Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben evliyim ve bir çocuğum var, elhamdülillah. Fakat eşim çok zalim bir insan. Fiziksel şiddet olmasa da, sözleriyle sürekli eziyet ediyor. Evladımı tek başıma Allah yolunda yetiştirmeye çabalıyorum ama hiç destek alamıyorum. Eşim o kadar zor bir insan ki, en ufak şeyde bile sofradan fırlatır, her şeyi atar. Ben yumuşak davrandığım halde böyle oluyor. İkinci bir çocuk asla istemiyorum çünkü çok zorlanıyorum. Sadece bir çocuğum olsun, onu Allah için yetiştirmek istiyorum. Bu durumda günaha mı giriyorum hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir eşten boşanmak istemeniz normaldir. Tam sizin anlattığınız gibi bir ailede eş olarak bulunmak zordur. Yalnız siz yarın “keşke yapmasaydım” dememeniz için aile büyükleriniz veya sizi bilen birileri ile iyi bir istişare edin. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ size sabır versin. Ne edip edin eşinizi bir psikoloğa gitmeye ikna edin. Anlattıklarınızdan eşinizin rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. Siz bu durumu mesela filan hastalığa yakalanması veya bir trafik kazası geçirmesi gibi görmeniz gerekiyor. Aksi takdirde kendinizi yıpratırsınız. Bu da sorunun bir iken iki olmasını sağlar. Onunla tartışmayın. Dolaylı yollardan konulara girin. Bir süre bu hastalığı devam edecektir. Tartışırsanız derinleşecek ve iyileşmesi daha uzun yıllar alacaktır. O diretmedikçe çocuk konusunda ertelemeden yana olmanızı size tavsiye ederiz. Üzerinize düşeni yapın gerisini Allah’a havale edin. Tam anlamı ile bir hastalık veya kaza geçirmektesiniz. Size dua ederiz.
Eşiniz ve siz bir aile danışmanına gitmelisiniz. Eşiniz de bir insan olarak hata ettiğini anlamayabilir. Ola ki nasihat ona etki eder. Umudunuzu kesmeyin. Düzelebileceği ve eli açık duruma gelebileceği umudu ile sabredin, nasihat edin, çevresinin daha güzel insanlardan olması için uğraşın. Bir de işi inatlaşmaya kaydırmamak için dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir Müslüman'ın çocuk istememesi kabullenilemez bir hatadır, tevbe etmenizi tavsiye ederiz size, eşiniz gayet makul düşünüyor, hak helalliği isteyin ondan. Eşler arasında ittifak edilmeden böyle bir karar verilemez esasen. Allah size nimet verecek de neden engelliyorsunuz? Büyütmek isteyen bir eş buldunuz da ne arıyorsunuz?
Selamünaleyküm. Eğer nikâhsız olarak bulundu iseniz ateşe battınız. Büyük bir tevbe ile Allah'a dönün. Seviyor ve seviliyorsanız hemen nikâh yapın.
Allah size afiyet versin, çocuklarınızı hayırlı kılsın. Bu durumda daha fazla çocuk olmamasını istemekle günaha girmezsiniz biiznillah. Çocuktan önce eşinizle muhabbetinizi ve karşılıklı anlayışınızı geliştirin ve koruyun. Bu daha önemli sizin için.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Ramazan'da yaptığınız bu süslemeleri "bunları yapana şu kadar sevap varmış" ya da "Ramazan'da süsleme yapmadan olmazmış" mantığı ile yapmış olsanız veya falan yabancı kültürde özellikle böyle bir ibadet olsaydı yanlış bir iş olurdu. Bu, çocuğunuzu Ramazan sevgisi ile büyütmek için yaptığınız bir iş olduğu için güzel bir iştir. Allahu Teâlâ muradınız erdirsin, Ramazan heyecanını bir ömür boyu taze tutmayı cümlemize nasip eylesin.
Bu tür evliliklerde, özellikle üvey çocuk ve kendi çocuğun arasında adalet sağlamak çok hassastır. Önceliğin çocuklar arasında adalet ve kocana saygıdır. Kocan sözünü tutmamış olabilir. Ama hem günaha girmemek hem de vicdan azabı yaşamamak için çocuklara iyi davranmalı ve kötülük etmemelisin. Kendine şu soruyu yöneltmeni rica ediyorum: “Kocanın bu davranışından masum üvey çocukların suçu ne? Anasız çocuklardan intikam almaya çalışmak benim gibi Allah korkusu olan müslüman bir hanımefendiye yakışır mı?”. Dikkat etmediğin takdirde şeytanın istediği çizgiye gelmiş olursun. Boşanma, son çare olarak gündeme gelir. Önce sabret, konuş, gerekirse aile desteği veya psikolojik destek al. Söz vermek ve tutmamak onun kusuru, senin değil. Allah yardımcın olsun.
Teknolojinin baş döndürücü gelişmesini ne küçümseriz ne de abartırız. Neticede Allah'ın verdiği aklı kullandıkça insan ilerleyecektir. Her şey Allah'ın mülkünde ve onun izni ile gerçekleşiyor. Bugünkünden çok daha büyük ve akıl uçurtacak gelişmeler de olacaktır. Dünyanın ömrü uzadıkça bu gelişmeler beklenmelidir. Biz Müslümanlar olarak teknolojiyi geriden izleme hakkına sahip değiliz. Dünyanın en yüksek teknolojisi ne ise ona sahip olmaktan önce onu bizim icat edip sahiplenmemiz gerekir. Çocuklarımızın bu anlayışla yetiştirilmeleri bir nevi cihadımız da olabilir. Müslüman kimliğimizi koruyabildiğimiz sürece bu bir cihat işlevi görür. Şu kadar ki, her çocuk her alanda başarılı olamaz. Çocuklarımızın kabiliyet ve becerilerine dikkat ederek onları yönlendirmeliyiz. Bunu da anne baba değil uzmanı olanlar yapmalıdırlar. Bizim isteklerimize esir edilmiş çocuklar yetiştirmemiz beraberinde onları kaybetmeyi veya umulanın gerisinde kalmalarını getirebilir. Buna dikkat edelim.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şu tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
İlk zamanlardan beri insanların bu tür deyimleri başkalarının çocukları için bir merhamet ifadesi olarak kullanmaları yaygındır. Hadis kitaplarında da benzer ifadeler hadis olarak geçmektedir. Buradaki kasıt, çağırılanın babası olmayı iddia etmek değildir. Dolayısıyla böyle bir ifadenin kullanılmasında da sakınca görülmemiştir.
Gerekmez ama bir daha büyük konuşmayın.