Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Değerli hocam trafik kazasından dolayı suçlu bulunan kişiye 38000 TL ödeme emri gelmiş kişinin ödeme imkânı olmadığından banka kredisine de faizden dolayı girmemiş. Fakat bu 38000 TL 51000 TL olarak icra yoluyla maaşından kesiliyor. Borçlu kişi belediyede işçi olarak çalışıyor. Soru şu tabii bu ödeme uzun süreceği için 51000 TL de yükselecek kredi alıp ödemesi mi yoksa maaşından kesilmesi mi manevi olarak daha lehine olur? Saygı ve hürmetlerimle
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunu faiz olarak görmeyebilirsiniz. Ödeyin. Bütün hatalarımız için de istiğfar etmeyi unutmayalım.
Selamünaleyküm. Böyle birinden borç almanın ya da yanında çalışmanın sakıncası olmaz.
Selamünaleyküm. Sadece aldığın o maaş, kurban kesmen için yeterli değildir. Küçük değilsin, kurban kesebilirsin ama elinde şöyle bir yedi sekiz bin lira birikmiş paran olsa o zaman sana gerekir. Yoksa ailene destek olman daha iyidir.
Selamünaleyküm. Faize bulaşmak için bu yeterli bir sebep değildir.
Selamünaleyküm. O miktar parayı onun adına bankaya yatırın, görüşmeyin. Böylece hak kalkar, rahat edersiniz.
Selamünaleyküm. Anlaşmanızın gereği kadarını alabilirsiniz. Gerisini iade etmenizde doğru olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kesinlikle namazı evlenme şartı olarak koşun. Sonradan düzelmeyi beklemeyin. Bunu açık seçik konuşun. Bereketsiz bir evlilik başlangıcı yapmayın.
Selamünaleyküm. Bir kere fındık olarak yaklaşık 650 kg. ürün almanız gerekir ki zekât gereksin. Mesela 300 kg fındık için zekât gerekmez. Mahsul zamanı gidip mahsulünü toplayan biri 1/10 oranında verir. Gübreleme, sulama gibi masraf yaparak mahsul elde eden ise 1/20 oranında verir. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Büyük ihtimalle abartıyorsunuz. Bu hususta, ilmine güvendiğiniz biri ile yüz yüze de görüşebilirsiniz daha yararlı sonuç alırsınız. Evlenince eşinizin sizden bu hastalığı alacağı ihtimali daha yüksektir. Endişenizi giderme açısından bir bayan pedagogla görüşmenizde de yarar vardır.
Selamünaleyküm. Musab, artık toplumumuzda alışıldı. Kullanılabildiğini görüyorum. Tavsiye de ederim, dua da ederim size.
Selamünaleyküm. Bilhassa ezberlenen ayetleri unutmanın ağır bir günah olduğu hakkında hadis vardır. Ancak buradaki unutma, ihmal etme, basit görme nedeni ile olan unutmadır. Yaşlılık gibi bir nedenle oluşan unutma buna dâhil değildir. Kuran’ımızın hatalı okunmasına izin veremeyiz. En azından sessiz bir şekilde doğrusunu kendimiz okuruz.
Aleykümselam. Sizin de belirttiğiniz gibi, hatasız kul olması mümkün değildir. Yusuf Karadavi Hoca efendi'nin bu husustaki fetvası, kendi görüşüdür. Ayet veya hadisten alıntı değildir. Dolayısıyla alkolün haram olması gibi bir haramdan söz edilmiyor bu olayda. Benim şahsi kanaatim de Hoca efendi’den yanadır. Bu nedenle elli yıldan fazla bir zamandır İstanbul'da yaşadığım hâlde Ayasofya'yı ziyaret etmedim. Bilerek yanından bile geçmiyorum. Yol oradan geçecekse uzağı tercih ediyorum. Cami durumuna gelmedikçe de inşallah Ayasofya'ya girmeyeceğim. Hoca efendi'nin bu husustaki kanaatini bu mantıkla anlamak gerekmektedir. Oranın ziyaret edilmesi yönünde tercih kullananları da hatalı bulmamız doğru olmaz. Dediğimiz gibi, ortada içtihat edilecek bir mesele bulunmaktadır. Ne var ki, orayı ziyaret eden kardeşlerimizden edindiğim kanaat, Karadavi'nin gayet güzel bir tespit yaptığı şeklindedir. Melun İsrail'in, tenkit kalıplı da olsa aşılamaz heybetini anlata anlata bitiremeyenler beni bu kanaate sevk etti doğrusu.