Fetva Meclisi
Soru
Hocam hiç zina yapmamış biri ile zina yapıp nasuh tövbesi eden kişi Allah katında aynı mıdır? Kendini koruyan kişinin bir farkı yok mudur? Bir de zina günahı işlemeye imkânı olan birinin kendini koruması ile imkânı olmayan bir kişinin durumu aynı mıdır? Örneğin, ben çirkin olduğum için bana hiç böyle bir teklif gelmedi, hatta dalga geçildi. Lise döneminde imkânım olsa zina yapmak isterdim ama çirkin olduğum için yapamadım. Bu durumda Allah bana ecir yazar mı? Yakışıklı olmasına rağmen bu zina günahına gitmeyen biri ile denk miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Tevbe eden ve tevbesinde samimi olan GÜNAH İŞLEMEMİŞ GİBİDİR. Tevbenizi koruyorsanız kendinizi iyilerden bilmenizde sakınca yoktur. Tevbenizi koruyun. Mü'mince yaşayın. İbadetlerinizi eksiksiz yapma gayreti içinde olun.
Biz şöyle İMAN EDİYORUZ: Günah ne kadar büyük olursa olsun, Allah’ın rahmeti ondan çok daha büyüktür. Allah’ın affetmediği bir günah yoktur. Yeter ki kul ciddi bir tevbe yapsın. Sonra da tevbesini korusun. Günahın birden çok kere işlenmiş olması da bu gerçeği değiştirmez. Tevbe bozulmuş tekrar işlenmiş, tekrar tevbe gelmiş, tekrar bozulmuş olması da gerçeğimizi değiştirmez. Bunun aksini düşünmek aklını şeytana kaptırmaktır. Allah hakkında iyi düşünmek imanımızın gereğidir. Zaten başka kapımız da yoktur. Acilen tevbeye yönelin, zamanı iyi değerlendirin, şeytana takılmayın.
Biz şöyle iman ediyoruz: Hata eden günahkârdır. Günahkâr ise bu dünyada yüzü karadır, ahirette yeri ateştir. Samimi bir tevbe eden ve tevbesini koruyan ise günah işlememiş gibidir. Günah işlememiş gibi! Tevbenin bu denli temizleyici gücüne iman etmemek ise ikinci bir günahtır. Zira bize günahlardan kaçının diyen aynı zamanda tevbeyi kabul etme vaadinde bulunmuştur. Tevbe eden ve tevbesine sadık kalan günah işlememiş gibidir. Eski günahları anlatıp yaymak ise bir başka günahtır; ne anlat, ne sor! Unut onları! Ve Allah’a güven.
Mümin hata etmemelidir, günah işlememelidir. Günah işlerse hemen tevbe etmelidir. Tevbe edince de tevbesini korumalı ve günahını asla yaymamalıdır. Genel uygulamamız böyle olur. Birilerinin kışkırtmasına gelip eskileri açmayı kabul edemeyiz. Biz tevbe etti isek, Allah da affetti ise durum böyledir. Kimin ne dediğine değil seni yaratanın ne diyeceğine bak!
En temel itikat esaslarımıza kaynak olan Kur'an, sünnet ve icma gibi delillere dayanarak sihir vardır deriz. Sihrin varlığı inkâr edilecek olsa en başta Kur'an âyetleri inkâr edilmiş olur maazallah. Buna rağmen sihir, ilk yedi büyük günahtan biridir. Yapılması en ağır günahlardan biri olduğuna inanılması gerekir. Kıyamete kadar sihir üzerinden zarar vermek isteyenler bulunuyor olacaktır. Bu zarar iki türlüdür. Birincisi fiilen sihri yapıp insanlara zarar verenlerin zararıdır. İkincisi de aslında sihir yapamadığı hâlde veya sihir ortada bulunmadığı hâlde insanların sihir psikolojisi ile yıpratılmalarıdır. Buna biz bir nevi sihir sömürüsü de diyebiliriz. Öyle veya böyle mü'min insan, gerekli tedbirlerini aldıktan sonra Allah’a sığınmasını bilen insandır. Sihirden de Allah’a sığınmak nihai çaredir. Felak-Nas surelerini sabah akşam bu niyetle okuyarak bir sığınma yapılmış olur. Takva ehli olmaya çalışmak, takvayı gerektiren tercihleri kullanmak ya da işler yolunda iken Allah’tan yana olarak sıkıntıda onun yardımını hak etmek bir başka izlenmesi gereken yöntemdir. Sabrın en ince ayrıntıları ile hayat tarzı olarak bilinmesi önemlidir. Allah’a tevekkülü iman gereği bilmek önemlidir. Bir başka husus da şudur: Sihir var olmakla beraber onu, peşinden gidilir bir gündem durumuna getirmek, kendi korkunu kendin üretmek düzeyine gelecek şekilde sihirden etkilenmek yanlış bir yöntemdir. Bu tür takıntılar, olmayan sihri bile var edebilir. İlerlediğinde psikiyatrik vakalara neden olabilir. Bundan uzak durmasını bilmek gerekir. Tevbe ederek geçmiş hatalardan arınmak bir iç huzur vereceği için tevbe de sihre karşı manevi bir destektir. Bela olan her şeye karşı sadakanın defedici olduğu da unutulmamalıdır.
Büyük günahlardan tevbe edilmesi gerekir. Tevbe, geçmişe pişman olmak ve tekrar yapmamaya ahdetmektir. Tevbe yapılmaması durumunda ya da tevbe kabul edilmemesi hâlinde günahlar ahirete kalmış demektir. Ahirete kalan günahlar da Allah Teâlâ'nın dilemesine göre muamele görür. Ya mağfiret buyurur ya da kulun hak ettiği azabı çekmek üzere cehenneme atılmasını emreder. Allah Teâlâ hepimizi cehenneminden muhafaza buyursun.
genç konusundaki diğer fetvalar
Her an bir fırsattır. Şimdi kalk ve yeniden başla. Müslüman gençlerle beraber ol. O ortam Allah'ın izniyle seni umduğundan daha güzel noktalara taşıyacaktır. Vazgeçme. Şeytan vazgeçenleri sever ve umudunu kırmak ister. Sen tevbe et ve devam et. Allah seni korusun.
Sen kendine gel ve bugün doğmuş gibi yaşamaya bak, gerisini Allah affedebilir... Sen ciddi ol yeter.
Gençlere şu başlıkları hatırlatmaya çalışın ve başlıkların için doldurun. Ne kadar kısa konuşursanız o kadar etkili olursunuz: 1. İsraf etme. (Malı, nimeti, sağlığını ve özellikle zamanını) 2. Teknolojiyi kullan ama o seni kullanamasın. (Özellikle de internet ve dijital dünya.) 3. Tartışan, boğuşan, iten bir insan olma. 4. Spor yap ama spor bağımlısı olma. Sporun bedenin için olsun, birilerinin takımını güçlendirmeyi spor görme. 5. Haktan kork: Allah’ın hakkını, kulun hakkını ve kamunun hakkını tehlikeli bil. 6. Düzenli ve kurallı bir insan ol. 7. Bir şeyin tutkunu olma. Helal gıdalar dâhil hiçbir şeye tiryaki olma. 8. Arkadaş seçebildiğin ve iyi insanlarla beraber olabildiğin zaman hayatın kıymetini biliyorsun say kendini. Seçmediğin arkadaş seni sürükleyen bir sele dönüşebilir. 9. Vaktin senin dünyan ve ahiretindir. 10. İyi işlere yardım eden, kötülüklerden uzak duran ve uzak tutan biri olmaya bak. 11. Annen ve baban senin cennetin veya cehennemindir. 12. Namaz kılıyorsan nefes alıyorsun demektir.
Genç yaşta bir iş yeri açmak güzel bir iştir. Allah Teâlâ bereketli kazanç ihsan etsin. Kardeşinize şunları tavsiye ederiz: a- Haramın bütün çeşitlerinden yılandan kaçar gibi kaçınsın. Başta faiz olmak üzere haramlar zehirdir; bir zaman sonra her zehir gibi öldürürler. b- İşi ibadetine engel olmayacak. Başta namaz olmak üzere ibadetini işine ezdirmeyecek ki Allah ona yardım etsin, bereket görsün. c- Şeffaf ve sözünde duran biri olmalıdır. d- Bilmediğini ve yapamadığını söylemekten çekinmeyecek. İnsanların umudu ile oynaması sonunda onunla da oynanmasına götürür onu. e- Bilgiye ve öğrenmeye açık olacak. Sürekli kendisini yenileyecek. Aletlerini yenileyecek, mesleğindeki gelişmeleri öğrenecek. f- Çalıştırdığı işçilerinin haklarına önem verecek. Allah yardımcısı olsun.
Sevgili kızım, - İmanını koru, asla onunla ilgili bir tartışmaya girme. Tıpkı iffetin gibi koru onu. - Haramlardan uzak dur. Farzları ihmal etme. - Sağlığına önem ver. Yüzlerce sene yaşayacakmışsın gibi davran bedenine. - Sakın arkadaşsız-kardeşsiz kalma ama seçici ol. Cennette beraber olamayacağın biri ile arkadaş olma, onunla bir saat geçirme. - Kadın tartışmalarında ömür geçirme. Seni Rabbinin yarattığı şekle razı ol. Başkalarının boğuşmalarından uzak dur. - İnsani işlerin eksik olmasın. Mahremiyetini koruyabildiğin kadarı ile sosyal ol. En güzel sosyalliğin de başta anne baban, müstakbel eşin olmak üzere seninle yakınlık bağı bulunanlarla olan ilişkilerinde görülsün. - Yapabildiğin nafile ibadetlerden yapmaya çalış. Allah'a emanet ol kızım, o seni korusun.
Ve aleykümselam ve rahmetullah RABBANİ ADAM, hayatını Rabbinin rızasına göre planlamış ve öyle yaşamaya çalışan insan demektir. Bunu bir sahabi mantığı gibi de görebiliriz. Nasıl Rabbani adam olunacağına gelince, elbette kuru bir temenni, geçici bir heyecan yerine yürekten gelen bir istek, sonsuz bir heyecanla bunun mümkün olacağını bilmek gerekir. – Canlı bir iman gerekir. Öyle bir imana uyumlu çevre ve dostlarla oturup kalkmak birinci şarttır. – Hedefi büyük olmak gerekir. Cennetten başka her şeyi ve yeri küçük gören, cennete girmeden soluklanmayacak bir hedefe kilitlenmek gerekir. – Alfabe çözer gibi büyüklerin hayatını çözecek. Başta peygamberler olmak üzere önceki Rabbanilerin nasıl yaşadıklarını, olaylara gösterdikleri refleksi bilecek, ona göre kendisine plan yapacak. – Zaman hassasiyeti olacak. Saat değil dakika hesap edecek. – Mubahlara dalmayacak. Şeytanın büyük insanları harama çekmek için mübahları abartarak başlayabileceğini bilecek. Nimetleri kullanacak ama nimet delisi olmayacak. Uyku ve yemek gibi nimetleri abartmadan dengeli kullanacak. – Gece ibadeti olacak. – Kur’an okumaktan zevk alacak. Okudukça okuyacak. – Allah için yaptığı sosyal işleri olacak. Allah’a davet edenlerden olacak. Rabbim cümlemizi Rabbani kullarından eylesin