Fetva Meclisi
Soru
Hocam sihir hakkında ne düşünmemiz gerekiyor, sihri inkâr eden günaha girer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Şunu kaydedelim: Şu anda sihir ve büyünün varlığından çok algısı etkilidir. İnsanlar iç darlıklarını, karakter sorunlarını, çevre bunalımlarını, pek çok hastalıklarını sihir büyü üzerinden yorumlamayı tercih etmektedirler. Ortada ne o çapta bir sihir vardır ne de sihir çözebilecek “hoca” vardır. Algısı kendisinden büyük bir sömürü söz konusudur. Bu tespitten sonra mü'min insanın böyle şeytani şeylerden korunması için dikkat edeceği şeyleri tespit edebiliriz: Allah’a tevekkülünüz tam olsun. Tevekkülünüz imanınızı yansıtacaktır, unutmayınız. Allah’a tevekkül eden biri olarak çokça zikir yapmalısınız. Haramlardan uzak duracaksınız. Özellikle sabah namazını cemaatle kılmaya dikkat ediniz. Evinizde Bakara suresini sık sık hatmediniz. Felak ve Nas surelerini sabah akşam muhakkak okuyun. Yatmadan önce Bakara suresinin son iki ayetini (Amenerresülü) okuyun. Âyetelkürsi’yi sabah akşam okuyun. Hasbunellah ve ni’mel vekil çokça deyin. Bunları çocuklarınıza yani kendisi okuyamayacaklara da okuyun.
Günaha karşı direniş göstermek hele hele gençlik döneminde sabırlı olmanın mükâfatı Allah katında çok büyüktür. Bu şekilde iffetlerini koruyan gençler Allah'ın sevgili kullarıdırlar. Herkesi kendi bulunduğu imkân çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Siz bu konuda Allah'ın adaletine güvenin. Kişinin karşılaştığı riske ve verdiği reflekse göre Allah karşılığını verecektir. Bir kimse tevbe ettiyse o günah işlenmemiş gibi amel defterine kaydedilir. Bu kimsenin işlediği günahtan yaptığı tevbeye göre de izi/alışkanlığı kendisini takip edebilir. Yani o zinanın zehirli sahte tadı tevbe eden kimseyi zaman zaman rahatsız edebilir. Ama bu günahı işlemeyen kimse adına en azından bu risk yoktur.
Cinlerden korku, genellikle bilinmezlikten ve çevreden duyulan hikâyelerden kaynaklanır. Cinler Allah’ın yarattığı varlıklardır ve bizim üzerimizde doğrudan bir güçleri yoktur. Onlar bize zarar veremez ancak vesvese ve korkutmayla insanın zihnini etkileyebilirler. Cinlere karşı alınabilecek tedbirlerden bazıları şunlardır: a) Dua okumaktır. Okunabilecek dualardan bazılarına yer verebiliriz. Felak ve Nas Sureleri: Bu sureler cinlerden ve tüm görünmez varlıkların şerrinden korunmak için etkilidir. Sabah ve akşam üçer kez okuyabilirsiniz. Ayet-el Kürsi: Özellikle yatmadan önce okuyarak kendinizi Allah’a emanet edin. Fâtiha suresini okumak. Bismillah demek: Her işe başlarken “Bismillah” demek, Allah’ın koruması altına girmektir. b) Temizlik: Evde gereksiz korku yaratan hurafe veya hikâyelere dair nesneler bulundurmayın. Temiz bir ortamda yaşamak (hem maddi hem manevi temizlik) cinlerin etkisini engeller. c) Tevekkül: Allah, sizi en güçlü şekilde koruyandır. Cinler de Allah’a boyun eğmiş varlıklardır ve yalnızca Allah’ın izniyle bir şey yapabilirler. Bu bilinçle korkularınızı azaltabilirsiniz.
1- İnsan olarak hataya müsait yaratıldık. Bütün insanlar hata edebilirler, etmektedirler de. Sadece Allah Teala'nın nebileri bundan korunmuşlardır. Bu durumda biz hata işlemekten ötürü değil de hata işlemeye karşı laubalilikten ötürü sıkıntıya girebiliriz. Kul olarak, hangi çeşidi olursa olsun hatadan sakınmalıyız, tekrarlamamaya gayret etmeliyiz. Ama işlenen bir hata kesinlikle işimizin bittiğini, artık rahmet kapılarının bize kapandığını göstermez. Bilakis işlenen her hata rahmete daha çok muhtaç olduğumuzu gösterir. Bir yandan hata ederken bir yandan da vazifelerimizi yapmaya çalışıyorsak işte tam anlamıyla insanız demektir; yapacak bir şey yoktur, yola devam edeceğiz. Hedefimiz, iyiliklerle kötülüklerin mizana konduğu gün iyiliklerin çok gelmesi için çalışmaktır. Unutmayalım ki, bir tek iyiliğin fazla gelmesi kazanmamız, cennete girmemiz demektir. Hedef belli, sorun belli, çare bellidir. 2- Tevbeden bıkmak, tevbeyi sulandırmak diye bir şey yoktur. Bin kere, milyon kere de olsa başka bir yol yoktur. Nefes alır verir gibi tevbe yolunu kullanırız. 3- Günahlar konusunda dikkat edilmesi gereken hassas noktalardan biri çevre meselesidir. İnsan tek başına yaşayamadığına göre kendisine iyi bir çevre oluşturmalıdır. İyiyi bulamayan ise en az kötü olanı aramalıdır. Eğer bir günahta ısrar ediliyorsa bu, o günaha teşvik eden çevrenin etkisinin giderilmediğini gösterir. Önce çevre temizliği için çalışmak şarttır. Salih kullarla oturup kalkmak, gıdadan göz temizliğine kadar her alanda helale yönelmek zorundayız. Allah'a emanet olunuz.
Gayet güzel yapıyorsunuz, Allah kabul buyursun. Bu programınıza Kur'an okumayı da ilave edin. Kendinizi ağır bir programa kilitlemeyin. Bir hocadan yaptığınız zikirlerin okunuşunda hatanız olup olmadığını öğrenin. Zorlanmadan yapabildiğiniz kadar zikir yapın. Eksiğiniz varsa ilmihal de okuyun. Sosyal görevlerinizi ve özellikle de ailenizi ihmal etmeyin. Gayet güzel. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Surelerin okunmasındaki atlamaların, geri veya ileri geçmenin namaza zararı yoktur.
büyü konusundaki diğer fetvalar
Şu hayatta kimin her istediği, istediği gibi olmaktadır? Biz, yazılan kaderimizi yaşıyoruz, kendi kaderimizi yazma imkânımız yoktur. Sizin evlenmeniz olduğu gibi kaderinizdir. Size iki şeyi hatırlatmak isterim: Birincisi “evlenemiyorum” diyebilmeniz için beklemeniz gereken süreyi nasıl belirlediniz? Evlenmenin yaşı mesela yirmi olarak son mudur? Zihninizdeki olguları bedeniniz ve hayatınız için son kanun olarak mı görüyorsunuz? İkinci olarak da şunu düşünmenizi tavsiye ederim size: Evlenmek mutluluğun garantisi midir? Milyonlarca genç kadın “dul” vasfı ile hayat sürdürüyorlar. Allah sizi, “dul” kalmanız anlamına gelebilecek evliliklerden korumuş olamaz mı? Hayata daha geniş açıdan bakmaya çalışalım. Yapabildiğimizi yapıp tedbir alalım ama olmayana esef etmeyelim. Allah yardımcınız olsun.
Bunun dini bir boyuttan çok akıl ve mantıkla alakalı boyutu olmalıdır.
Haram olan bir şeyi icra etmek veya zaruret olmadan seyretmek, icra edilmesine katkıda bulunmak o harama ortak olmaktır. Ancak küfür yani dinden çıkmak o haramı inkâr etmekle gerçekleşir.
Bunun belli bir kuralı yoktur. Onu size tanıtanların samimiyeti ve onunla ilişkinizdeki ciddiyet üzerinden ölçebilirsiniz.
Çöpe atarak çok iyi yapmışsınız. Geçmiş olsun. Basit bir unutma, kaza diyebilirsiniz bunun için. Başka bir anlam yüklemeye çalışarak şeytana prim vermeyesiniz. Geçmiş olsun.
Falcı ve gaipten haber verdiğini iddia edenlere inanmadığı halde gidenin tevbe etmediği sürece, kırk gün namazı kabul olmaz. İnanarak gidenin ise zaten imanında sorun oluşur maazallah. Buradaki namazın kabul olmamasını âlimler “o namazdan sevap kazanamaz” şeklinde yorumlamışlardır. Kıldığı namazlar üzerindeki namaz görevini düşürür.