaşınız, evlilik, imkânlar ve çevre gibi durumunuzu bilmemiz durumunda daha sağlıklı cevaplar verebiliriz.
Doğru şeyleri masa başında düşünmüşsün, seni tenkit edenler çok haksız değiller. Ortasını bulabileceğin bir yöntem geliştirmelisin. Bir kere senin yaşın her şeyi en doğrusu ile değerlendirebilme yaşı değildir. Kendine Allah için sana yardım edecek, istişarelerine cevap verecek bir ağabey bulmalısın. Onunla beraber düşün, biiznillah daha hayırlı sonuçlar elde edersin.
Selamünaleyküm. Bir hanım evlendikten sonra eşinin emrinde olur; istişare eder eşi onunla ama eşinin daha rahat kazanacağı bir iş ortamını zorlamaz. Ailesi ile de bütün samimiyeti ile bağını sürdürür lakin eşi onun ilk tercihi olur. Aksi takdirde şeytan fitnesini çok rahat yayar. Sabırlı olun, dik durmaya şeytana ezilmemeye gayret edin. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. İki uçtan birini tercih etmeye zorlamayın kendinizi. Meselâ evlenene kadar orada kalın, evlenince geri dönün. Ya da bir ayağınız orada bir ayağınız burada olacak bir yol deneyin. Özellikle yaşantı tarzı olarak ezanlı yer tercihiniz makul ve gereklidir. Allah yardımcınız olsun. Size dualar ederiz. Bir kişinin hidayetine vesile olmak gayeniz olsun. Kendinizi eritmemek de ikinci gayeniz olsun. Ortada bir yol izleyin.
Selamünaleyküm. Ailenizi de üzmeyeceğiniz orta yöntemi bulun. İlahiyatı da okuyun, medrese gibi bir âlimin izini de sürün. Arayınca ikisini de bulabilirsin. Takip etmen de mümkündür. Çift dikişle yol alırsın. Dünya olaylarına seyirci kalmak hatadır. Olaylara takılıp kalmak ise daha ağır hatadır. Ortasını bul. Evlenme vaktinizin geldiğini yani evlenmenin size farz olduğunu anladığında bunu ailene bildir. Seni evlendirmelerini iste. Bunun Allah'ın emri olduğunu söyle. Onlar Allah'ın emrine karşı lakayt kalırlarsa sen de kendi başının çaresine bak. YETER Kİ BUNLARI, GENÇLİK HEYECANI İLE GEÇİCİ KARARLAR OLARAK VERMİŞ OLMAYASIN! Bu da senin ne kadar âkil biri olduğunun belgesi olur.
Kızım, ilimlerin farzıayın olanı var kifaye olanı var. Size farz olan iyi bir ilmihaldir. İlmihal konusunda tam ve açık bir bilgi sahibi olmadan başkası ile meşgul olursanız yanlış yapabilirsiniz. Önce ilmihal okumayı bitirin. Bir üniversite imtihanına hazırlanır gibi ilmihal okuyun. Sonra Kur'an’dan gerekli ezberleri bitirin. Elli kadar hadisi şerhi ile hazmedin. Sonra ne okursanız okuyun.
anne konusundaki diğer fetvalar
Hayır, böyle bir hakkı yoktur. İkinizin de anlaşabileceği bir ortamda bu engelleme olabilir ya da ortada tıbben/dinen makul bir gerekçe olabilir. Bunun dışında evliliğinizi yıkma noktasına getirmeden bu sorunu çözmeye bakınız. Allah yardımcınız olsun.
Hayır, üvey anne, anne gibi değildir. Elbette insanın babasının eşi olması bakımından bile bakıldığında gayet nazik ve insani ilişkiler içinde olacaktır, bunu söylemeye bile gerek yoktur ama öz annenin hukuku üvey annede yoktur.
Kızım, Bu hayatta bedeli olmayan bir şey var mı? En basit gördüğümüz şeyin bile kendi çapında bir değeri ve bedeli vardır. Değil mi? Sen, Allah sana bereketli ömürler ihsan etsin, cennet gibi bir değere sahip olmak yoluna girmişsin. Sana melekler hayran iken, şeytan senin çevreni nasıl kışkırtmaz, mümkün mü? Söz konusu olan cennet, bırak bedel de cennete değer diyebileceğin bedeller olsun. Bir de şunu açıkça söyleyebilirim ki, aslında sen kıskanılıyorsun. Senden daha yaşlı insanlardan daha iyi durumda olman kıskanılmaz mı? Ben bile senin çileni imrendim. Seni tebrik ederim, Rabbim seni korusun, ufkunu açık etsin. Şöyle bir plan uygula: - Dinen haram olmayan işlerde kendini serbest bırak. Haram olan şeylerde de asla taviz verme. - Çevrenle bilhassa da anne babanla tartışma. Her tartışma seni santim santim yıpratır. Vakur dur, ciddi ol. Tartışma vakarını tüketir. Sadece sorulana cevap ver, cevabın cevabına cevap verme. - Nezaketinden hiç eksik yapma. Sana en ağır ithamlarda bulunanlar bile senin nezaketine hayran olmalıdırlar. - İbadetlerini sıkı tut. Bilhassa namazında heyecanın tam olsun. Namazlardan sonra güzel dualar et. Kendine et, insanlara et, anne babana et. - Bilgi dağarcığını sürekli besle. Gıdasız kalmaya benzeyen bir bilgisiz kalma yaşamayasın. - Meşhur isimlerden birini insanlarla konuşma ki seni “filancaya kapılmış” diye itham etmelerine vesile açılmasın. - Ve kızım, duanı eksik etmeyeceksin, hiç!
Allah annenize rahmet etsin, size de sabırlar ihsan etsin. Babanızın durumunun iyi olması mirastan pay almasını değiştirmiyor. Onun feragat etmesi dışında hakkı haktır. Soruda erkek kardeşten söz etmiyorsunuz. Bu nedenle size iki türlü cevap vereceğiz. Erkek kardeşiniz varsa o, yüzde 37,5, kızlar yüzde 37,5 aranızda bölüşeceksiniz. Babanız da yüzde yirmi beş alacak. Erkek kardeş yoksa babanız yüzde yirmi beşi alacak, gerisini siz kızlar bölüşeceksiniz.
Babanızı çok iyi sevmeyi isteseniz de beceremeyebilirsiniz. Ona karşı kötü söz söylememeyi, el kaldırmamayı, emirlerine açık bir muhalefet yapmamayı, ona hayır dua etmeyi ise becermek zorundasınız. Bu da şu demektir: Bir seviye koymanız mümkündür ama kesip atmanız mümkün değildir.
Allah Teâlâ size sabırlar versin. Yetimle ilgilenmek onu muhakkak eve almak değildir. Siz evinize kaç yetim alabilirsiniz ki? Başkasının doğurduğu asla sizin evladınız olamaz. Bunu unutun. Ancak aldığınız çocuğu iki yaşını bitirmeden emzirirseniz onun sütannesi olursunuz, eşiniz de sütbabası olur. O zaman evinizde evlat olarak kalır ama yine de mirasınızı siz öldükten sonra alamaz. Tek çareniz emzirebileceğiniz bir çocuk almanızdır. Unutmayın, iki yaşını bitirmemiş olacak. Emzirmeniz de sizin memenizden çıkan sütle olsun yeter. Yani bir cihazla memenizden alıp onun ağzına koyabilirsiniz. Bunu beş kere yaptığınızda o sizin evladınızdır artık. Allah Teâlâ size yardım etsin.